yeni albümünde onno tunç'un hiç açığa çıkmamış bir bestesinin yer alacağı gazetelerde değil, milliyet sanat'ta duyulmuştur ve doğru olma ihtimali çok fazladır, zira yazının yazarı bundan önceki albümlerde de albüm çıkmadan önce dinleyip yazı yazmıştır, çıkacak olan albüm de bizzat dinlenip, yazılmıştır milliyet sanat'ın haziran sayısında.
son dönemde pek cok konseri olmasına karsın konserine gidilemeyen sahane insandır.
yıllar sonra parayı buldugumda, en ön sıradan onu izledikten sonra kulise giderek bir konusma yapacagım gözlerinin ta içine bakarak: bir zamanlar sana hayranlıgından geberdiği halde parası olmadıgı için konserine gelemeyen fakir ama gururlu bir genc vardı ya......
yok başka bir tane daha!
konserleri süper eğlencelidir ve de sen ağlama gibi duygusal bir şarkıyı gülmekten söyleyemeyecek kadar da içinden geldiği gibi biri.**
insanın ağlayası, aşık olası, sevinesi, üzülesi, hüzünlenesi, güleceği yoksa da dürterek insana nefes aldığını hissettiriyor bu kadın. çok büyük kadın. evet.
kendi deyimiyle "hayatı çakmış" kadın... şahsen yalnızca aşk şarkıları yazmasını istemiyorum, hayatın her köşesine girsin, hissettiğimiz, yaşadığımız her şeyden bahsetsin şarkılarında istiyorum. ömrümüz sevgiliden, hasretten, ayrılıktan, aşktan ibaret değil sonuçta. ve sezen son albümüyle de tam olarak bunu yapmış. önünde saygıyla eğiliyoruz bu küçük ama büyük kadının...
uzun uzun beklemelerden sonra deniz yıldızı isimli müthiş bayıcı albümü çıkarmış sanatçıdır. tabii bu baygınlığı kim ne kadar dile getirebilir o ayrı çünkü neredeyse tüm müzik camiası göbeğinden ona bağlı ama bir yanda da gerçekler var ha bunlar kimin gerçekleri derseniz hemen "benim tabii ki" derim.
bir kere neredeyse şarkılar yavaşlıktan kendiliğinden stop düğmesine basacak seviyede ve müzkleri de birbirine baya baya benzemekte.
hızlı şarkılar da birkaçı hariç birbirinin aynısı menejer isimli laf sokma amaçlı bir şarkı var ki magazinlerde de baya duyuldu!
şimdi ben bu kaset hakkında köşecilerin yorumlarını bekliyorum, mesela şöyle bir şey olabilir mi?
arabamla egeye giderken o güzelim zeytinlerin kokusunu burnuma çekiyordum, sezen aksu şarkıları ise kendiliğinden kulağıma akıyordu! kimin böyle bir cümle yazabileceğine pek şüphe yok elbette!
herkesin anlayamayacağı türden bir albüm yapmış sanatçı. bu ülkede yaşayan ve hem bu ülkede hem de dünyada olup biten bunca şeye karşın hiçbir şey hissedemeyenler, bu albümü de dinlerken sıkılacak, bir şey anlamayacaktır. artık sezen aksu'dan sürekli olarak istanbul istanbul olalı, beni unutma, tutsak, unut, git, belalım gibi şarkılarla dolu albümler yapmasını beklemesin kimse. bu kadın sadece aşk kadını değil, yaşadığımız her şeyi yansıtıyor şarkılarına... son olarak deniz yıldızı albümü için, düğün ve cenaze ve ışık doğudan yükselirden sonra gelen en farklı ve aşmış albüm diyebilirim. sezen'in tam olarak kendini anlattığı, kanıtladığı, gösterdiği bir albüm olmuş.
aslını inkar etmeyen sanatçı, kraliçe. beyaz show'da bile söyledi denizli'li olduğunu. ama bir insan denizli'de sadece doğmakla denizli'li oluyorsa o ayrı, kadın üç yaşında ayrılmış oradan, sonra hep izmir...
ne kadar hatırlıyor olabilir ki denizli'yi.
bu arada aslını inkar etme merakı diyen süper insanlara sezen'in resmi sitesinden geliyor, bakın resmi diyorum.
"Sezen Aksu Denizli Sarayköy’de dünyaya geldi; izmir Kız Lisesi ve babasının arzusu ile girdiği Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi de dahil olmak üzere eğitim sürecini izmir’de sürdürdü"
Eh üç yaşında ayrılan biri, o günden beri izmir'de yaşayan biri de izmir'i sevdiyse kendisini izmirli hisseder çok normaldir ki sezen çoğu zaman izmirliyim de der, egeliyim de der. hiçbir zaman doğduğu yeri de inkar etmez.