sevgili gibidir. içilen zamanlarda değeri bilinmez, hatta nefret edilir. bıraktıktan sonra bir anda özlenendir. insan aşk acısı çeker gibi özler. içtiği zamanların değerini bilemediğine üzülür. geri dönmek ister ama döndüğü zaman mutlu olamayacağını bilir. onsuz da mutlu olamaz. çok zordur unutmak sigarayı. aylar, yıllar geçmesi gerekebilir. bıraktıktan 4 ay sonra bile bana bu entry'i yazdırabilmiş bir merettir.
edit: şimdi düşündüm de yanlış yönlendirme yapmış olmayım. bıraktığım için çok memnunum. nefesim açıldı, günlük enerjim arttı. kesinlikle tekrar başlamayı düşünmüyorum. sadece arada bir yemek sonrası keyif yapasım ya da sahilde yürürken bir tane yakasım geliyor o kadar.
(bkz: akciğer kanseri)
öldürür. ama öyle hemen öldürmez, süründürerek öldürür. önce halsizlik, sonra yatağa bağlı kalma, sağından soluna dönerken bile yorgunluk, dayanılmaz ağrılar vs vs.
(bkz: koah)
ciğerlerin hiç bir işe yaramamasına neden olur. bir ömür oksijen tüpüne ve oksijen konsantratörüne bağımlı kalma sebebidir.
ve tüm bunların bonusu olarak ortaya çıkan hastalık)
(bkz: delirium)
oksijenin beyne yeterli gitmemesi sonucu beyin faaliyetlerinin çorba olması durumudur. zamanda ve mekanda olan herşey karışır, deli olunur.
bütün bunların sebebidir. daha da; "iyi bi şey sigara içmek" diyen varsa yorum yok!
Edit: belirtmeye gerek yok belki ama belirteyim; bunlar bir kaç aydıtr akciğer kanseri olan babam sayesinde tanıştığım hastalıklardır.
Edit2: bunu eksileyen mal; bunların hepsi de başına geldiği zaman görürüm senin sigara sevgini!
guy ritchie'nin son film olan rocknrolla da pek güzel bir dille anlatılmış olan çubuk.
-Üzerinde kraliyet nişanı olan
altın paketli uzun sigara.
-Cazibe ve servetin çekici
bir dolaylı anlatımı.
-Sigaranın aslında senin asil
ve sadık arkadaşların olduğuna dair kurnazca bir öneri.
-Ve bu, Pete, bir yalandır.
...
-Diğer kişiliğin senin dikkatini
tartışmanın diğer yönüne çekmeye çalışıyor.
-Sıkıcı, kalın, siyah beyaz harflerle
yazılmış olan ve ölümün bu mazbut, minik askerlerinin, aslında seni öldürmek
istedikleri ifadesi bulunur.
-Ve bu, Pete, gerçektir.
2009 itibariyle kapalı ve ortak kullanım alanlarında hatta okul bahçelerinde bile yasaklanan, şimdilerde insanların alışveriş merkezlerinin kapılarında içmek için topluluk oluşturduğu ve bu sebeple dumanını yelin aldığı, bağımlılık yapan madde.
aşk yüzünden başlanan sevdiğin kız içme dediği için azaltılan karşılık alamayınca iki katına çıkarılan başka biriyle daha da arttırılan aşık olunan artık bir raddeden sonra aşkım, dostum, tek arkadaşım diye hitap edilen tütünden imal edilen binlerce zararı tartışılan yasaklar getirilen aşığın sırdaşı, özentinin cakası, dertlinin sessiz dinleyicisidir.
zevk için içenleri bilmem ama, sıkıntı anında insanın ihtiyaç duyduğu şey.
kafa yapmıyor, sıkıntıları unutturmuyor...
ama yine de insan sıkıntı anında elinin altında bir şey olsun istiyor, ve sigara bunun için en iyi aday oluyor.
belki de acı çeken insanın kendine daha çok acı çektirmek istemesinden kaynaklanıyor.
bağımlı olmak için kolayca bahane üretilebilen, ama bir daha bırakılamayan hede.
buhranlı bir hayatı olanların; hele ki tiryakisiyse elinden bir an bile düşüremediği, nefes almak eylemini oksijen yerine sigara dumanı ile yapmasına sebep olan kardeşi.
sabahın 3 ünde cama çıkıp içmesi apayrı bir zevk olan hede. üşürsünüz, hatta üşümek ne kelime; resmen titrersiniz o soğukta. ama dışarıyı seyrederek içtiğiniz sigara ısıtır içinizi. abuk subuk şeyler düşünürsünüz.
jean paul belmondonun a bout de souffle(son nefeste) filmini izledikten sonra hayatımdaki değer listesinde en üst sıralara tırmanan ve ''kesinlikle bırakıyorum bıraktım bırakıcam'' lagalugasıyapılmayacak eşsiz madde.
sevilip sayılan bi insanın ciddi sonuçlar doğurabilecek akciğer rahatsızlığına rağmen sigarayı temelli bırakmamasıyla benim şu an baya dayanamadığım bi merettir kendisi.
akciğer kanseri denilen şerefsiz ve en çok yaygın kanser türünün (Tüm kanser türleri için görülme oranı % 34) başlıca sebebidir. 1920 lere kadar çok az sayıda olan akciğer kanseri sayısı, bu zamandan sonraki sigara tüketimine bağlı olarak ivme kazanmış ve de günümüzde en yaygın kanser türü olarak insanlığın başına bela olmuştur. bu akciğer kanseri denilen illet öyle bir şeydir ki erken teşhisi nerdeyse imkansızdır zira kanser ciğerin tamamını ele geçirene kadar hiç bir belirti göstermez. ya kemiklere atıp orada ağrı yaratacak ve öyle teşhis edilecek ya da nefes darlığı nedeniyle hastaneye başvurulup acı sonuç öğrenilecektir. ikisinde de durum hiç farketmemektedir çünkü bu aşamaya gelmiş akciğer kanseri artık 4. evredir ve yapılabilecek hemen hiç bir şey kalmamıştır. hasta şanslıysa kısa sürede acısı, ağrısı az bir şekilde yaşama veda eder. değilse türlü çeşit arazlarla ve bu everye göre nispeten uzun sayılabilecek 6 ay gibi bir süre zarfında binbir türlü acıyla hayatını kaybeder.
biliyorum buradan yazmam bir işe yaramayacak ama sigara içmeyin. her sigara içen bu illete yakalanmıyor ama yakalananı da öyle hallere sokuyor ki çok kısa süre içinde... neyse anlatmak ie yaramaz; görmek, o çökertici anlara şahit olmak lazım ki bunu düşmanımın bile tatmasını istemem.