Psikolojinin babalarından olarak kabul edilen felsefik insan. Kimi çevrelere göre sapık olarak tabir ediliyor cinsellik üzerine farklı düşünceleri olduğu için.
Yaratılışın planında “insanoğlu mutlu olacaktır” diye bir kaide yoktur der freud ve ekler “insanlar mutluluk diye bir şeyin varlılğına inandıklarından bu yana mutsuzlar.”
Doktoruma göre kendisinin doğruları kadar yanlışlarının da olduğu ve bundan ötürü onu okurken tamamen içselleştirmemem gerektiğini söylediği zat ı muhterem.
1938'de Almanya'nın Avusturya'ya girmesiyle birlikte Nazi faşizmi daha da yükselişe geçtiği zaman, Freud'un yakın çevresi Freud'a ülkeyi terk etmesi gerektiği yönünde telkinlerde bulunurlar sürekli. Fakat freud doğduğu toprakları terk etmeye pek niyetli değildir, bunu bir firar olarak hissettiği için. Freud'u ikna etme girişiminde bulunanlardan biri olan ve psikanalitik hareketin öncülerinden ernest jones, titanik'in ikinci kaptanının, muhabirlerin kaptana gemiyi hangi koşullarda terk ettiği sorusunun sorulduğu hikayeyi aktarır. ve kaptan muhabirlere şu cevabı verir: "ben onu terk etmedim, beni terk eden oydu!". Jones bu hikaye ile Freud'u ülkeyi terk etmesi gerektiğine ikna eder.
Avusturyalı otoriteler freud ve ailesine ülkeden çıkış izni verdiklerinde, Freud'u kötü muamele görmediği yönünde bir belge imzalatmaya zorlar. Ve bu belgeyi mühürlerken de belgeye iğneleyici ve alaycı bir yorum ekler freud:
"gestapo'yu herkese yürekten tavsiye edebilirim."
psikoanalitik kuram'ın kurucusu yahudi kökenli avusturyalı nörolog. freud'a göre kişilik üç ana sistemden oluşur.
id: id, yeni doğan çocukta olan kişiliğin en ilkel kısmıdır; daha sonra ego ve süperego idden gelişir. id, temel biyolojik itkilerden (dürtülerden) oluşur: yeme, içme, artıkları atma acıdan kaçma ve cinsel haz elde etme ihtiyaçları. freud, saldırganlığın da temel bir biyolojik dürtü olduğunu söylüyor.
ego: küçük çocuk gerçekliğin taleplerini dikkate almayı öğrendikçe, kişiliğin yeni kısmı olan ego gelişir. ego gerçeklik ilkesine itaat eder. uygun çevresel koşullar bulanana dek itkilerin tatmini geciktirilmelidir. örneğin, ego gerçek dünyayı göz önünde bulundurarak koşullar uygun olana dek cinsel itkilerin tatminini geciktirir. ego, idin talepleri, dünya gerçekliği ve süper egonun talepleri arasında aracılık yapar .
süperego: kişiliğin üçüncü kısmı olan süperego, çocuğa anne-baba ve başkaları tarafından öğretildiği şekliyle toplumun ahlak kuralları ve değerlerinin içselleştirilmiş temsilidir. temel olarak bireyin vicdanıdır. süperego bir hareketin doğru mu yanlış mı olduğuna karar verir. id haz arar, ego gerçekliği test eder, süperego ise mükemmeliyeti arar.
yakalandığı ağız kanseri yüzünden bir türlü iyileşemeyen ve ötenazi talep eden freud, doktorlar tarafından 3 doz morfin verilerek 23 Eylül 1939’da 83 yaşında Londra’da öldü.
kavede duyduğum bir dedikoduya göre genç üvey annesine karşı bir şeyler hissetiği için bir dönem bütün psikolojik sorunların nedeni cinselliktir demiştir, ben demiyor kavedeki yaşlı bir amca diyor.
anasına hallenen zamani ergeni, bedenen büyümüş o zamanın eksikliklerinden dolayı bu günün köylü kurnazları gibi hemen ekstrem fikirlerle bilim üretmiş. o zamana göre. anası artık buna neler gösterdiyse her gece anasını düşünüyordu galiba. "anam memelerini emdirtmedi bana ben ondan weirdim ıhhhhhhhhh" :(
"Bir puro bazen sadece purodur." der. Bazı şeylerin illa sebebi olmasına gerek yok.
(Hebele hübele ama o arkadaşları penis-sigara benzerliğinde çıkan tartışmada göt olmamak için öyle dedi taaam mı falan demesin, ağzına şantiye küreğiyle vururum. Biliyorum merak etme o muhabbeti. Bu söylediği sözün doğruluğuna gölge düşürmez. )
Freud un aslında savunduğu şey çok basit bir tezdir oda 'her insanın cinsel açlığı vardır fakat bazı insanlar bunu çok fazla dizginlerken bazıları yularını serbest bırakıyor buda insanları ahlaklı veya ahlaksız olarak ikiye ayırıyor.'
Sözlerini örnek alıyorsunuz ama eminim
ki bir çoğunuz ne hayatını ne ölümünü biliyorsunuz.
21 Eylül 1939’da Freud, özel doktoru Max Schur’u yanına çağırır ve “Sevgili Max” der, “yıllar öncesinden seninle konuşmuştuk, acılar dayanılmaz duruma geldiği zaman bana yardım edeceğini vaat etmiştin. Bu sözünü anımsıyor musun?” der. Çok çok duygulu bir hava içinde geçen bir konuşma olduğunu sonradan doktorun anılarından okuyoruz. Max Schur da ilk defa belki yaşamında Freud’un iki eline birden sarılır ve “Hayır” der, “konuşmayı hatırlıyorum, istediğiniz zaman, istediğiniz şekilde yardım etmeye hazırım” der.
Sonunu merak ediyorsanız.. şimdi size okuma araştırma fırsatı veriyorum.
Ruh hastasıdır ve bu ruh hastalığını bir çok kişiye bulaştırmıştır. Bazı hastalarına uyguladığı yöntemler sonucu hastalarının intiharına neden olmuştur.
Kişiliği id, ego ve süperego olarak ayırmıştır. Cinsel gelişim teorisini (psikoseksüel gelişim) ortaya atmıştır. Cinsellik ona göre bebeklikten başlar. Psikoseksüel gelişim teorisi aşağıdaki gibidir ;
Oral dönem (0-1 yaş) : Bu dönemde ağız haz alma bölgesidir.
Anal dönem (1-3 yaş) : Bu dönemdeyse dışkılama bölgesidir. Çocuk dışkıyı sık sık tutar ve bırakır.
Falllik dönem (4-6 yaş) : Bu dönemde haz alma bölgesi cinsel organdır. Aynı zamanda oedipus ve elektra karmaşasının olduğu dönemdir*
Latent dönem (7-11 yaş) : Toplumsal kurallara uyup cinselliği bastırma dönemidir.
Genital dönem (12-18 yaş) : Cinselliğin üreme amacına yöneldiği dönem diye geçer.
* “ Oedipus kompleksi, erkek çocuğun annesine karşı bir istek (cinsel) duyması ve babasını rakip olarak algılaması demektir. Bu dönemde cinsiyeti keşfeden çocuk, bir yandan babasına hayranlık duyar, öte yandan annesine karşı hissettiği duyguları anlarsa diye babadan korkar. Elektra kompleksi ise kız çocukların babalarına karşı bir ilgi duyması ve annelerini rakip olarak görmeleri durumudur. ” diye geçer. Ancak saydığım birkaç hocama göre de bu durum cinsel istekten ziyade yakınlaşma ve kıskanmadan ibarettir. Freud’un bu cinsellik olayını biraz abarttığını düşünüyorum.
insanlar yavaş yavaş inanmamayı, güvenmemeyi, sevmemeyi ve kronik şüpheci olmayı öğrenir. bu gerçekleştiğinde artık ne yazık ki çok geçtir. insanların “tecrübe” dediği şey budur. kalbiyle bağlantısını kesmiş bir insana “tecrübeli” denir.