Yanindayken dunyanin en guclusu benim hissi artik bir eylemde bulunurken onun fikrinide dusunmek, o varken dağlar kadar sıkıntınızda olsa yokmuşcasına tebessüm edebilmek, gece uyurken atesi gecmis mi diye kontrol edebilmek, ustunu ortup onu izlemek, o uyanmadan erken kalkip ona kahvalti hazirlamak sonra onu operek uyandirmak binlerce derdi o hissetmesin uzulmesin diye koskocaman bir gulucugun arkasina atmak onun icin calisip para kazanmak onu guldurebilmek ugruna rezillikler yapmak sirf o anlatsin ogretmek hosuna gidiyor diye araba surmeyi bilmiyormus gibi yapmak sonrasinda hep verici taraf olunmasindan kaybedilen kisidir sevgili.
midye yemek mesela çok güzel. o denizin tadını almak, üstüne limon sıkıp yemek. bazen sevdiğim insanı midyeye benzetirim, üstüne de bir limon sıkar yediğimi hayal ederim. hayal ettiğiniz üzere, bir hulk kadar götü başı büyük, ayrıca damarlarından dolayı eli yüzü mavi mor arası bir renge sahip biriyim.
beraber olmaktan maksimum derecede zevk alınan, kırmaktan en çok korkulan, beraber tek bir hayat yaşanılan insan. ayrıca kişinin hayatında ''diğerleri'' kavramının ortaya çıkmasını sağlayan önemli ve ayırt edici bir nokta. o varsa, sizin için herkes diğerleri'dir artık.
Yurtdışı tatilinde sevgili ile markete gidilir. Alış veriş yapılıp kasalara doğru ilerlenir. Kasa sırasında beklerken fark ettik ki; Adamlarda naylon poşet yok, sadece geri dönüşümlü ketenden poşetleri var onları da küçük bir ücret karşılığında satıyorlar.
Alışverişten sonra sevgilim sorar;
- E bunlar da naylon poşet yok ise, çöplerini nasıl atıyorlar...
Seviyorum ben bu Türk kafasını, seviyorum ben bu kızı.