sevimlilik abidesi bir hayvanımızdır kendisi. kafeste de beslenebiliyormuş ama bu kadar hiperaktif bir hayvan için yazıktır diye düşündüğüm, sevimli memeli.
sevimlilikte sınırları zorlayan yaratık. o ani hareketler, o kafayı kaldırıp etrafı kolaçan etmeler yok mu ahh. bir keresinde telefon kablolarının üzerinden yolun bir tarafından diğer tarafına geçişini gördüm ki neydi o ya dedim ve ardından bir sevgi patlaması yaşadım.
kışlık yiyeceğini yazdan stoklayan hayvanlardan biridir. Bahçedeki ceviz ağacında bir tane ceviz bırakmadı şerefsiz. Bi de utanmadan karşıma geçip kıtır kıtır yedi utanmaz, kabuklarını da bana bıraktı bencil şey.
toprağın altına sakladığı fındık ceviz palamut vs. tohumların bazılarının yerlerini unutarak yıllar sonra o noktada ağaç büyümesine veisle olan zıpır yaratık.
oraya gömdü sonra unuttu falan derler ama "bunları ekeyim de torunlarım meyvesinden yer" mantığıyla mı oraya dikti yoksa diye kıllanmadan edemez insan.
agzinda cevizle yolun ortasinda durup gozunuzun icine bakan.. siz ona, o size. saniyeler durur. sonra telefonu cikarip cekeyim dersiniz yavasca, firlar gider serefsiz ya.