onlarca kez katlayıp da koy demenize rağmen çıkarttığı eşorfmanını olduğu gibi sandalyenin üzerine bırakan,
şu balı, reçeli buzdolabına koyma demenize rağmen, o balı falan ertesi gün yine buzdolabında bulmanızın yegane sebebi,
hediye aldığında etiketini yırtmayan (ilk zamanlarda hediye paketi de yaptırmıyordur bu serseri)
tüm bunlara rağmen hiç içten kızılamayan hatta gözünüze daha da sevimli gelen, olduğu haliyle çok ama çok sevilen bir ateş parçasıdır.
gecenin 2' sinde, sabah vereceği ödev için çırpınırken istediği gibi paragraf yapamadı diye ''sevdiği adamı'' konuşmak istemiyorum kapat diyip herşekilde iletişimi kesen mahlukat.
Çürüksüz ve cam gibi berrak bir kış günü
sımsıkı etini dişlemek sıhhatli, beyaz bir elmanın.
Ey benim sevgilim, karlı bir çam ormanında nefes almanın
bahtiyarlığına benzer seni sevmek.*
Gecenin bir yarisi arar ve karsilikli sessizligi dinlersiniz, oyle huzur verir ki orada oylece nefes aliyor olmasi. Sadece sususunu duyabilmek bile yeter o an size. Ismini soylemek bile guzeldir durmadan. Onu sinir etmek, boylece onun da durmadan sizin isminizi soylemesi. Cunku baskasindan duymak istemezsiniz. Sevgili, isminizi duymak istediginiz tek Ses, baskalarini umursamayacaginiz kadar baskin bir goruntu, mukemmel bir ruh ve de caninizdan bir parcadir.
Ellerini tutmaya doyulmayan eşsiz varlık.. gözlerine bakmaya, sesini dinlemeye, sarılmaya, öpülmeye doyulmayan kıymetlim varlıktır o.. gece sokakta üşüyen elimi montunun cebine sokup, sıkı sıkı tutup ısıtan yüreği aşk dolu insandır o, benimdir, sevdiceğimdir o..
gereksiz bir şeydir. insan yalnızken kendini bulur düşünceler ile boğuşur ve bir anlamda hayatı anlar ancak bu lanet şey düşünmenizi engeller günde saatler boyu tripler atabilir.
he illa beleşe seks diyorsanız buyrun.
gereksiz yere övülen, hakkında güzellemeler yapılan, baş tacı edilen canlı. modern dünya romantiklerinden iğreniyorum. takdir de ediyorum bir yandan. her şey bu kadar yalan ve samimiyetsizlik üzerine kuruluyken tüm bunları mutluluk potasında eritmeyi başarabildikleri için. kim olduğu hakkında zerre fikir sahibi olunmayan, sadece kurgudan ibaret olan birine sevgili deyip onu hayatın merkezi yapabildikleri için özeniyorum ben bu romantiklere. sevgili hemcinslerim, o kızlar sizi siz olduğunuz için sevmiyor. onlar o kadar aşağılıklar ki, yalnız kalmayı hayatın korkunç senaryosu olarak görüyorlar ve sizi de bir güzel sömürüyorlar. sevgili kızlar, o erkekler sizi siz olduğunuz için sevmiyor ve evlenene kadar da kimseyi sevmeyecekler. her fırsatta konuyu cinselliğe çekmelerinin sebebi ne? sizin gibi vasıfsızları seks objesi olarak görmeleri. ben çok merak ediyorum. acaba şu anki sevgilisine ''ya biz tanıştığımız zaman benden daha iyisini de bulmuş olsa beni seçerdi'' diyecek kadar kafayı sıyırmış olanlar var mı? var tabii. çoklar hatta. 4 senede 4 ayrı kişiyle sevgililer günü kutlayan ve hepsiyle de yurtdışına gidip facebook'ta ''çok aşığım'' albümleri paylaşan insanlar tanıdım ben. gerçekten sizin kalbiniz bu kadar geniş mi? sevgiliymiş.. arkadaş ortamından ya da aynı ortamdan tanış, hiç olmadığın biri gibi göster kendini, çok kasıntılı ve tamamen şov amaçlı geçen ilk buluşmalar gerçekleştir, yalanlar söyle, samimiyet duvarını yıktığını düşün ve ''artık sevgiliyiz demek ki görevlerim var'' diyerek onun ruhunu sömür, yalandan kıskançlık krizlerine gir ama tek derdin beklediğin ilgi olsun, bir süre sonra sıkıl ve aynı döngüyü başkasıyla yaşa. ne güzel dünya lan. neyse, aşk yok sadakat yalan.
Hormonal dengesizlik sonucunda kimyasal bağımlılık yapan, fiziksel ihtiyaclari gideren ve hayal ürünü olan gerçek canlı. kafami sikiyim ama kalbime sağlık durumu. kendinden kaçmak için siginilacak bir liman. bütün insanlar yalnız, bence kendimizi kandırmak yerine karbonfibere aşık olalım. kalıcı olduğunu duydum.
aklınız hevesinizi alt etsin Ayık olun. en iyi ihtimalle ölünce ayrilacaksiniz. Sonuçta yalnızız amk. yalnizligi sevgilinizle yenmeye çalışmayin. Hayat bir gün sona erdiğinde bi anlami kalmayacak. Ama kafa dengi bir eş hayat kurtarir. Anlasabileceginiz bir insan muhakkak vardir. Hadi bakem rast gelsin.