sağ bekimizi olmadığı şu günlerde tanrıya şükür sebebidir. isterse takımda kaleci olmasın ama bilic olsun. bir tane bilicimiz var ona da bir şey olmasın. samet Aybaba dan sonra yaptığı etki ; karısından boşanan piyango tutturan inşaat işçisinin yapacağı ikinci evlilikteki eşi gibidir.
benim ingilizcem yok ama hayvani ingilizcesi olan bir arkadaşımla ingiliz spor yayınlarını kolaçan ettik ; premier lig geçmişinin de etkisiyle sanırım premier lige gelmesini bekliyorlar. çok sayıda bu tarz yorum okuduk. tahminimce bu yıl bizi şampiyon yaparsa bir yıl da cl'de takılır sonra premier lige uçar bu çok kaliteli insan. bizi şampiyon yapmadan gitme bilic.
takimla uyumu iyi fakat teknik kisminda gecen sezon sinifta kalan b plani olmayan bir goruntusu vardi. bu sezona da iyi hazirlamis takimi. tabi ba tore olcay kaliteli oyuncular. muhim olan bu oyunculardan biri olmayinca veya geri dustugunde vs. ne yapacagi bekleyip gorecegiz.
dandik süper lig takımlarını yenemeyip beşiktaş'ı 14 milyon euro'dan etmiş teknik adamdır. sonra arsenal'e yaptığı cengaverlikle romantiklerden aferin'i kapmış koltuğunu garantiye almıştır.
Zaten sevdirdi kendini. Ama bunun ötesinde rasyonel Bi insan olduğunu göstermiştir.
önceliğimiz lig şampiyonluğu açıklaması gerçekten akılcıdır. Çünkü başarı kümülatiftir.
size gs nin UEFA kupasını almadan once 4 sene lig şampiyonu olduğunu hatırlatırım
dün ntvspor ' da ali ece ve güntekin onay 'ın sorularını yanıtlamış teknik direktör.
bilic'e dünkü program da şeyi sormak isterdim öncelikle: atiba, veli ve onları yedekleyebilecek necip'in olduğu bölgeye transfer yapılmaması o bölgeden zaten mutlu olunduğunu mu ortaya koyuyor? yani bu ikili hiç değişmeyecek mi? mesela oğuzhan atiba'yla beraber kullanılabilir mi o mevki de? (kendisi serdar'ı sağ bek dışında hiçbir bölgede düşünmediğini ifadeledi bir soru sonrası) kanatlara, hücuma ve forvet hattına yatırım yapılması bazı oyuncuların yatarsam dahi ilk 11'de oynarım düşüncesini hedef alan bir öngörüden bağımsız değerlenmeli mi? mesela sosa transferi töre'yi ya da oğuzhan'ı tetiklemek için mi düşünüldü? ki kadro genişliği açısından bir yarar sağladığı açık.
bir sormak isteyip soramadığım soru da artık farklı branşlarda maça çıkmama raddesine uzanmış galatasaray ve fenerbahçe rekabetini klasik rekabet ölçüsünde normal bulup bulmadığı? ve bunun beşiktaş'a yansımaları...
bir son nokta hak edene formayı vermek... bu takım içi özgüven açısından mühim bir diğer hadise. formdaysa cenk'i oynatır, tolga'yı dahi kulübe de oturtabilirim diyor. ve bu düşünceye ben de katılıyorum. iyi olan formayı alır lafı futbolcunun yarışması, kendisini hazır tutması demektir.