sözlüğe yeni gelen bir yazarın, sözlüğün işleyişini öğrenmenin dışında en büyük sıkıntısı "ulan süper bi başlık buldum, manyak bir entry yazacam" diye heveslenip aklına gelen şeyin daha önceden yazıldığını görüp hayal kırıklığına uğramasıdır. yazarın moralini bozsa da "daha yaratıcı olmalıyım, birşeyler yazmalıyım" diye yazarı gaza da getirebilir.
Sözlük kurallarını okuduktan sonra içinden geleni yazma hayallerinin suya düşmesidir. Ağdalı güzel cümleler kurma, ilk başlıklarını entellektüel ve bilimsel konulardan seçme eğilimlerinin yaşanmasıdır. Yeni tanıştığı kızın yanında şekil yapmaya çalışan erkeğin sıkıntılarına benzemektedir.
yani benim sıkıntılarımdır... başlıklara okuyup okuyup sonra dönüp sık sorulan sorular, sözlük formatı gibi başlıkları yeniden okuyup, şuan online 220 kişi içinde boşluk kuyusuna düşüşümü tanımlayan başlıktır.
"canım insanlar, sonunda bana bunu da yaptınız" (bkz: oğuz atay)
içinde sürekli yazma isteği vardır lakin yeni çocuktur ve çekinmektedir.
her başlığı tıklar, bir şey yazacaktır, lakin kararsız kalır yazıp yazmamakta..aklının bir köşesinde sürekli ulen eski yazarlar okuyunca benim hakkımda ne düşünürler sorusu vardır ve bu soru onun yaratıcılığını tutsak etmektedir.
gel zaman git zaman korum len bu işe der ve çağlayanlar gibi akmaya başlar yazıları..
kafalarına göre yazıların silinmesine maruz kalmak yok subjektif yok chat tarzı falan falan kim siliyor bunları merak içindeyim merak ettim bu silenlerin mesleklerini falan türkçe öğretmenilermi acaba .