insana sürekli rakı masasında gibi efkarlı efkarlı "seviyorum uleynn!" deme isteği uyandıran eylem.
insana çok şey katar, çok şey öğretir; sabretmeyi, hayatı iki kişilik yaşamayı, fedakarlığı, hayatta her şeyin kontrol altına alınamayacağını, kaybetme korkusunun da en şiddetlisini yaşamayı.
Sadece sevmek yetmez, aynı zamanda değerlerin de olmalı; adam gibi sevmelisin. Adam gibi sevmek nasıl olur anlatayım: Sevdiğin insanların bir gün seni eleştirmeleri pahasına da olsa gelişmelerini istersin, bir gün gitmeleri pahasına, idealler bulmaya teşvik edersin; Senden uzaklaşabileceklerin ihtimali pahasına yürümeye teşvik edersin, kıskanma ihtimalin olsa bile, onların senden daha zeki, varlık...
Üstada sormuşlar kırılan kalp yine sever mi diye?
Üstat da; evet demiş...
Adam peki demiş,
Üstadım siz hiç kırılan bardaktan su içtiniz mi?
Üstat da cevap vermiş; peki sen hiç bardak kırıldı diye su içmekten vazgeçtin mi...
maalesef artik cok degersiz.
oysaki sevgiyi satin alamaz satamaz istediginizde bulamazsiniz.
ama buna ragmen insanlar elle tutulur seyleri bi guclu duyguya tercih ediyor.
..kendinden vazgeçmektir bazen. o olmaktır. o sen olmadığında, aynı hayallerde buluşmadığında, ayrı olduğun her noktada kahrolmaktır. kıskanmaktır çok zaman, kaybetme korkusundan ötürü. ama çok korkmamalı insan korktuğunu başına getirmemeli. dozunu ayarlayıp, kendinden geçmeden sevebilmeli insan. "o (sevdiğin her ne ise) olmadığında da hayatın devam eder" i kabullenmeli.