tiksinti. içmeyene işkencedir. o kokusu siner üstüne. inadına inadına o duman içmeyene gider ya hani... çoğu ergenin 'büyüdüm ben baaak' diye bayrak sallar gibi başladığı meret. sonrada bırakılmaz. irade meselesi. derdimi geçirir tasayımı unutturur? hayır. e ne zarar verirsin kendine, etrafındakine. kendini zehirlediğin yetmiyo yanındakini düşün bare.
etrafınızdaki insanlar anlaşıp gelmiş gibi "hiç yakışmıyor yaaa" dese de zerre umrunuzda olmayandır. bazen en özlediğinizdir. 4 küsur senedir hayatınızdaki en fırtınalı ilişkidir. arada bronşitiniz veya faranjitiniz depreştiğinde otlanarak devam ettiğinizdir. izmaritte her seferinde kırmızı iz bıraktığınızdır. ağzınıza sıçandır. ve candır.
sigaradan nefret eden baba kişisinin, uğruna 10 mısra şiir yazdığı engezdir.
yav istiklal marşı gibi erinmeden, sıkılmadan insan nasıl yazar yaa? bu kadar nefret niye baba?
nickim tanım için yeterli sanırım. sigara camel soft'tur, kötü gün dostudur camel soft, en güvendiğin insan bile seni terketse de o asla bırakmaz seni. hatta sen onu bırakmaya çalışırsın bazen ama bir türlü kopmana izin vermez meret.
bazen yaşama amacım haline gelen duman. sabah kalkıyorum sigara içmek için yemek yiyorum aynı çay içiyorum yine aynı sevişiyorum evet aynı. hani illa bir nesneye tapılacaksa buna tapılmalı dedirtiyor efendim.
son zamanlarda şeker tüketmeyen biri olarak winston marka sigara içtiğim zaman ağzıma şeker tadı geliyor. filtesinde şeker olabilir yada ben kafayı yedim.
ciğerimi parçalayan, umutların içinde kaybolurken 4 duvar arasında dostum olan, yalın ayak yürüdüğüm yollarda yol arkadaşım olan, bazen aklımın firarda olmasına sebep olan, günde 3 paket tükettiğim duman.