hiç durmadan özlenilen , beraber zamanın su gibi akıp geçtiği ve bakmaya doyulamayan nimet. Dost , arkadaş , anne , baba.. Zamanı geldiğinde hepsinin yerini tutabilendir gerçek sevgili.
uzakta olan bi kalp.
uzak dedim ama kilometreye dökünce kimbilir ne kadar uzak
bilmiyorum ne kadar eder kaç kilometre ya da kaç metre uzağım kendisine.
kötü zamanlarında yanında olamamak var bi de
bu sanırım işin başka bi cilası, başka bi tuzu hatta acı meksika biberi.
bilmiyorum, hatırlamıyorum yan yana olunca noluyodu.
nasıl seviyodum insanları hatırlamıyorum. nasıl yanlarında olabiliyodum kötü zamanlarında.
aklımda değil geçmiş zamanlar.
öpüşürken çok iyi çok güzel.
elini ayağını burktuğunda yanında olucaktın diyor bi yerler.
uzaktaki, yakındayken öptüğüm
ama uzaktayken
ayağını burktuğunda yanında olamadığımdır şimdi.
anlamı zor bunun, hele ilk çift sayıdan daha büyükse n'apar ne eder diye düşündüğün.
birilerinin yanında olamamak,
öpüşürken ne güzel ama
sıkıyosa incidindiğinde ayak
koptuğunda el
yarıldığında baş
yanında ol.
anlamı zor.
zaten sevgili olmak zor zanaat bu devirde.
önemli de bi şey diyorum bak herkes herkesi öpemez.
hem insan annesinden başka kimin göğsünü öper ki?
süt de önemli bi şey. zaten mükemmel bi şey anneyi sevgiliden ayırmamak
güzel şeyler bunlar öpüşmek de öyle ama sıkıyosa kol kırıldığında dolayda ol.
kafaya uçak çarptığında ya da meteor düştüğünde uzakta olanın evine.
olmuyor işte her şey kolay değil bu devirde
herkesi sevgili yapmıyolar, yapmıyo birileri.
yapıyosa da işte böyle levelini yüksek tutuyo.
tutsun bakalım biz mario'da ne leveller gördük lan.
ne canavarlarla dövüştüm ben.
ne prensesler kurtardım ki zaten yoktular...
başka kaledeymişler.
tam kazandım derken uzaktalarmış yine.
ama yılınmaz level mevel işlemez bana yerim levellerini herkesin ona göree
ben öpüşmüş adamım
kol, bacak kafa gövde
koptuğunda
kimsenin yanında olamadım.
ama şehirlerarası -ki o birbirlerine uzak şehirleri allaha havale ediyorum- otobüs yolculuğu yapan insanları bile uğurladım çok uzaklara
hani şu evlerine meteor çarptığında yanında olamadığım kişi, kişigül.
yok çiçek değil. sevmiyorum çiçek isimlerini sevgilime demeyi.
aaa tühh ya sevgilim var diye hava yapıyorum tüm sözlüğe. bak demin de öpüştüm demiştim
ne hayvanım, düşünenemedim
ho nerde kaldık?
bacak
kafa, göz
ağlayan insan
bilmiyorum kaç kilometre uzak
aslında şööyle düşününce ne güzel bi icat uçak
ama bi yere götüremedikten sonra anlamsız da öpüşmek
uzak dedim ama kilometreye dökünce kimbilir ne kadar
1 saat 1.5 saat yol uçarak.
başka türlü kafayı bulsan 30 saniyede mars.
ama önemli olan mars değil
marsta su bulmak.
Uyurken onu izlemek kadar güzel bişey olmayan,Buluşma anında kalp atışlarının duyulmaması için saçmalanılan,Bazıları için canını bile feda edilebileceği karşılıklı ve karşılıksız olmak üzere ikiye ayrılan dünyanın en muhteşem duygusu.
insan toplumlarında, içgüdüsel bir perspektiften bakarsak, genetik kodun aktarımı/paylaşımı için o anki seçilebilecek olasılıklardan en uygun olan kişi.
iki kişilik düşünmeyi,hayal kurmayı,üzülmeyi,sevinmeyi öğretendir.kendisi çoktan unutmuş olsa da,milyonlarca anı bırakandır size... telefonla konuşmaktan nefret etmesine rağmen bir zamanlar sizinle 4 saat telefonda konuşmuştur,ilk bakışta asla ağlayabileceğine inanamayacağınız biri iken,size bakıp hüngür hüngür ağlayabilmiştir defalarca,çiçeklerle kapınızda sizi beklemiştir.hem en çok güldüren,hem en çok ağlatandır;kızınca her lafı tokat gibi olan ama pişman olunca en tatlı sözleri söyleyebilendir.olmadiginda tek kisilik dusunmeyi tek kisilik hayallere dalmayi ogretendir ayni zamanda..
sigara içirmeyişi bile özlenendir.
gelsin yine saçları bozsun, gözlerin içine baksın konuşmasın yeter ama özlenendir deli gibi. ağladığında yanında olamamak tarifsiz bir acı dedikleri şeydir.
bizim gibi, benim gibi bir saati bile mumla arayanlara kolay gelsin. allah herkesi sevdiğine kavuştursun uzak tutmasın sana bunları şu mübarek kandil gecesinde diyorum bak. hadi.
cırkın de olsa dunyanın en guzelı,en yakısıklısı.
daha cabuk affedılen.
en cok ozlenen.
en sınır.
en tatlı.
en gıcık.
yuregınızı en cok actıgınız.
ve en cok sevdıgınız sahsıyet.
gülen gözlerin, hızlı kalp atışlarının, göz yaşlarının, heyecandan titremelerin, mutluluğun, mutsuzluğun, dünün, bugünün yarının sahibidir. ayrıca iyi ki vardır.
Telefonu suratınıza kapadığınızda sizi geri arayan,
Sizin uykuya dalmanızı seyretmek için uyumayan,
Sizi alnınızdan öpen,
Size en zor anlarınızda, sizi bulutların üstünde çıkarmak isteyen,
Arkadaşlarının önünde elini tutan,
Öyle birini bekleyin ki,
Size durmadan size sahip olduğu için kendini şanslı saydığını veya ne kadar önemsediğini hatırlatan,
Arkadaşlarıma dönüp 'aradığım o' diyen... *
Bir kız geldi tam karşımda durdu, önce varlığıyla varlığımı onurlandırdı, gözlerinin içine baktım , oradan beynimin en diplerine kadar ulaştı, aklıma ve kalbime yüklenen acıları daha önce görmediğim kadar özenli elleriyle raflardan aldı tüm pislikleri, lanetleri yine aynı özenli elleriyle indirip asla açılamayacak kutulara koydu. Maskeler arkasından bakan gözlere alışkın olduğu için gözlerim, daha önce benden başka hiçkimseye açılmamışçasına berrak ve temiz maviliğini seçemedi onun güzel gözlerinin ürktüm çekindim sanki daha önceki gibi görememekten gördüğümü zannettiğim zahirilikleri ,zahiri zannettiğm şeylerin gerçekliğini yüzüme vurdu, onda sevgiyi keşfettim, onu tanıdıktan sonra bütün iyelik eklerim onunla ilgili oldu, sadece sevgi olarak kalmadı sevgiyle doldu "sevgili" oldu.
yalancıların en büyüğü de olabilir sevgilim dediğiniz insan. son derece acımasızca canınızı yakabilir, en kötü zamanınızda sırtını dönebilir, hatta arkasına bile bakmaz, -ben ne yaptım- diye düşünmez bile, hakkınızda hiç birşey bilmiyormuş gibi davranan bir yabancıya dönüşebilir, yazdığınız onlarca, yüzlerce satırı yok sayabilir, sevginizi hiçe sayabilir, bir ay önce uğruna herşeyi yapabileceğiniz sevdiğiniz ve tarafından sevildiğine inandığınız, size -sevgilim, sevdiğim, aşkım- diye seslenen insan bir ay sonra bir yabancıya dönüşebilir, aslında seni sevmiyormuşum bile diyebilir, şaşırmayın, sadece dua edin, güçlü olun geçecektir.
"Gözlerinden kapı açtın
Buyur ettin bakışımı
Davete icabet ettik
Kırıp gitmek yakıştı mı?"
diye sormak istersiniz ama nafiledir hepsi ne demiş demir demirkan, nafile bunlar birisi birgün sizi anar da ağlar belki, kim bilir...
sözlükte en çok bahsedilen kişi, kurum ya da kuruluş. yüzde sekseninin fantazi, hayal diğer kısmının da yarı gerçek olduğunu kabul edersek elimizde kalan brüt sonuç sözlüktekilerin zeka yaşı ortalamasını veriyor.
mutluluktan suurunuzu kaybettirebilen, uzuntuden ve sinirden komaya sokabilme potansiyeline sahip, bazen gokkusagı gibi hayatınızı lunaparka ceviren bazense dolu olup canınızı acıtan, bazen hayatı futursuzca sevdiren bazense lanet ettiren varlık.
Zaman nasıl akıp gidiyor
insanlar maskelerini ne çok seviyor
Yıllarca bir yalanla bir ömür geçiyor da
Hiç kimse yok bir tek günü sonuna kadar yaşamaya
Mecbursun yalnızlığa
Oysa sevgili, bir tek sevgili
Nasıl değiştirir dünyanın gerçeğini
içimdeki fırtına ele geçirdi beni
Bir gün baktım hiç korkmadan aynaya
Orda yeniden gördüm kendimi
işte sevgili, bir tek sevgili
Nasıl değiştirir dünyanın gerçeğini
Şimdi asla pişman değilim
Yaşadığım her şeyin bedelini ödedim
Nasıl olsa bir gün gelir duygular bulur yerini
Hem cehennem, hem de cennet yeryüzünün mevsimleri
O kadar şey değişti ki
Artık kimse masum değil
Duygular çok eskidi
O zamanlar biz ne güzel çocuklardık
Dünyaya aydınlık gözlerle bakardık
Ve işte o zaman kırdığın bu kalp
Şimdi kırıyor başka kalpleri
Aşkta kazanmak dedikleri kaybetmektir bir çok şeyi