siyonistlere epey yardımı dokunan,
yurdum insanını aptal yerine koyup,
verilen aşırı paralara karşılık düzgün hizmet sunamayan,
bunun yanı sıra amele gibi bekleten, doğru dürüst bir bardakta bile kahvesi içilemeyen yer.
zaten bizim insana bir şey satmak istiyorsan; ilk önce ismini yabancı yapacaksın.
ondan sonra aşırı pahalı yapacaksın. bir de amerikan firması isen sana gelmeyen kalmaz.
zaten bir gün böyle bir işletme açacak olursam, kendi ismimi tersten yazacağım.
neyse bunlar devamlı masonlara destek çıkıyor değil mi?
bu isminde de mevcut. anlamadınız mı ki siz onu?
duyulduğunda 'starbox' olarak algılanan markadır. markanın oluşmasında amerikanın pek bir ilgisi yoktrur. italyan kahvelerinden ilham alınarak geliştirilmiş marka diyebilitemiz yüksektir.
tamamen enayi avıdır. boku altın fiyatına satsalar talep görür. çünkü insanlar oraya lezzet ya da hoş vakit için değil, 'bak bütün burjuvalar burada. ben de burjuva olacağım' demek için gidiyorlar.
el clasicolarda dahi bu kadar fotoğraf çekilmez. çünkü burada fotoğraf çekilip facebook'a konacak altına ' biberiye, patlıcan ve ben' yazılıp o nohut kadar beyin ile hava(!) atılacaktır.
Arkadaşımı beklerken uyuyakaldığım mekan, ayrıca tuvaletleri oldukça temiz. Kahvesinden çok bunlara dikkat ediyorum diye orda yaşadığımı düşünen insanlar var.
parasını nereye harcıycaklarını bilemeyenlerin gittiği mekan. hee birde fakirler vardır giden, onlar sırf hava atmak için gider. ama enayi yerine koyulduğunu bilmez. ulan gerizekalı türkiye'de hangi mal bi kahveye 10-20 lira öder? cidden zenginler için demiyorum da fakirler oraya giderek harbiden enayilik yapıyor.
Starbucksa her gittiğimde orta boy diyorum mal kasiyer grande diye artistlik yapıyor.En son gidişimde dayanamadım ve siparişi komple ingilizce verdim,mal kasiyer bi şey anlamadı tabi.i am sorry i am sorry where are you from falan dedi.Üç kelime ingilizcesi de bi yerine kaçtı.Ooohh içim rahatladı.