karakter olarak seviyordum bu adamı ben. üstüne yakışıklı bir herif olup müzisyen ve avukattı aynı zamanda. tabii bunlar bir teknik direktörün sahip olması mutlak nitelikler değildi. o işler tamamen ayrıydı maalesef. yine de teknik direktörlük anlamında da çok kötü olduğunu düşünmüyordum. belki de daha öğreneceği çok şey olan kanı henüz deli bir insandı. tolerans tanıma meselesi tartışılabilir. ne diyelim, umarım bir gün geri gelir ama sanmam.
futbol literatüründe herhangi bir mekanizmada görev yaptığı sürece büyük düşünemeyecek, hiç bir şekilde kupa kaldıramayacak beşiktaş eskisi teknik adam. geldiğinde çok umutluydum ama hayal kırıklığı oldu. ona dair hatırlayacağım tek şey tek şey derken iki şey: birincisi adam gibi adam oluşu ikincisi istanbul derbilerinde titreyen uzuvları olacak. yinede başarılar.
müzisyenliğe dönüp bir de orda şansını denemeli.
deplasmanda devirdiği iki ingiliz takımını da geçen sene uzun uzun çalıştığını göz önünde bulundurursak lisede kasmış, üni 1. sınıfta yatan öğrenci gibidir şu an.
" derbi kazan be bilic " cümlesinin sahibi sinan engin için, gidip united kingdomlarda orta sıra takımlarına karşı standartlaşıp, önüne gelen her dünya kulübünü ise içerde dışarda dize getirmeye yemin etmiş eski hocamız.
Arsenal, liverpool derken bugün de city'e deplasmanda döşemiş.
Süphanallah ibretlik işler bunlar.
Bu terste bir işlik var ama..
hadi bakalım.
ingiltere de her hafta derbi kazanan adam.
demek ki malzeme önemliymiş.
adama doğru düzgün kadro verince sonuçlar da geliyor.
bravo bilic aynen devam ...
bugün oynanacak bjk-fb maçı öncesi akla gelen teknik adam. malum onun döneminde bir derbi bile alamadık. şimdi ingiltere west ham'da 7 maçta ligde 3. durumda. deplasmanda m.city, arsenal ve liverpool'u yenerek üstelik.