Bu marjinallik ağzımı sulandırıyor dostum. Kesinlikle. Böylesine boşvermiş bir hayatı yaşamayı isterdim. Hayat shameless olsa oradaki Frank olabilirdim.
chicago' nun varoş bir semtinde geçen dizi, altı çocuk ve bir babadan oluşan Gallagher ailesinin zaman zaman komik, çoğu zamansa yürekleri burkan hayatlarını anlatılmaktadır.
Ahlaksızlığın altında dram trajedi yatan dizidir. Gayet izlenir fionaya bayılıyorum. Alkolik babasına baktığı sorunlu kardeşlerine rağmen her daim güçlü ve ayaktadır.
dizinin en severek izlediğim kısmı kahvaltı için ev ahalisinin hazırlanması 5 dk içinde kavga, kahvaltı ve bambaşka şeyleri sığdırıp hazırlanmaları. herkes farklı bir hayat yaşıyor.
debby karakterinden nefret ediyorum. ama lazım diziye o ayrı.
carl adamım. tam bir şeytan.
lip gerçekten onun gibi olmak isterdim.
ian bu tiple nasıl gay oldu anlamadım. gay olmasa lip çavuşu tokatlardı ancak.
fiona , çok kahpesin.
komşular kev ve zenci karı da en sevdiğim ikili.
babalarının amk.
dediğim gibi kahvaltı sahnelerinde sanki ordaymışım gibi. hatta ben bile bazen kahvaltı hazırlarken o triplere giriyorum ama sonra annemin evin her yerine astığı dantelleri görüyorum. ev çok düzenli.. havadan çıkıyorum omletimi yapıp geri diziye dönüyorum.
how i met your mother dan sonra içinde yaşadığım dizi bu oldu.
edit: gavatlıkta sınır tanımamaları bazen beni oturduğum yerden sinirlendiriyordu ama artık takmıyorum. lan yoksa ?
efsane olma yolunda ilerleyen dizi. izlerken bir bölümünde dahi sıkılmadığım nadir dizilerdendir. 6. sezonda bomba bir şekilde ilerliyor. gerek kevin'ın olayları gerek carl a çok gülüyorum. en son bölümün sonundaki soundtracke de hayran kaldım.