son zamanda izlenebilecek en güzel filmlerden biri... zaten fatih akın filmi denince "sıcak ve samimi" bir film olacağı kesindi ve aynen de öyle. filmi izlerken düşündüğüm şey, bu filmin soundtrack'inin kesinlikle alınması gerektiği.
zaten filmdeki adamlar da fatih akın filmlerini bilenler için aşağı yukarı aynı... ayrıca, (bkz: uğur yücel)
yer yer filmin ilerlemesinde sıkıntılar olsa da, müziğiyle ve hikayesiyle fatih akın imzası taşıyan güzel bir film olmuş. Herşeyin altını çizmiş fatih akın kendince; yemek, dans, müzik, aşk, ayrılık, yolculuk ..vs ayrıca fatih akının bi dönem fıtık yuzunden şiddetli bir bel agrısı geçirdiğini ve bilinçaltında konulu bir porno çekme isteğini de es geçmemek lazım.
hayatta hiç bir şeyin (yemek,müzik, dans ve tabiki aşk) aşksız olmayacağını bir kez daha seyirciye hatırlatan samimi, sıcak ve tam bir fatih akın filmi.
soul kitchen loser olmanın güzelliğini kendi felsefesiyle anlatan bir film olmuş bence.kaybedenlerin kazandıklarını bukadar sade ve naif anlattığı ve film süresince suratımda artıp , azalmayan bir tebessüm bıraktığı için damaktaki çikolata tadına benzemiş kendileri.ayrıca kullanılan mekanlar ve harika cast ına değinmeden geçmek haksızlık olur.fatih akına yine yine yine kocaman bir alkış.
bel altı esprilerden, ucuz numaralardan, parodiden medet ummamış komedi. harika türkçe ismiyle -aşka ruhunu kat-, harika sloganıyla -hayat sen plan yaparken başına gelenlerdir-, derin bir film. iyi yönetmen her türün altından kalkar.
senaryo yazımında dikkat edilmesi gereken durumlardan bir tanesi de rastlantılardır. denir ki, senaryonuzdaki rastlantılar eğer kahramanı zor durumda bırakacaksa, seyirci tarafından kabul edilir, ancak eğer kahraman rastlantılar sonucunda zor bir durumdan kurtuluyorsa, örneğin elleri bağlıyken yerde bir bıçak buluveriyorsa, bu rastlantı hoş karşılanmaz, saçma bulunur, reddedilir. soul kitchenda öyle rastlantılar vardı ki kahraman çok zor durumlardan da kurtuluyor, özellikle finalde. ancak bu hiçte hata veya kötü yazılmış bir senaryo gibi durmuyor. iyi yönetmen klişeleri de kırar.
kuğuların olduğu göle bakan bankta uzanan,bel fıtıklı çaresiz parasız sakin aşık bir adam figürü filmin en beğendiğim sahnelerindendi.
usta senarist ve yönetmen uğur yücel gibi bir hocamıza filmde öyle basit ve kısa bir rol verilmesi hoşuma gitmedi.
içinde eğlencenin ve vurdumduymazlığın tavan yaptığı aynı zamanda duygusal da bulduğum bir fatih akın filmi.
öyle bir soundtrack var ki, filmin bile zaman zaman önüne geçiyor. rap'inden, soul'una, funk'tan, rock'a kadar o kadar geniş ve güzel şeyler içeriyor ki, "müziği" seven birinin kesinlikle kaçırmaması gerek.
afişini gösterime girdiği gün çalıp tavanıma asmama rağmen bi saat önce anadolu üniversitesi sineması sağolsun sonunda izleyebildiğim, bilindik fatih akın tayfasının harika iş çıkarttığı ve en az senaryo kadar müzikleriyle de harika ötesi olan filmdir.
bir türlü izleme fırsatını bulamadığım film. ya fatih akın'ın bir laneti var üzerimde ya da öyle bişi. adamın filmlerini de bulamıyorum anasını satıyım, arşiv öksüz kaldı.
oldukça geç izlediğim ve bunun için kendime kızdığım fatih akın filmi. çok güzel bir hikayeyi çok güzel anlatmıştır bu filminde akın oryantalizme yaşamın kıyısında'ki kadar olmasa da kısmen bulaşmış ama bunu mizahi bir çerçevede yaptığı için rahatsız edici olmamıştır. her ne kadar avrupai bir hikaye gibi görünse de evrensel bir temaya sahiptir. izlenmelidir.
fatih akın'ın en yeni filmidir. hikayesini keyifli bir şekilde ve hoş müzikler eşliğinde anlatmış, izlenesi bir filmdir. özellikle kaptan tiplemesiyle bizi bizden almaktadır.
orijinal dilinde* izleseniz ve bu dili anlamasanız bile, eğlenebileceğiniz, hikayeyi kavrayabileceğiniz bir film. tabi bu da yönetmenin başarısı. taş gibi film..