düşün işlerine katkıları azımsanamaz; ama bağnazlığı da öyle. zaten ruhun bedenden önce var olduğunu ya da dike'den vahiy aldığını iddia eden birisi için aksi düşünülemez. bu yolla insanları mantık yerine, safsatalara sevk etmesi de cabası...
sokrates, genelin kabûl ettiklerini acımasızca sorgulamasına ve sorgulatmasına rağmen, kendi kabûl ettikleri için aynı acımasızlığı gösterememiştir. bunu, hristiyanlığı sorgulayan müslüman ya da yahudiliği sorgulayan hristiyan örneğiyle açmak mümkündür. kendinin ispatı için kendinden öncekileri ve sonrakileri acımasızca sorgulayan dinler, sıra özeleştiriye geldiğinde yumuşarlar. sokrates, söz konusu yumuşaklığı lâf cambazlığı ile örtme yoluna gitmiştir.
sokrates'in en hoşuma giden yanı ise, iyiliği ya da daha geniş anlamı ile ahlâkı, tanrılara yamamaktan kaçınması. ona göre ahlâk, tanrıların onayladığı davranışlar olmadığı gibi, onlardan da bağımızdır. herhangi bir davranışın ahlâklı olduğunu betimlemekse, o davranışı ahlâklı kılanın ne olduğunu bulmaktan geçer. bu anlatım da pek tabiî olarak insanları davranışları hususunda sorgulamaya iter ki, bilimin temeli de budur: sorgulama!
not: hakkında birkaç satır karaladım ama tüm bunları platon ya da zenofon gibilerinin yazınlarından öğreniyoruz. belki de çoook başka bir karakterdi.
dağ taş'tan başka bir bok olmayan mekanda babannem de filozof olurdu! dedirten filozof. pek de çirkin olması rivayetine istinaden o kadar çirkin olmak da filozof yapar adamı diyebiliriz. bunun için çirkin kızların bilgi birikiminin güzellere oranla fazla olması (bu bir genellemedir) ayrıntısı gözlemlenmeye layıktır.
bildiğim tek şey hiçbirşey bilmediğimdir sözüyle sokratik ironiyi çıkarmış, kendisini kabullenemeyenlerin ülkeden atmaya çalışıp kabul etmediği ve zehir içerek ölen muhteşem bir insandır.
dar bir yolda karşıdan gelen adamın " ben senin gibi bir sefile yol vermem." demesi üzerine "ben veririm..." deyip yol veren zekası ile öldüren felsefe kitaplarında baş kahraman filozof.
bildiğim tek şey hiçbirşey bilmediğimdir sözüyle sokratik ironiyi çıkarmış, kendisini kabullenemeyenlerin ülkeden atmaya çalışıp kabul etmediği ve zehir içerek ölen muhteşem bir insandır.
an itibarıyla bir radyo kanalında konu olarak işlenmiş, varlık nedenini, 'bir at sineği olarak kuyruğunuza konmak ve sizi rahatsız etmek' olarak ifşa etmiş, katline kadar davasından dönmemiş zattır.
kendisine; "hitabet dersleri verdiğin halde sen neden etkili bir hatip değilsin?" diye sorulduğunda
"biley taşı kendisi keskin değildir ama metalleri keskinleştirir"
şeklinde taşı gediğine koyan filozof...
"dünyadaki tüm mutsuzlukları bir araya getirip insanlar arasında paylaştırırsak, mutsuz olan kişi kendi payına düşen mutsuzluğu görünce eski mutsuzluğuna şükreder." sözünden de anlaşılacağı gibi analiz ve ifade yeteneği oldukça gelişmiş bir filozof.
yazılı bir eseri olmamasıyla bilinen, i.Ö. 469 da doğmuş ve 399 yılında, "yeni tanrılar icat ettiği, görüş ve tartışmalarıyla gençleri baştan çıkardığı" gerekçesiyle idam edilmiş filozof.
ruhun bedenden önce var olduğunu düşünen filozof. ona göre ruh çok büyük bir bilgi birikimine sahiptir ancak bir bedene girdiğinde bu bilgiyi unutur. işte sorular sorarak insanın bilgili olduğunu göstermeye çalışmıştır. felsefenin gerçek mutluluk olduğunu söyler.
"Ne pahasına olursa olsun, evlenin. karınız iyi çıkarsa mutlu olursunuz, yok fena çıkarsa o zaman da filozof olursunuz." gibi sözlere sahip Platonun hocası, yunan felsefesinin kurucularındandır.
Sokrates bilgiyi saklaması sebebiyle saygıdeğer
bir ün yapmıştı.. Bir gün büyük filozof bir tanıdığına rastladı ve
adam ona dedi ki,
''Arkadaşınla ilgili ne duyduğumu biliyor musun ?''
"Bir dakika bekle" diye cevap verdi Sokrates. "Bana bir şey
söylemeden evvel
senin küçük bir testten geçmeni istiyorum. Buna Üçlü Filtre Testi
deniyor."
"Üçlü Filtre?"
''Doğru,'' diye devam etti Sokrates. "Benimle arkadaşım hakkında
konuşmaya başlamadan önce, bir süre durup ne söyleyeceğini filtre
etmek, iyi bir fikir olabilir. Üçlü filtre testi dememin sebebini
birazdan anlayacaksın. Şimdi birinci filtre; 'Gerçek Filtresi '
Bana birazdan söyleyeceğin şeyin tam anlamıyla gerçek olduğundan
emin misin ?" '' Hayır,'' dedi adam ''Aslında bunu sadece duydum
ve''
"Tamam,'' dedi Sokrates. " Öyleyse , sen bunun gerçekten doğru olup
olmadığını bilmiyorsun. Simdi ikinci filtreyi deneyelim, 'iyilik
Filtresi'. Arkadaşım hakkında bana söylemek üzere olduğun şey iyi
bir şey mi ?"
'' Hayır, tam tersi...''
'' Öyleyse'' diye devam etti Sokrates, "Onun hakkında bana kötü bir
şey
söylemek istiyorsun ve bunun doğru olduğundan emin değilsin. Fakat
yine de testi geçebilirsin, çünkü geriye bir filtre daha kaldı.
'işe yararlılık filtresi' Bana arkadaşım hakkında söyleyeceğin şey
benim işime yarar mı ?"
''Hayır, pek değil."
''iyi'' diye tamamladı Sokrates. "Eğer, bana söyleyeceğin şey doğru
değilse, iyi değilse ve işe yarar değilse bana niye söyleyesin?