can yakmaz. sinir olmak, düşünmek, iyi ki bitti, yürüsün gitsin ya da ben ne yaptım şimdi diye beynin kurcalandığı dakikadır. asıl acısı akşama, gecesi çıkar.
-gitti
-cidden gitti
-ben
-onsuz ne yaparım
-hayattan ne beklentim kaldı ki artı ?
-acaba nerede hata yaptım
-acaba onu bir daha görebilecek miyim ?
- ah aşkım benim.
-saat kaç bu arada
-hassiktir halı saha maçı vardı.
huzur ve mutlulukla dolu olan bir dakikadır. hafiflersiniz. boynundaki tasmadan kurtulup, vampir ülkesinden kaçan lycan gibi hissedersiniz kendinizi. harika bir histir.
telefon kapatılır. Bi süre olayın etkisiyle ağız açık gözler portlemis şekilde haliya bakılır. Geri kalan yarım dakika da bir anda bacaklarinizda kuvvet kalmaz dusersiniz. içinize böyle nefes aldirmiycak, yakan sanki çamaşır suyu icmissiniz gibi oluşan bi acı gelir. Gözleriniz dolar ve ondan başka hayal kurmayan, ondan başkasını düşünemeyen sizin ağzınızdan şu cümle çıkar;
o değilde dur damla vardı, bir dakika, ayşe, cansu, aslı, sıla, duygu, ezgi, begüm, hakikaten lan hangisini arasam, dur lan zaten hepsi arıyor akşam beni. en güzeli beklemek, hani birini beklemek beklememekten neydi o ha işte o değil bak o değil işte. dir.
not: övünmek gibi olmasın ama bu hatun kişiler, toplam hatunların sadece 10 da biri bile değildir. *
sinirden gülersiniz önce. henüz ayrıldığınızın farkına varmamışsınızdır. yavaş yavaş aklınıza oturmaya başlayacak olan bu düşünce bundan sonraki her dakikanızı zehir edecek sizi bir dakikalık uykuya hasret bırakacaktır.
ne hevesle gelmiştim o gün oraya. suslenip puslenip güzel kıyafetlerimi giyip kokularimi surerek gitmiştim. Görmüyordum uzun zamandır.
Nerdesin diye aradı. Burdayim gel dedim. Görünce üşümem geçti sarılıp öptüm. Bi yere gittik oturduk hemen. Yine nerden getirdiysem konuyu ayriliga getirdim. Yine tartisma... halbuse cok seviyordum. Üzmek ustemiyordum. Su dilime bi hakim olabilsem boşuna kıskançlık kuruntu hepsi.
Neyse, sıraladim da siraladim. Sonra sakin sakin konuşmaya basladi anlattı beni nasıl sevdigini. Dinlemiyordum. Çünkü dinlesem birakamazdim yüzüne bile bakamiyordum.
Uc saniye bakabildim gözlerine. Zaten sonra aglamaya basladim. Gittim erkek tuvaletine girmisim. Bi cocuk açtı kapıyı beni görünce şaşırdı. Gozlerimi silip yanına gittim.
Olmuyor dedim. Bitsin... bi seyler dedi h
ayir gibi. Duymadım kalktım masadan. Çıktık.
Yol hic bitmesin istiyordum. Salak gibi bıraktım. Biraz konuştuk yolda. Alışkanlıkla aşkım, hayatım deyince Özür diledi. On dakika önce hayatı değildim sanki.
Geldik durağa. Bekliyoruz. Klasik bak ohtiyacin olursa ara muhabbetleri. Ben yine yüzüne bakamiyorum. Gözlerim dolu. Onun gözünden birkaç damla düştü yine. Hic sarilmadigi kadar sıkı sarıldı sonra. Baktı yüzüme. Ne ayriligi ayrilmiyorum diyemedim. Otobüs geldi. Öptüm bindim otobüse. Eve gidince mesaj atarim diyecektim ki.. bastim karti. Baktım gözü dolu dolu bana bakiyor. Gulumseyip el salladim. Otobus hareket etti. Oturdum. Hickira hickira aglamaya basladim sesli sesli. Ağlıyor sesleri duydum. Yarım saat agladim otobüste. Eve geldim yine agladim. Şimdi yine ağlıyorum.
Keşke yapmasaydim....
Başın zonklar. Damarlarının tamamının yerinden çikacakmışcasına attığını hissedersin. Yalnızsındır artık. Koskoca dünyada tek başına hissedersin kendini. Ne olacak lan şimdi? Yine mi kaybettim? Sorularıyla geçmeyen bir gece/gündüz olur senin için.