her zaman okumaya çalıştığım ve edebiyatta çok derin yansımaları olduğunu düşündüğüm bilim adamıdır. psikanalizin kurucusudur. tedavileri esnasında kullanmak üzere de kokaini bulmuştur vesselam...
editus: oha lan. bunun neresini eksiliyorsun.lütfen sebebini de mesaj olarak gönderiver sana zahmet...
Erkeklerin annelerine karşı cinsel bir isteklerinin bulunduğunu, kızların da babalarına karşı isteklerinin bulunduğunu söyleyen sözde bilim adamı.
Önder falan değildir, önder olan bir çok kişilik bulunur.
(bkz: mehmet akif ersoy)
insan doğası konusunda bir gerçeği iyi anlamış akıllı adamdır. insanlar içinde seksten sözedilen herşeye karşı ilgilidir. anlasınlar anlamasınlar, freud ilgisinin nedenide seks konusunda söyledikleri değil mi? günümüzde yaşasaydı neler söylerdi?
freud, bilinç dışı davranışların derinlemesine kökenine inilerek analiz edilmesi (psikanaliz) gerektiğini savunur. freuda göre kişinin biliçaltı analiz edildiğinde kişiliğin oluşumunda altta yatan nedenin sevgi ihtiyacı, sevgi yoksunluğu olduğu tespit edilir.
psikanalitik inceleme sonucunda, freud, kişiliğin alt benlik (id), benlik (ego) ve üst benlik (superego) ten oluştuğunu söyler.
freuda göre kişisel farklılıklar, benlikler arası denetimlerin her bireyde farklı oranlarda gerçekleşmesiyle farklı şekilde sentezler oluşmasından kaynaklanmaktadır.
övgüyü ve eleştiriyi fazlasıyla hakeden psikanaliz kurucusudur.
ünlü antropolog becker, freud'un iç güdüler kuramını, sosyal bilimlerin gelişmesini geciktirmekle suçlamıştır. ''iç güdüler insanın içinde yatan gizli düşmanlıklar, birey-toplum düşmanlığı gibi görüşler freud'un topluma deli gömleği giydirdiğinin simgesidirler'' der.
ürettiği teorilerin çoğunun yanlış olduğu kanıtlansa da hem dönemi açısından hem de içinde bulunduğumuz dönem itibariyle kendini aşan insanlardandır. tabi bunda kokainin etkisi yadsınamaz.
"Düşünebilen herkesin insan olması; insan olan herkesin düşünebildiği manasına gelmiyor ne yazık ki." sözüyle düşünme özürlü insanlara ayarın kralını vermiş psikanalisttir.
"erkek çocukları ilk boşaldıklarında ister istemez annelerini düşünerek boşalır" , "erkek bebek annesini emerken cinsel haz duyar", "kız çocuğu ergenliğin sonuna kadar bilinçaltında babasıyla cinsel ilişki kurma isteği barındırır" gibi tezleri savunan, kişiyi çocukken bilinçaltına attığı cinsel ve şiddet duygularının şekillendirdiğini iddia eden, psikoanaliz uzmanı bilim adamıdır.
türk halkı tarafından sapık sanılıp ismi bir küfür olarak kullanılsa da psikoloji bilmine yaptığı katkılar azımsanmayacak bilim adamıdır. hatta bırakın azımsanmayı önünde saygıyla eğilinmelidir.
bilinçaltı ile ilgili çalışmalarını kendinden yaşça büyük arkadaşı bruer ile gerçekleştirmiştir. oedipus kompleksi, libido gibi terimleri psikolojiye kazandırmasının dışında bilinçaltı teoremi bile başlı başına esaslı bir çalışmadır.
psikoloji de çığır açmış bilim adamıdır. gerek takipçileri gerek tepki olarak doğan kuramlarla psikoloji deyince akla gelen ilk isimlerdendir. türk eğitim sisteminin orta öğretim aşamasında freud ve pavlov'un köpeği en akılda kalan olgulardır.
kendi kuramını kullanarak kendisi hakkında yorum getirirsek; cinsellik vurgusu yerinde fakat kendi çocukluğunun bilinçdışına aksetmesi nedeniyle biraz abartılıdır.
-id - ego - süper ego
-bilinç - bilinçaltı- bilinçdışı
-oral - anal - fallik - latent - genital dönemler olarak ayırdığı psikoseksüel gelişim dönemleri
-savunma mekanizmaları
-ilk 6 yaş vurgusu
-rüya yorumları
dönemine göre oldukça derinlik bulunan ilk sistemli söylem ve kavramlardır.
bilen bilmeyen herkesin, cinsel içerikli ciddi bir muhabbet yaparken ''froyd der ki...'' diye lafa başlamasını sağlayan psikanalizci emre kongar*.
''froyd der ki, pis kafa'yla sevişmeyen hatunlar bastırılmış dürtüleri sebebiyle 25 yaşında pala bıyıklı olurlar''
okuma oranı ''senede 2 tane spor gazetesi, o da iyi transfer olunca'' olan bir ülkedeyiz ve froyd amcanın bi ton kitabı var, kim nerden bilecek hangi lafı söyleyip söylemediğini?
kadını, oedipus kompleksini aşamadığı için, erkeğe (oedipus kompleksini aşmıştır) göre "zayıf" görmüştür kendisi; bu nedenle kendisine göre, kadın kamusal/ siyasal alandan uzak tutulmadır, kadının yeri yalnızca özel (aile) alandır.
saplantılı bir insan değildir.
herşeyi cinsellikle de açıklamaz.
kuramı kısaca şudur:
1. hayatımıza cinsel yaşamımız yön verir.
2. cinsel hayatımızı çocukluğumuzda yaşadıklarımız şekillendirir.
3. o zaman yaptığımız herşey, yani kişiliğimiz çocukluğumuzda yaşadıklarımıza bağlıdır.