bıraktım mutluyum, huzurluyum. içenleri kınıyorum, yakında hiçbir yerde içemeyeceksiniz olm. kendi evinizde bile rahat yok. gidin wc köşelerinde, lağımlarda için tu kaka zehrinizi.
yalnız merak ettiğim bir şey var. acaba her bırakan benim gibi yeşilaycı mı oluyor yoksa bu benim kuyruk acım da hafifletmek için mi böyle davranıyorum.
Hayatta en nefret ettiğim şeylerden bir tanesi. Eğer sevgilim sigara içiyorsa benimle hiç evlenme hayallerine girmesin asla ama asla sevgilime izin vermeyeceğim birşeydir. Cafede ya da herhangi bir ortamlarda sigara içen birisine sigarayı gözüne ya da başka bir tarafına sokmak geliyor içimden. Yani ne zevk alırlar şu dumanı çekmekten? sigaranın kutusunda kocaman yazıyo; "Sigara içmek öldürür" diye ama adam anlamıyo ki gözleri dönüyo gerçekten sigara manyaklığından. Allah inşallah benim bu düşüncemi korur da bulaşmam bu pis şeye.
sadece aşık olduğum erkek için bırakma kararı alıp iki gün bile dayanamadan ikimizinde sigara diye ilk büfeya saldırmasına sebep olan ve sadece bağımlılık yapmasına gıcığımız yüzünden sevmediğimiz ama sırf aşık olduğum erkeğin sağlığı için bırakabiliceğim meret.
nasıl ve ne şekilde insanın hayatına girdiği daha anlaşılamadan kendine bağımlı kılan, kullanıcıları için zararlıda olsa iyi bir dost olarak görülen, genelde en kötü anlarda hayat kurtarıp en iyi zamanda hayatı alan, gün ihtibariyle bıraktığım ateşli lolipop.
s-cıssskkk pff mpf mpff pufffffff.
c-cok içiyosun!
s-ben içmiyim de kim içsin aq!
c-iyi de aq bizim pakedi bitirdin şerefsiz s.tt.r git paket al!
-g.tsün olm sen ahhahahaa.
her çekişte akıldan bir dert eskiten, her nefeste gözyaşımın hüzünden değil de dumanının gözüme kaçmasından olduğuna inandıran,zararlı olduğu bilinen ama onsuz yapılmayan, candost...
olmayınca da oluyormuş. 10 yıldır köpek gibi içtiğim, güldüğümde, üzüldüğümde, seviştiğimde, tuvaletteyken, maç izlerken, beşiktaşımız yenerken, beşiktaşımız yenilirken, bahis tuttuğunda, bahis yattığında, sabah erken kalktığımda, geç kalktığımda, yemekten sonra, kahveyle, sahurdan hemen önce... kısaca en ufak bir psikolojik ve fiziksel değişimde elimi attığım, "ben" olan şeydi... taa ki doktor "içmeye devam edersen, ses telleri kaybedeceksin" demesine kadar. yusuuuuf yusuuuuf [runjeee, runjeee] sesleriyle bıraktım. o yüzden yok "ben bırakamam", yok "benimkinsi psikolojik değil fiziksel" yok "dudak tiryakisiyim" gibi artistliklere gerek yok.
yani, panzehiri için;
(bkz: göt korkusu)
ne kadar zararlı olduğu bariz bir biçimde ortadayken lisedeki çocukların sigara içmeye başlaması gerçekten ilginçtir. uzmanlar okulda sigara içmenin yasak olmasının sigarayı cazibeli hale getirdiğini idda eder.
yanılmıyorsam carlos casteneda, don juan'dan aktarır.
"beyazlar geldiğinde bizler tütün çekiyorduk,ama biz yılda bir kere o da bayramda içerdik. size emzik yapın demedik."
sömürgeci ispanyollar iyi halt ettiniz tütünü amerikalardan getirmekle.
öldürmese çok hoştur meret.