lisede yapmıştım ben onu ama atkı bitmeden ayrıldık. derste çıkarıp çıkarıp örüyordum. bide ellerimi kremleyip de örerdim güzel güzel koksun diye. ergenlik işte.
Gerceklestirmek uzere oldugum eylemdir. Sanırım bitmek üzere. Perşembe günü dogum gunu ona yetistirmeye calisiyorum. Bu gune kadar elime ip igne almamis kizim ben.
Olurda ayrilirsak icime okuz gibi oturur farkindayim.
bir kiz sevgilisine atki ormesi erkegi soguk havada sevgisiyle isitmasi ve her zaman yanindaymis hissi verir. kıtlıkta verilen lokmanin unutulmadigi gibi sogukta verilen atkida unutulmaz.
geçen sene yıldönümümüzde sevgili hayat arkadaşı adayımın da ördüğüdür. ve ben bu salak ben az kalsın o kızı bırakıyordum. Allah aşkına atkı ören kız bırakılır mı ya...
klişeleşmiş batıl inanca inat yapacağım eylemdir. düşüncesi bile heyecanlandırıyor ki beni, o nasıl sevincek kim bilir. yıllardır elime ip almayan ben, ipçilerin yolunu tutcam. bakalım selanik beni bekler.
okuduğum tüm uyarılara rağmen geçen yıl gerçekleştirdiğim eylem. Sonuç mu 2 ay sonra ayrıldık, ayrılıktan çok atkıya üzüldüm geri istemeyi bile düşündüm. Kısacası şehir efsanesi deyip geçmeyin.
Bir zamanlar yurt dışında okurken sevgilimin bana yaptığıdır. Bitmesine rağmen emeğe saygıdan ötürü atılmamış, kullanılmayan eşyalar arasına kaldırılmıştır.
Sevgili insanının bütün hamaratlığını 1 buçuk metrelik atkıya sığdırıp evlenilecek kız statüsüne hızla akmasıdır. Çok yakın iki arkadaşım can hıraş bu işe giriştiler ikisi de 1 ay sonra ayrıldı. Ayrılırlar diye bir kaide yok ama ayrılınca acayip koyuyor kızlar. Yapmayın kızlar.
hep istemişimdir, bir sevgilim olduğunda benim için kendi emeği olan çok küçük de olsa birşey yapmasını. o benim için dünyalar değerinde bir hediye olurdu. ama hiç olmadı.
Vardı böyle bir sevgilim. Mavi mavi örmüştü. Üniversite yıllarında daha bir sıcak tutuyor böyle şeyler. Anadan babadan ayrı kalmışlığa o atkılar sahip çıkıyor sanki. Gurbetin kokusunu alıp uzaklara götürüyor. Güzel insandır o atkıyı Ören... saftır temizdir.