hiç şüphesiz verilmiş sadakat yeminidir. hele bunu bir de ispat ediyorsan..
--spoiler--
marty korkunç bir baş ağrısı ile uyanmıştı. bir süre gözlerini açmayı denedi, bunu başardığında yanı başındaki masada 1 bardak su ve birkaç aspirin buldu. doğrulup yatağa oturduğunda karşısında özenle hazırlanmış, temiz ve ütülü çamaşırlarını görüyordu. şaşkındı, çünkü oda olağandışı bir şekilde derlenip toplanmış ve temizlenmişti.
masadaki aspirinlere uzandığında bir köşeye iliştirilmiş küçük bir notu fark etti:
"tatlım, kahvaltın masada hazır ve kahven de tam istediğin gibi ocakta.
alışverişe gideceğim için erkenden uyandım.
seni seviyorum"
notu katlayıp yerine bıraktı. sersem sersem yürüyerek mutfağa girdiğinde kahvaltı masasında sabah gazetesi, en sevdiği kahvaltı olan jambonlu yumurta ve kızarmış ekmeklerden bir servis vardı. oğlu jack de kahvaltı masasında kendi sandalyesinden ona günaydın diyordu. yemeğe başlamadan önce sandalyesini biraz öne çekip:
"hey evlat, dün gece ne oldu biliyor musun?" diye sordu. jack yemeğine devam ederek:
"sanırım 3 civarı eve geldin baba. zil zurna sarhoş olduğundan hiç kimseyi tanımıyordun. evin tüm koridorlarına bir parça kusup, birkaç eşyayı devirdikten sonra sızdın.."
marty'nin kafası iyice karışmıştı:
"tanrım, bu korkunç bir şey.. pekala neden tüm ev tertemiz, çamaşırlarım özenle katlanmış. neden 8 yıldan sonra kahvaltı masada beni bekliyor? neden kahvem tam istediğim gibi.."
jack:
"sen sızdıktan sonra annem sana söylenerek yanına geldi. bacaklarından sürükleyerek odaya taşıdı ve uyuman için elbiseni çıkarıyordu. o zaman sen - hanımefendi, lütfen beni yalnız bırakın. ben evliyim.- dedin.."
--spoiler--
Kız:Hep canın sıkkın mı olur böyle? Neden kötü geliyor sesin.
Erkek:Hayır şuan gülümsüyorum. Sadece telefonu ilk açtığımda sesim öyle gelmiş olabilir. Ama bilmiyorsun ki;sen bana çok iyi geliyorsun.