iyi bir futbol hakemi ile benzer özellikleri barındırır. yanlış bir karar verip yanlış yaptığında tüm tepkiyi, siniri üzerine çeker.
daha önce yaptığı doğru ve güzel şeylerin hiçbir önemi yoktur.
(başkasını ararken)aç hadi lan aççç. seni mi bekleyeceğim.telefon niye taşıyorsun ki.
(sevgiliyi ararken)noldu acaba? aha ne çabuk meşgul oldu.(cevap vermiyor yazısı)
--spoiler--
zaman nasıl akıp gidiyor
insanlar maskelerini ne çok seviyor
yıllarca bir yalanla bir ömür geçiyor da
hiç kimse yok bir tek günü sonuna kadar yaşamaya
mecbursun yalnızlığa
oysa sevgili, bir tek sevgili
nasıl değiştirir dünyanın gerçegini
içimdeki fırtına ele geçirdi beni
bir gün baktım hiç korkmadan aynaya
orda yeniden gördüm kendimi
işte sevgili, bir tek sevgili
nasıl değiştirir dünyanın gerçeğini
şimdi asla pişman değilim
yaşadığım herşeyin bedelini ödedim
nasıl olsa bir gün gelir duygular bulur yerini
hem cehennem, hemde cennet yeryüzünün mevsimleri
o kadar şey değişti ki
artık kimse masum değil
duygular çok eskidi
o zamanlar biz ne güzel çocuklardık
dünyaya aydınlık gözlerle bakardık
ve işte ozaman kırdığın bu kalp
şimdi kırıyor başka kalpleri
aşkta kazanmak dedikleri kaybetmektir bir çok şeyi
--spoiler--
Yabanım esmerim sevgilim sebebim
Bir gün bir kış masalında sevip yitirdiğim
Şimdi artık korkular şarkılar mırıldanan
Öpüşünle yaralı bir kız çocuğuyum ben
sosyal yaşantın, kuvvetli aile bağların, geniş arkadaş çevren, uğraşıların varsa gerek duyulmayan yada eksikliği hissedilmeyendir.maksat sevgi göstermekse, anları paylaşmaksa daha kıymet bilir baş ağrıtmayacak kimseler vardır yanıbaşınızda ve terk edip gitmeyeceklerini, gün gelip yaşadığın anlara lanet ettirmeyeceklerini bilirsin.
sevginin toplandığı varlık. bir ( eski) arkadaşının yaptığını utanıp anlatamazsın; oysaki bukowski okuyup, realiteden falan bahseden radikal bir tipsindir. "seni seviyorum" dersin, ama o sevgiyi nicelik bindiremezsin ( bir kamyon gibi sevmek, tır kadar tapmak falan filan ). en beğendiğin yerlerine akrostiş şiirler yazamazsın ki hala realiteden falan bahseden radikal bir tipsindir. sarhoşken yaptıklarını hatırlayıp "lan on katını yapıcam ayıkken bi buluşalım amına koyuyum" deyip yapamazsın hala ve hala, realiteden falan bahseden radikal bir tipsindir. yani göbeğini kaşıyan o tiplerden farkım yok benim aslında. dişimizin bir minesine dünyalarla iltifat bağlamında sözler ederiz ve "tanrı süper lan, bir mine bilmem kaç mikron ama sağladığı fayda 1 metre belki" deriz ama gerçek bir mine'ye karşısında değer yüklemeyiz; veya yüklediğimiz değeri söyleyemeyiz, çünkü hala ve hala ve hala lanet olsun ki, realiteden falan bahseden radikal bir tipsindir.( dip falan değil direk not ) o da benim bu halimi sevdi beee.
Zaman nasıl akıp gidiyor
insanlar maskelerini ne çok seviyor
Yıllarca bir yalanla bir ömür geçiyor
Hiç kimse yok bir tek günü
sonuna kadar yaşamaya
Mecbursun yalnızlığa
Oysa sevgili, bir tek sevgili
Nasıl değiştirir dünyanın gerçeğini
içimdeki fırtına ele geçirdi beni
Bir gün baktım hiç korkmadan aynaya
Orda yeniden gördüm kendimi
kimi zaman insanı çileden çıkarır, kimi zaman dokunmasıyla bütün dertleriniz alan yaratıktır.*
şu sıralar saklanıyor benden, ortaya çıkmaz oldun be güzelim. vakti keraat geldi, bir çıkta göreyim güzel yüzünü.
onu nerde ve nasıl bulacağınızı asla bilemezsiniz... o hep var ama bunu iyi bilirsiniz.
kimi zaman deniz kenarında, kimi zaman herhangi bir durakta beklenir bu yaratık. ama hep bekleniyor bu yaratık, neden?
Hani çaya şeker atarsanız şekerli olur
Ne bileyim kahvenin içine bir kaşık krema koyarsanız kremalı olur ya
Öyle işte...
içinize sevgi koymayı başarabilirseniz sevgili olursunuz
içinde sevgi barındırmayı becerebilen herkes sevgilidir bu durumda
Kimi kimsesiz çocuklara gösterecek sevgisini
Kimi ailesine
Ama ortak paydada birleşecek hepsi
Çünkü kim ne yaparsa yapsın, kim neye gösterirse göstersin sevgisini
Farkındaysanız hepsi 'sevgili'...
biliyorum ki; bir yerlerde nefes alıyorsun,yaşıyorsun. sen de benim gibi sabah kalkıyor, dişlerini fırçalıyor, üstüne bişeyler giyiyor işine koştur koştur yetişmeye çalışıyorsun. biliyorum ki, sen de seviyorsun işini, iyi de yapıyorsun, beceriklisin çünkü... biliyorum, çay bardağın bir boşalıyor bir doluyor, arada sigaranı da yakıyorsun şöyle keyifle. evet sen de ; yorgun argın da olsan, iş çıkısı denizi koklamaya gidiyorsun kıyısına ve içine çekiyorsun yosun kokularını... eminim ki; o denize karşı bir dürüm muhakkak yiyiyorsun.
seviyorsun sevmesine ya yalnızlığı, işte sen de benim gibi eve geldiğinde şöyle uzanıp koltuğa bir iç geçiriyorsun, ah diyorsun sevgili nerdesin, neden hala yoksun... ya da benim yaptığım gibi ; beni anlatıyorsun bi yerlerde, tanımlıyorsun...
şeklimi şemalimi tahmine çalışıyorsun çoğu kez... öylece kapatıyorsun gözlerini, hayal etmeye uğrasıyorsun, ama koyamıyorsun ki bi resme beni... tanımıyorsun çünkü, aynı benim koyamadığım gibi...
sonra bir kadeh rakını, 2 dilim beyaz peynirini çıkarıyorsun dolaptan ve bir müzeyyen senar -benzemez kimse sana patlatıyorsun müzik çalardan... biliyorum ki; benim gibi bu da senin en büyük keyifin.
sen de yatağa girdiğinde, komidinde duran kitabını alıyorsun eline ve yarım saat okuyorsun. biliyorum ki ; sende seversin elif şafak'ı, kemal tahir'i,erol toy'u, yaşar kemal'i... biliyorum nazım'ın, ahmet arif'in, can yücel'in şiirlerini bir solukta defalarca okuyabilecek kadar anlarsın güzelden...
bilirim ki, adilsin sevgili sen, yalansızsın,dolansızsın... bundan sevdim ya seni hiç bilmesem de nesin kimsin...
ve bilirim; çok güzel seversin sevgili sen...
her nerdeysen,kimleysen,nerde yaşıyorsan biliyorum bir gün çıkacaksın karşıma. güven vericisin çünkü sevgili sen.
ama ; gel artık olmaz mı... biliyorum ; sen aşkların en güzel olanısın... gel ne olur...