hala sıkılınca oynadığım, bütün rakipleri boğazından veya taşaklarından vurmaya çalıştığım oyundur. öyle güzel ölüyorlar. yanlış hatırlamıyorsam insan vücudunu 36 parçaya mı ne ayırmışlar. her parça mermiye farklı tepki veriyor.
sağlam bir deep purple şarkısı. ilk dinlediğimde aşık olmuştum şarkıya. işin gıcığı eski sevgilim yollamıştı bu şarkıyı bana, onun sayesinde dinleme ve sevme fırsatı bulmuştum. ayrıldıktan sonra uzunca bir süre hiç dinlemedim. mp3 çalarımda denk geldiğinde geçerdim.
şimdilerde tekrar dinlemeye başladım da, bakıyorum şimdi, anılar çok çabuk silinebiliyor. kendi kendime "kimdi la bunu bana öneren? ben niye dinlemiyormuşum bu şarkıyı?" diye bile sordum. biraz düşününce aklıma geldi ama ohoo, yalan olmuşuz bile. rahat rahat dinlemekteyim şimdi. hala dinlemeyen varsa, hemen dinlesin efenm, büyük kayıp maazallah.
gökhan türkmenden dinleyince önce bir garipsedim ama sonra alıştım hatta sevdim. akustik yorumlara karşı zafiyetim var zaten. kim ne söylese beğeniyorum.
bu sarki calmaya baslayinca saatin kac oldugu onemli degil veya nerde oldugunuz insan duvara bakarak bile hayallere dalabiliyor. o an ne yapiyorsaniz 3 dakikaligina erteliyorsunuz. eger yuruyorsaniz bir yerlere oturma dusuncesini, dinlemeniz gerektigini hissettiren ve monoton dunyadan birazda olsa sizi cekip kurtaran sarkidir.
Çok dehşetli oyundur.
Lakin ki bir bölümde kamyonla giderken donup kalmıştı oyun. Başka zamanlarda başka cdlerden yükledim ama yine aynı yerde kilitlenti hep.