aşktan daha öte, aşktan daha yaşanılası, aşktan daha cömert, aşktan daha isyankar, aşktan daha serseri, aşktan daha sefil, aşktan daha dürüst, aşktan daha aşk...
bir yüreğin bir baska yüreğe akmasıdır sevgi.
sevmek her şeyin ötesindedir,gercek sevgiler de zamansızdır,koşulsuzdur,bir kez sevmeye layık bulmuşsanız,güven,zaman,emek vermişseniz,koşullar her ne olursa olsun sürer sevginiz.
zamana meydan okuyan,zamansız seylerin basında gelir.
Bulmuyorsun; sadece "vermeye" başladığını "buldum" sanıyorsun. Sevgi, aranarak bulunacak birşey değildir. Sevgi, "verilerek" yaşanacak haslettir. Sevgiden mahrum yaşayanlar, henüz özlerinden akan sevgiyi vermeye erememiş, "almak" peşinde olanlardır.
Hiç zarar ettirmeyen, hemen kazandırmaya başlayan, bekletmeden kazandıran, büyük sermaye ve çaba gerektirmeyen, herkesin yapabileceği, dünyanın her yerinde geçerli olan tek yatırım...
Zorlanıldığında yaslanılan omuzlar, sendelenildiğinde düşmeden yakalayan eller... Mutlulukları artıran, hüzünleri azaltan, bunalınca ferah kapılar... akılan denizler ve her zaman paylaşılacak, her zaman dinleyecek biri/leri... "Senin gibi bir dostum/arkadaşım olduğu için kendimi çok şanslı hissediyorum! " içten söylenmiş bu cümlenin yaşatacağı duyguya hangi fiyat biçilebilir ki...
alttaki hikayede adamın karısına karşı hissettiği duygudur.
Yaşlı bir adam, sabah erkenden evinden çıkmış, yolda ilerlerken, bir bisikletlinin kendisine çarpması üzerine yere yuvarlanmış. Hafifçe yaralandığı için onu en yakın sağlık birimine ulaştırmışlar.
Hemşireler, yarasına pansuman yaparken, acelesi olduğunu gösteren sözler sarf ediyormuş. ''Herhangi bir kırık veya çatlak olup olmadığını anlamak için biraz zaman gerekecek.'' demişler.
Adamcağız, ''Karım huzurevinde kalıyor. Her sabah onunla kahvaltı etmeye giderim; geç kalmak istemiyorum'' demiş.
- Herhalde karınız siz gecikirseniz çok merak eder, öyle değil mi?
Adam üzgün bir ifadeyle cevap vermiş:
- Ne yazık ki karım alzheimer hastası, benim kim olduğumu bilmiyor.
- Eee madem sizin kim olduğunuzu bilmiyor, neden o zaman onunla kahvaltı yapmak için koşuşturuyorsunuz?
Adamın cevabı yıllara dayanan o anlamlı sevginin çok güzel bir ifadesiymiş:
- Ama ben onun kim olduğunu biliyorum.
beraberinde korkuyu getirebilen duygu. duyulan sevgiye göre korkunun şiddeti de artış gösterir. "yoklugunda ne yaparım ben?" gibi sualleri hep kalpteki sevgiyle beraber tasır insan.
Aslında hayatın her dakikasında dolu dolu yaşayıpta ne olduğunu bir türlü tarif edemediğimizdir sevgi...bir çoğumuz büyük bie sevgi seliyle karşılaşmadığımız zaman göremeyiz etrafımızdaki o kocaman çemberi.
Oysa kimi zama sıcacık bir dokunuşla somutlaşan bu duygu, bazen dolu ve anlam yüklü bir yüz ifadesinde, bazen tatlı bir tebessümde, bazen insanın içini ısıtan deniz mavisi gözlerde, bazende ta içine işleyen yok olmak üzereyken hrşeye sımsıkı yeniden başlatan , adeta "seni seviyorum" diyen dopdolu başkışlarda saklamıştır kendini... ve ancak siz onu bulup çıkardığınızda hiç olmadığı kadar pervasızca hissettirir varlığını benliğinize..Öyle şımarık , muzur ve sihirlidirki sevgi; en mutlu anı ölümsüz yapan bir fotoğrafta hayat bulur ve yıllar sonrada olsa çıkarıldığı tozlu çekmecesinden göz kırpıştırır size ve yeni güne.. Siz onu firar zannedeip kayıplarda ararken o size bir çift badem gözde merhaba diyebilir..ve tabii bir o kadarda naiftir , kırılgandır... bazen bir sözde yitirebilir umutlarını ve bir damla gözyaşıylada söndürebilir sevinçlerini...Yeri doldurulmazdır sevgi gözlerinizi kapattığınızda boşlukta hissedersiniz kendinizi onun sizi terketmişliğide... Öyle umarsızdırki sevgi ; ağlamaya hazırlanan dolu dolu olmuş gözlere aldırmadan bir tebessüm bırakır dudaklarınıza...Ve en güzeli öyle pervasızdır ki; en hazırlıksız zamanınızda kıskıvrak yakalayıp öylesine dolarki kalbinize, beyninize, benliğinize, sessiz sedasız kabul eder, çoğu zaman konuşmadan yaşarsızın onu..konuşmadan kabul edersini getirdiklerini, verdiklerini, vermediklerini..Kızmadan sevecenlikle seyredersiniz oyun bozanlıklarını..kimbilir belkide hep daha fazla sizin olmasını istediğinizde size itiraz etmeyişinden, karşılık beklemeyişindendir bu hoşgörünüz...hiç unutturmaz kendini; sabah uyandığınızda aynada kendi kendinize armağan ettiğiniz bir gülücükte, yanağınıza kondurulan bir busenin ılıklığın da selamlar sizi ve hatırlatır varlığını...
Sevgi böyledir işte en umulmadık anda sihirli bir perde indirir gözlerinize ve daha da çukurlaştırıp gamzelerinizi bir tebessüm konduru yüzünüze... sonrada bir parçasını sizde bırakıp ılık bir rüzgarla başka gülüşlerde hayat bulmak üzere aralar kalbinizin penceresini... her uğradığı kalpte umutla şevkatler çoğalacağından emindir. O sizden gidebilir çünkü bilir artık sizin ondan gidemeyeceğinizi...
orta okulda sevgi üzerine yazılmış bir nickimlesifremayni yazisidir... başlığı görüncede dayanamadım yazdım işte sözlük.*