Solak kelimesini duyunca hep ilkokul aşkım gelir. 5. sınıfta çok yaramazdım, hoca ben biraz durulayım diye iki kızın arasına oturttu. Kızlardan biri solak diğeri sağlaktı. Ben ikisi arasında iki büklüm olmuş şekilde anca yazı yazabiliyordum. genelde sağımdaki solak kızla kollarımız değerdi ister istemez. Değince o bakar gülerdi ben bakar gülerdim. Evet böyle değdirerek baya gülümsedik birbirimize. Bir gün beslenme çantama annem, meyve suyu ile ekmek arası domates peynir koymuş. La arkadaş o ekmek arası peynir ne güzel olurdu. Neyse solumdaki kız ekmeği açtığımda içini görünce " ıyy iğrenç " dedi ve hocaya seslendi. Hocam ben burada oturamam falan filan. Hoca o kızı aldı yanımızdan. Solak kız bana " Ya ben çok severim ekmek arası domatesi" dedi, ben de böldüm biraz ona verdim, o da kendi yediklerinden bana verdi. kıza orada vuruldum abi aşık oldum. ben sağlak o solak tek sırada kaldık. sırada rahat olmamıza rağmen yine birbirimize yakın olup şakasına kollarımızı değdiriyorduk. Çocukluk işte. Sonra onunla 6. sınıfta çıkmaya başlamıştım, lise 1'e kadar beraberdik. Sonra beni aldatıp terketti zalım.
solak gördüğümde memleketlimi görmüş gibi oluyorum.
kimse farketmese son derece sıradan solak olmak,farkedildiğinde ise anlamsızca sohbete konu başlığı oluveriyor.
aile içinde düzeltilmeye çalışılan kusur gibi,geniş ailelerde baskıcı sayısı artmak ta.tüm sülale tepende.mümkünse tedavisi varsa hekime götürülmek istenebilecek dereceye ulaşabiliyor aile içinde.en çok şaşırtan ise öğretmenin devreye girip sağa yöneltmesi.çocuk solla yazıldığında öğrenemeyecekmiş gibi mi geliyor acaba?
tüm baskılara direnemeyip sağ elle yazmaya geçilebilir.sağ elle yazı yazılabilir. fakat değişmeyen tek gerçek solaklar gene solak düşünüp solak davranıyor.solaklık baki.
Her şeyi sol elle yapmaktır benim için.yenek yerken,yazı yazarken,ayakkabı giyerken,denerken.sağ elim vasıfsız eleman gibi.zeki oldukları konusuna da katılıyorum.1baskı görmemek ayrı bir güzellik.babam da benim gibi solakken öğretmen zoruyla sağ ele alıştırılmış.şimdi her ikisiyle de yazıyor.en çok da masada sıkıntı oluyor.eller birbiriyle çatışıyor haliyle.
Doğuştan solağa yatkın olmakla sonradan yazmaya başlamak farklı şeylermiş. Bir de toplumda sanılanın aksine her iki elini kullananların sayıdo sadece sol kullananlardan fazlaymış. Ben de her ki elimle yazıyorum ama solu daha sonra çalışarak öğrendim. Doğuştan dola yatkın olmak farklı bir olaymış sonradan öğrenmekle bir değil.
zordur efendim. sol elle bıçak kullanırsın, aa çok tehlikeli derler. sol elle yemek yersin, günah derler.
her şeyi sağ elle yapmayı alışkanlık haline getirmeye çalışırsın, sağlıklı sonuç alamazsın, beceriksiz derler.
zaten sağ elle yazı yazmaya alıştırıldığım için yazım pek okunaklı değil. neyse efendim solak olmak çok zor.
solağım. fakat lisede sağ elini kullananlara özenip 6 ay sağ elle yazmaya çalıştım. sonuç bozuk bir psikoloji,düşen dersler, üniversiteye geç gidip yarıda bırakmak.
hala ne iş yapsam annemin tuhafına gider elime yakıştırmaz. Yazık bize. O konferans salonlarında sandalyenin kol koyma yerini sağa yapan marangoza da selamlar.
bazı sıralara oturmakta güçlük çekersiniz, defterinizi sağ tarafta kullanmak zorundasınızdır. sağ elle yemek yemenin günah sayıldığı bir dinin olduğu bir ülkede doğmuşsunuzdur. her aktivitenin sağ elle yapılmaya zorlanması da ayrı bir zorluktur. gitar çalmak gibi.
Ekstra gurur duyulacak bir şey değildir, sinirler omurilikten çapraz çıktığı için beynin sağ lobu (sanat alanları, sosyal ilişkiler vs.) Yetenekleri belirlemede daha aktiftir.