sosyoloji

entry199 galeri8
    51.
  1. geleneksel toplumlar ile modern toplumlar arasındaki derin toplumsal dönüşümleri anlamaya yönelik çabalardan doğan bilim.
    1 ...
  2. 52.
  3. hayata farklı bir paradigmadan bakmanızı sağlayan sizi ibn-i haldun, adorno, zizek, marks, durkheim, weber , habermas, ali şeriati, cemil meriç gibi aşmış düşünürlerle tanıştıran çok kapsamlı bilim dalı.
    0 ...
  4. 52.
  5. Üniversitede okuması çok ama çok zevkli, kültürel dayanağı olan ve insanı kişisel olarak geliştiren bilim dalıdır.
    3 ...
  6. 53.
  7. insanın etkileşim içinde bulunduğu her alanı kapsayan ve kendine atfettiği bu özelliğinden dolayı insan yaşamının her alanını, toplumsal olan her şeyi anlamaya ve anlamlandırmaya çalışan bilim.
    0 ...
  8. 54.
  9. sosyalizmin temelini aldığı bilimdir.

    (bkz: yersen)
    1 ...
  10. 55.
  11. deyince akla tamam şimdi buldum ziya gökalp gelir.
    0 ...
  12. 56.
  13. sosyolojinin asıl konusu çifte devrimin ( fransız ve sanayi devrimi) sonrasında ortaya çıkan tapolumsal olayları (göç, şehirleşme, sanayileşme, aile yapısı, kapitalizm, feminizm....) ele alan bu toplumsallığı hukuk, din , kültür, bilim, tarih ve sanat gibi dinamiklerle inceleyen bilim dalıdır. isim babası Auguste Comte olan (sosyolojiyi tüm bilimlerin üstünde tutmuştur)tarihte bir çok etkisi bulunan, toplum gözlemleyici ve sistematize edicilerin kurduğu bilimdir.
    0 ...
  14. 57.
  15. insanı konu edinen bir bilim dalıdır.

    insanın yaşayışı, çevresi, ahlakı vs. konularında bilgi verir.
    1 ...
  16. 58.
  17. toplumsal ilişkilerin olduğu heryerde sosyoloji vardır. sosyal hayatı insan davranışlarını inceleyen bir bilim dalıdır. önceleri önemsenmezken giderek değeri anlaşılıyor. öncüleri arasında emile durkheim, max weber, karl marx yer alır.
    0 ...
  18. 59.
  19. --spoiler--
    bekle beni cehennem bir kamyon kömürle geliyorum
    --spoiler--
    1 ...
  20. 60.
  21. (bkz: toplum bilimi)
    etimolojik olarak fransızca 'sociology' sözünden gelir. yakın, dost anlamına gelen eski yunan dilindeki 'socius' ve bilim, araştırma vb. anlamları tutan 'logy' kelimesinden gelir. tıpkı biyoloji vb. sözcüklerdeki gibi bu iki sözcüğün biraraya gelmesiyle oluşmuştur.
    özelden genele yayılabilen geniş bir sahadır. iki kişinin tartışmasından tutun, devletlerarası ilişkilere kadar her olayın sosyolojik bir yönü vardır.
    toplumları ekonomik, dini, kültürel, ırksal vb. açıdan incelerken bunların oluşturduğu sorunları, çözümleri ve yararlarını da araştırır. bir nevi 'sosyal muhasebe'dir.
    0 ...
  22. 61.
  23. ampirik araştırmaya dayanan, nomotetik kampta bir sosyal bilimdir. belli meseleler ortaya atar ve bunlara çözümler üretir. bu varsayımlar ön tarifler üzerinden şekillenir. deneyleme imkanı olmadığı için, yani toplumbilim, sosyal olayları istenildiği zaman yaratıp tetkik etme imkanından yoksun olduğu için - darwin gibi, çeşitli metotlar kullanır. sosyal alandaki bilgiler kategorize edilerek mukayeseler eşliğinde kesin sonuçlar alınabilir, beklenmedik düzenlilikler keşfedilebilir. varsayımların ilmî olmadığını savunarak sosyolojiyi itham etmek mantıksızdır. örneğin; biyoloji sindirim teorilerini kurmak için tüm sindirim olaylarını bütün hayvanlar üzerinde inceleyerek kurmamıştır. iyi incelenmiş bir sosyal olay üzerinden üretilen varsayımlar, her zaman gerçeklik payına sahiptir. bu varsayımlar tenkit edilebilir, yanlışlar düzeltilir ve bilim ilerler. varsayımlar kesinlikle doğruyu aksedecek diye bir kaide söz konusu değildir. çünkü insan kendi eylemleri içerisinde sürekli yaratılır, dinamiktir. sosyolojinin teşrihleri hem genel hem karakteristik olaylar üzerine olduğu için değerlidirler.
    0 ...
  24. 62.
  25. sinemayla ortak paydaya sahip olduğunu düşündüğüm sosyal bilimlerin babası:http://www.facebook.com/p...k-Filmler/150823908352485
    0 ...
  26. 63.
  27. dünyanın * en gereksiz bilimi.
    dersi zor bir kere.
    1 ...
  28. 64.
  29. kısaca şu fotoğrafla özetlenebilir;
    http://www.facebook.com/busra.ktp# !/photo.php?fbid=10150805594777995&set=a.10150415281817995.444146.717052994&type=1&theater
    1 ...
  30. 65.
  31. günümüzde ya ayşenin kötü yola düşme sebebini irdeleyen ve bunu yüzdelik ihtimallere ayrıştıran bir bilim olarak toplum istatistiğine dönüşmüş veya gelecekteki toplumun mühendisliği veya müneccimliğine soyunmuş olarak stratejiye dönüşmüş, böylece elindeki toplumsal inceleme alanını ise sosyal antropoloji, sosyal psikoloji vs. gibi yeni gelişimlere kaptırmış bilim dalıdır. bu sebep ile tıkanıklık yaşaması kaçınılmaz olarak ayrılık yaşadığı felsefi literatür ile buluşması elzemdir.
    1 ...
  32. 66.
  33. canım bölümüm.

    toplumumuz ve diğer tüm toplumlar için şart bilim.
    4 ...
  34. 67.
  35. comte'nin bilimlerin son noktası olarak gördüğü sosyal bilimdir. topluma, toplumsal yaşama dair her şey inceleme konusudur. bu nedenle psikoloji,antropoloji vb. bilimlerle iç içedir. öğrencisi olup öğrenmek için kollar sıvandığında ne kadar geniş bir kapsamı olduğu daha iyi anlaşılır. bu süreçte ' bak şimdi bunun sebebi aslında...' diye başlayan cümlelerin artması da muhtemeldir. çünkü gözlem bu bilim için oldukça önemlidir.
    3 ...
  36. 68.
  37. kontrol edildiğinde toplumsal değişimi hızlandıracak veya yavaşlatacak bir bilimdir. bir kimyager bir matematik profesörü bir mühendis topluma bir sosyolog kadar yararlı veya zararlı olamaz.
    0 ...
  38. 69.
  39. "sosyoloji okuyorum" dediğinde, dedelerimiz ninelerimiz "yani ne olacağsın yavrum?" diye sorarlar...
    öğretmen, memur falan olabiliyorum. diyorum ben genelde.
    Ülkemizde Sosyolog vasfı malesef ki pek tanınmıyor.
    zaten benim tanımımla da: "hem her şey oluyorsun, hem hiçbir şey."
    1 ...
  40. 70.
  41. genellikle ana dalı destekleyen türde bir bölümdür. kısaca yan dalda seçim yapabileceğimiz, anadolu üniversiteside açıktan devam edebiliriz.
    0 ...
  42. 71.
  43. kurucusu auguste comte bir fizikçi/matematikçidir.
    0 ...
  44. 72.
  45. aile ve sosyal politikalar bakanlığının ve tarım köy işleri bakanlığının verdiği kadro sözleri tutulursa daha cazip bir bölüm olacaktır. yıllar boyunca bir çok insan tarafından tanımlanamayışı devletle at başı gidiyordu. kimi bakanlıklar bünyesinde de tam maksatlı bir görev tanımı olmasada adalet bakanlığının açmış olduğu 370 kişilik kadro sosyolojiye ufaktan değer verildiğinin göstergesidir.
    0 ...
  46. 73.
  47. --alıntı--
    bağımsız bir bilim dalı olarak ortaya çıkmadan çok daha önce, çeşitli dönem ve toplumlarda, düşünürlerin, bugün sosyolojinin ilgi alanı içinde kalan konulara değindiklerini görüyoruz. Ancak bu konuların ortaya çıkışı, genellikle toplumsal sorun veya bunalımların varlığına, ya da salt felsefi düşüncelere, yani rastlantısal ve konjonktürel oluşumlara bağlı kalmıştır. Toplumsal gerçeği ve gelişimleri kapsayan bu düşünceler çoğu kez gözlemlere, ender olarak da araştırmalara dayandırılmıştır.(1)

    doğa ve daha geniş bir deyişle çevre ile mücadele amacıyla insanoğlunun hemcinsleriyle birlikte yaşama zorunluluğu, onu bu olgu üzerinde çok eski çağlardan beri düşünmeye zorlamış; böylece birtakım düşünürler, bireyin doğa ve diğer bireylerle olan ilişkileri konusunda bazı kuramsal düzenlemeler öngörmüşlerdir. Ancak, felsefe, din ve metafiziğin içerdiği değer yargısı sistemlerinden kendilerini kurtaramamış olan bu düşünürlerin, çağdaş anlamda sosyolojiye katkıları oldukça sınırlı ve tartışılırdır.(2) Zira sosyolojik düşünceye ait tam bir tarihçenin bütün insanlığın düşünce tarihini içine alması gerekir.(3)

    kaynakça:
    sosyoloji, prof. dr. abdullah dinçkol, dr yayınları, istanbul 2009, s.9.
    1- Barlas Tolan, Toplum Bilimlerine Giriş, Sosyoloji ve Sosyal Psikoloji, 3. Baskı.
    2- Tolan, s.1-2; Hans Freyer, içtimai Nazariyeler Tarihi, çev. Tahir Çağatay, ikinci baskı, Ankara 1968,s.5.
    3- Hans Freyer, Sosyolojiye Giriş, çev. Nermin Abadan, ikinci baskı, Ankara 1963, s.50.

    --alıntı--
    0 ...
  48. 74.
  49. sosyoloji; çok katmanlı, insan ve toplum odaklı, alanında yapılan çalışmaların mutlaka örnek alınması gereken, psikoloji, antropoloji gibi bilim dallarıyla, edebiyat, müzik ve felsefe gibi sanatsal ve düşünsel alanlarla desteklenmesi gereken bir bilim dalıdır. türkiye'de sosyoloji, üretimden çok eski çalışmaların anlaşılmaya çalışılması şeklinde ilerliyor. bu alanda en önemli kürsüye sahip olan istanbul üniversitesi'nde bile durum bu şekilde, işin bu kısmı can sıkıcı. bilimsel bir üretim olmadan, bilimsel eğitim almak dahası eğitimden sonrası hakkında da öğrencilerin kafasındaki umutsuzluk ve kaygı, bu bilimin toplumumuzdaki yerini sorgulamaya açıyor. daha çok üretim olması için insanı teşvik etmiyor, türkiyedeki sosyologlar, bu bilime bakış açısını değiştiremiyorlar bir türlü. bunu değiştirmek için ne yapılabilir? neler yapılabilir? gibi sorular sorulmuyor. üniversite kürsüleri daha çok gelenekçi ve ekol koruma derdinde olduğundan bu sorular sorulamıyor ve bu bilim hak ettiği değeri kazanamıyor. zaten ortalama öğrencinin, ortalama vatandaşın bir üniversite bölümüne bakış açısı "bu meslekten ne kadar para kazanılabilir?" olduğundan, bu meslek de paradan çok idealle ilgili olduğundan insanlar bu alana kafadan ön yargılı yaklaşıyor. tarihinden gelen sorunları hala devam eden, bunun yanı sıra ekonomik sorunları, kültürel sorunları, kriminal sorunları bir türlü bitmeyen bir ülkede hala ve hala 30lu yılların sorunları sosyoloji kürsüsünde tartışılıyorsa ortada kocaman bir sorun var demektir.
    2 ...
© 2026 uludağ sözlük