...sevgili arkadaşım benim
sana 'sevgili arkadaşım' diyorum
budur, bizim anladığımız sevdanın tanımı
işte sana bir aşk şiiri
içinde 'sevgilim' sözcüğü geçmiyorsa
suçun yarısı senin
çünkü, ben de bize yaraşanların sözcüğünü değil
kendisini seviyorum senin gibi. *
Zevkle katedilen bir yolun son noktasıdır. Keyifli olan "sevgili" değil, "sevgiliye giden yol"dur. dokunduğunda bozulur bütün büyüler, yükseldiğin o yüce tepeden başlar hızla aşağı düşüş. tutmaya çalıştığın her dal parçası yaralar.
pazar sabahı gözlerini açarsın, sessizce uzanmış, yanıbaşında kitabını okuyordur. uyandırmamak için sayfaları bile sessizce çeviriyordur. "ne zaman uyandın sen?" dersin, bikaç sayfa önce der gibi bakar elideki kitaba, usulca koyar başını omzuna, saçları değer yüzüne, küçücük elleri, sıcacık nefesi, anlarsınki, hep yanında olandır, hep yanında olacaktır, hep yanında olmasını istediğindir.
"güzel olan sevgili değil güzel olan sevgilidir." demiş zamanın birinde adamın biri.****
bundan yola çıkarak şunu söyleyebilirim: charlize theron gibi dünya dışı bir güzellik, taylor swift gibi bir şirinlik muskası ya da stacy keibler gibi bir taş varken ben böyle bir sevgili istemiyorum. abd'li ünlüler arasında amy adams, türkiye'de ise özge özberk gibi biri olsun.
yukarıdaki bütün güzel ve duygu dolu tanımların aksine, şu aralar sözlükte sanki kullanımda olan bir eşya gibi bahsedilen ve arkasından çok rahat alay edilen, dedikodusu yapılabilen gerçek anlamının dışına çıkmış varlık.