Yok demekle hiçbir şey nasıl yok olmazsa, var demekle de olmayan var edilemez. Bunu yapma kudreti Allah'a aittir. Sevgiyi yoktan var eden O'dur. Onu istediği insanların arasına koyan, yerleştiren, kalıcı kılan O'dur. Ama bu sevgiyi, bu kutsal emaneti muhafaza sorumluluğu da insana aittir.
Sevgi sadakat ister,
Sevgi imân ister..
imân da ispat ister..
sevgi, kendimizde olmayanı başkasında aramak, bulunca da kendimize yönlendirmek, bununla benliğimizi tatmin etmektir.
sevgi, ilgidir, bize gösterilen şefkattir, bizi adam yerine koymak, insanlaştırmaktır.
sevgi uzun süreli bir ilgi gösterme halidir. sevginin artabilmesi için kişinin özverili ve sabırlı bir çalışma içine girmesi, karşındakinin yanlışlarını bağışlayabilecek hoşgörüyü gösterebilmesi gerekir. bu aynı zamanda karşımızdakini ne kadar sevdiğimizin de ölçüsüdür.
sevgiyi alıp başkalarına verebilirsek, nefreti yenebiliriz. eğer bize sevgi gösterilmemişse, biz de birer nefret makinesine dönüşür, çevremize nefret yay
Uykuların kaçar geceleri, bir türlü sabah olmayı bilmez.
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya,
Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
Ne çarşaf halden anlar ne yastık.
Girmez pencerelerden beklediğin o aydınlık.
Onun unutamadığın hayali,
Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine.
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.
Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu.
Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin.
Gün gelir de sesini bir kerecik duyabilmek için,
Vurursun başını soğuk taş duvarlara.
Büyür gitgide incinmişliğin kırılmışlığın.
Duyarsın,
Ta derinden acısını, çaresiz kalmışlığın.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın
Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin.
Niçin yaratıldığını.
Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini.
Uzun uzun seyredersin aynalarda güzelliğini.
Boşuna geçip giden günlerine yanarsın.
Dolar gözlerin, için burkulur.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.
Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların.
Sevilen gözlerin erişilmezliğini.
O hiç beklenmeyen saat geldi mi?
Düşer saçların önüne, ama bembeyaz.
Uzanır, gökyüzüne ellerin.
Ama çaresiz,
Ama yorgun,
Ama bitkin.
Bir zaman geçmiş günlerin hayaline dalarsın.
Sonra dizilir birbiri ardına gerçekler, acı.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın
Bir gün anlarsın hayal kurmayı;
Beklemeyi, ümit etmeyi.
Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi.
Lanet edersin yaşadığına...
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın.
O zaman bir çiçek büyür kabrimde, kendiliğinden.
Seni sevdiğimi işte o gün anlarsı
sağdan soldan duyduklarımı işlediğimde, kainatın temelindeki bilimsel gerçektir.
bilim sonuna kadar ilerlediğinde herhalde karşısına bilgi sevgi çıkacak.
herhalde dediğime bakmayn.
aslında bilimin son noktaya kadar gelişmesini beklemeye gerek yok. şu an sahip olduklarınıza bakın. temelinde onu bulursunuz.
" Kainatı sevgi yönetiyor" buyurmuş ,Dante ..(söylemese ben söyleyecektim!) ,sonra devam etmişler düşünmeye kim neyi önce söylemiş bilemicem ,Gasset demiş ki: " arzu,kendisinin;sevgi, sevgilisinin yararını ortaya koyar '' , " Şah bile sevgiye kuldur,köledir" der Mevlanamız da ...Eric Fromm'un ilginç tesbiti de şöyle: " Sevgi için kültür düzeyi gerekir" ( burada uzun bir parantez açmayım gitsin! ), Eflatun'la devam edelim; "Sevgi, ruhun yüce olan şeye kaymasıdır. " , ve Lorenzo " .. güzele duyulan istektir. " deyivermişler ...ne kadar uzar bu liste kim bilir ...? *
sevgi bakidir, asktan daha da ozeldir.
haybuki ask hakkinda yazilanlar cok daha fazladir.
ask delirtiyor kor ediyor gozu, sevgi daha sakindir sevdigini inkar edebilirmisin hic?
sevgi neydi sahi ? bir mektubun ilk satırı mıydı, bir telefondaki ilk ses mi ? insanı mutlu eden o ilk satır mıydı defalarca okunan, yoksa ilk satır arayışları mı tekrar be tekrarlanan ? telefondaki bir ses insanın bir ömrünü doldursa mı sevgiydi gerçekten, yoksa yeni sesler duymaya hiç yetmeyecek ömürlerin arayışları mı ?
sevgi bir acıydı herhalde, bir kederdi, kah hüzünle, kah mutlulukla hatırlanan. belki de sabırdı sevgi, affetmekti, gelecek günler adına. sevgi sınanmaktı adl-i ilahi'de ve sınavı geçmekti ercesine. sevgi bir tevbeydi, nasuh kisvesinde; bir dirilişti nefsi öldürerek. sevgi bir iyi ad bırakmaktı fena yurdunda. ömür geçer de ad kalır oysa.
anne sevgisi var, baba sevgisi var. diğer sevgiler bırakıyor sanki insanı. henüz bırakmadıysa da nebleyim bırakacakmış gibi. daha başından gevşek duruyor. sıkı tutmuyor.
ama dünyada dostluk var tabii. o cepte.
edit:lerim. canım istemezse açıklamam.
edit2: kardeş sevgisi de var. o da çarpıcı.
kendi seçimlerinin bile bu şeyi kazanmaya etkisinin %100 olmadığı, ama bazı zamanlarda deli gibi ihtiyaç duyulan his.
bazı şeyler şansa kalmıştır. zeki olup olmamayı seçemeyiz, çok güzel ya da yakışıklı olmayı seçemeyiz, ama bir insanı o yüzden seven ya da sevmeyen insanlar hep var olacaktır.
ha bir şeyi/bir kimseyi sevip sevmemek tamamen insanın elinde midir, yine hayır.
bu insanın ne şekilde büyütüldüğüne, istemli ya da istemsiz kazandığı tecrübelere, kendinden de getirdiği şeylere göre değişir.
kısacası, sevip sevmeyenin bunu tamamen kendi mantığını kullanarak yapmış olma olasılığı hiç yok gibi bir şeydir.
sevilip sevilmemek de insanın elinde olan bir şey olmadığı için, biz en iyisi kendi yararımıza bakalım.