hayatınıza giren her yeni insanda, yaşadığınız her yeni hikayede, baktığınız her yeni gözde, duyduğunuz her yeni cümlede, yine yeni yeniden aklınızda olandır.
sade sevgili. eski değil yeni değil eski sevgilinin yeni sevgilisi değil yeni sevgilinin eski sevgilisi değil eski sevgilinin yeni sevgilisinin eski sevgilisi ya da yeni sevgilinin eski sevgilisinin yeni sevgilisi hiç değil.
sevgili olduğu sürece hayatınıza renk katan hayatınızın merkezinde olan insandır.
çekip gittiğinde keşke hiç olmasaydı dediğiniz insandır.
siz hayatınızdan çıkardığınızda pişman olup, keşke çıkarmasaydım dediğiniz insandır.
çok çeşitli duygular yaşatır. aşk, hüzün, acı, mutluluk, pişmanlık...
bir gece yarısı uyanıp karanlığa çakmak yakıp sigaranın ilk dumanında ister istemez gözlerin gördüğüdür sevgili. koca yatağa tek yatarken sığamıyor ve rahat edemiyorken onunla hayatın en mutlu anları yaşanır, hiç olmadığın kadar huzurlu ve rahat olursun. hayat yolunda yürürken, etrafındaki her leke, her insan şu beyaz hayatta bir bir ölümle siliniyorken, daha büyük olmak için onunla birleşip dünyayı boşvermektir, kafa tutmaktır ölüme onunla iki nokta iken 'bir' olduğunuzda. bir olunandır sevgili, iki kişi tek yürek olunandır, tek vücut, tek ruh olunandır. hayatın en sıcak ve renk dolu anlarını hissedebileceğin tek insandır. hayat denilen o boktan içkiyi sek içmektir. yanına hiçbirşey katmak istemezsin, belki yerini alacak diye, kendi kendinden korkar, koymazsın. yakar boğazını, durmaz yine dikersin kafana düşünmeden içine akıtırsın. bilirsin ki aşktır o, canını yakar bazen ama dünyadaki yegane mutluluk kaynağıdır.
boş sokaklarına, ankara'nın karanlığına renk olduğu için kalma sebebindir. gecenin bir vakti sırf ondan bir parça bulmak için buz gibi havada onunla oturduğun yerlere gittiğindir. karanlığına renktir, ruhuna tat.. yaşamaya sebep ölüme inattır sevgili.
sevgili şunları yazarken yetmediğini, anlatmanın ucundan bile geçmediğini bildiğin halde yine sevdiğin için durduramadığındır parmaklarını.. sevgili candır dostlar, can hayat, hayat o, o can, can hayat, hayat o,o can...
gereksiz bir şey. insanı hedeflerinden alıkoyuyor. ve zaman kaybettiriyor insana. bence herkes ideolojileri doğrultusunda yaşamalı. ve yanında herhangi duygusal birlikteliği olacak olan kiş, ona sadece bir ayak bağı olacaktır.
zor günlerde yanında olmak için elinden geleni yapandır. ağladığında başını koyabilecek belki de ilk omuza sahip insandır ama bazen de ki özellikle o zamanlarda olmayandır. yani bu şerefe nail olmak kolay değildir. emek ister...
kişiden kişiye değer olarak değişen, ama ülkemizde özellikle çiftler arası diyalogta kızların fok gibi ses çıkararak konuşmasına, erkeklerinde (normal hali sert kişiler) şempanzeye dönüşmesini sağlıyan ünvandır.
kişinin, kişilerden ziyade soyut bir kavram veya kavramlara yüklediği anlamdır.
beraber olunan, paylaşılan ve hatta sadece arzu ettiğimiz bireyleri düşününce de görürüz. hepsi birer matruşka gibidirler.
aslında bütün ömrümüz aynı oyunları oynayarak geçiyor. başlık konusu kişi de bu oyunların aslında hepsinde sahne almış ve almaya devam etmektedir. sufleyi veren de, bölüm sonu canavarını oynayan da, kurtarılmayı bekleyen prenses de, hepsi kısacası o. gurura karşı verilen savaşların, zamana olan yakarışların sebebi olduğu gibi.
bu süreç devam ederken alkol, müzik, kitap ve sinema gibi bakış açısını anlık olarak kökten etkileyen unsurlar neticesinde, kendimize uzaktan baktığımız pencerenin diğer tarafından soruyoruz. bu oyunun sonucunun kim olacağını merak ediyoruz hep. matruşkalar gibi, başından beri diğerlerinin içinde saklı olan, en küçüğü yani. onu hiç kimse, hiçbir zaman doğrudan elde edememiştir. bir yol takip etmek durumundasındır çoğu zaman. matruşkaları birbiri ardına açmak lazım, her seferinde "acaba bu sonuncusu mu?" diye kendine o pencereden sorarak.
kahramanını tanımadığın oyunun başındasın sen daha, kutsa beni kraliçem.
Bazı insanların olmayı beceremedği şey efendim şimdi siz birbirinizle sevgili olmaya karar verdiniz tamam burası güzel kabul ediyoruz olabilirsiniz, iyi de güzel kardeşim niye hayatınıza müdahele ediyorsunuz yok bunu giyme yok şunla gezme yok dışarı çıkamazsın birbirlerine sataşmalar tripler. yahu ne gerizekalısınız şu sevgili olmayı beceremeyenler. hala çözemediniz mi ? ulan bir zamanlar sokakta görmediğin yüzünü görmediğin insanın hayatına müdahele etmesine nasıl izin veriyorsun kimsiniz ki ? ikiniz de elin çocuğunuz. *
gidin egonuzu başka şeylerle tatmin edin.