resulullah orada olsaydı annemin elini tutardı derdi ki ‘kızım ha gayret!’;
ben orada olsaydım annemin elini tutardım ve derdim ki ‘anneciğim ölmesen…’
Ah muhsin ünlü - resulullahla benim aramdaki farklar (okumanızı öneririm)
“Nelere alışıyor insan;
Ne alışamam dediklerine,
Ne unutulmuş vaatlere..
Ne hayatta yapmam,
Yaptıramazlar dediklerine..
Ne görmezsem ölürüm deyip,
Görmeyince ölmediklerine..
Nelere alışıyor insan;
Alıştıkça şaşırdığı ne çok şeye..”
Şimdi ne söylüyorsam
karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana..
ve ben artık
biliyorum:
toprağın -
yüzü güneşli bir ana gibi -
en son en güzel çocuğunu emzirdiğini..
fakat neyleyim
saçlarım dolanmış
ölmekte olan parmaklarına
başımı kurtarmam kabil
değil!
sen
yürümelisin,
yeni doğan çocuğun
gözlerine bakarak..
sen
yürümelisin,
beni bırakarak...
kadın sustu.
sarıldılar
bir kitap düştü yere...
kapandı bir pencere...
ayrıldılar...