davor suker ile birlikte hırvat milli takımına sempati duyduğum efsane şimdi tuttuğum takımın başında. samet aybaba feaketi yüzünden takımın çoğu maçını izlemedim izlediklerimden zaten zevk almadım (bkz: beşiktaş kanseri)biliç yakın zamanda lucescu etkisi yapıp ligi domine etme potansiyeli olan bir teknik direktör kanımca.büyük ihtimal 4-4-2 ya da 4-3-2-1 taktik felsefesini yansıtacak gibi geliyor.ama başarıya ulaşmak istiyorsa kimseye prim vermemeli imtiyaz tanımamalıdıt özellikle veli-necip ikilisini adam etmeli formanın bu kadar ucuz olmadığını göstermelidir.
basın toplantısının sonunda zeki önder özen ile 40 yıllık arkadaşıymış gibi tokalaşmasıyla bile sempati duymama yetmiş beşiktaş'ın yeni teknik direktörü.
sanatçı ve başarıdan gelen narsist kişiliğiyle ligimize renk katacak zat. kendisinden temennim, gözünün yaşına bakmayıp yılmaz vuralı çenesini kırana kadar dövmesi. "ziyan olur" diye düşünmez ise gitarı suratında parçalayarak fataliti çekebilir. fataliti çekmeyi bilmiyorsa sırasıyla;
iki ileri, alt, üst yumruk, alt tekme, defans tuşlarına basmasına...
sempatik, karizmatik teknik direktör. samet aybaba dan sonra beşiktaş taraftarına freddie mercury havası yaratacaktır. imparatorla tatlı atışmaları da yine güzel olacaktır.
tarihimizde ilk kez katıldığımız 96 avrupa şampiyonasında oynadığımız ilk maçta hırvatistan defansındaki isimlerden biriydi. 86. dakikada alpayın gole giden vlaoviçi düşürmemesi sonucu golü yemiş ve maçı da 1-0 kaybetmiştik. prosineçki ile birlikte sevinen taraftaydı biliç. şimdi yine onunla birlikte türkiye ligindeler. bakalım neler yapacak.
hırvatistanın başındayken kendisini az çok takip etme fırsatı bulduğum, türkiyede ve beşiktaşta çok işler başaracağına inandığım teknik adam. beşiktaş için gerçekten çok da uygun olduğunu düşünüyorum bu adamın. her şey bir tarafa, ligimize renk katacak kendisi.
ilk çalıştırdığı klüp lokomotif moskova değil hırvatistan'ın hajduk split takımıdır. 34 yaşında hajduk split'in başına geçmiştir ve o sene ligde 2. olmuşlardır. daha sonra hırvatistan'ın alt milli takımlarına geçmiştir. tam olarak bütün karnesi şu şekildedir:
Kendisini 11 kasım 2011 türkiye hırvatistan maçında canlı olarak gözlemleme fırsatı bulmuştum. Kendisi yağan yağmurun altında futbolcularıyla birlikte ıslanan bir teknik direktördür. Bizim milyonlar döktüğümüz Guus Hiddink kulübesinden bir an bile çıkmamışken kendisi her dakika oyuncularına taktikler vermişti. Maçı yaşayan birisi, aynı zamanda biraz da agresif. Slaven Bilic-Fatih Terim karşılaşmasını ise iple çekiyorum. Beşiktaş'ta başarılı olacağını düşünüyorum.
sportif başarı anlamında ne kadar etki yaratır bilmiyorum ( * ) ama çarşı gurubuyla beraber köyiçinde elinde meşale birşeylere direnirken görürseniz şaşırmayın.
bence beşiktaş doğru hoca seçti, takımın kimyası takımın ruhuna uygun taraftarla empati yapacak bir hoca geldi diye umuyorum, umarım beni yanıltmaz.