adamdır adaaaamm. o nasıl bi aşk lan. o nasıl bi aşk ki tamamen onu kaybettiğinde bile hala bi umut.. o nasıl bi aşk ki aşık olduğun kadının çocuğunu ölümün pahasına korumaktır ama bu cesurca şeyi yaparken kimselere çaktırmadan şerefsiz bi adam rolüne bürünüp yapmaktır... voldemort a zihnini kapatıp yalan söyleyebilen ender insanlardan olduğunu söylemiyorum bile.
--spoiler--
-al... onları al... bak... bana bak...
--spoiler--
Son film ile karizması tavan yapmış, popüler kültüre kurban gitmiş karakter.
Lily Evans' a olan bitmez aşkını ve Lord Voldemort' un karşısında zihnini kontrol edebilecek derecede mükemmel olan zihnefendarlığını saymazsak ciğeri beş para etmez, alaycı, sevimsiz, burnunu her halta sokan biridir.
Kitapları okurken bana sinir krizleri yaşatan heriftir; yağlı saçlı, kanca burunlu Sümsükus...
James Potter ve Sirius Black'in en azılı düşmanıdır... James, Sirius ve Remus üçlüsüne okul zamanında az çektirmemiştir, aynısını onlar da Severus'a yapmıştır. Mösyöler nede güzel demişler...
Mösyö Aylak, Profesör Snape'e selamlarını sunar ve anormal derecede büyük burnunu başkalarının işine sokmamasını rica eder.
Mösyö Çatalak, Mösyö Aylak'a katılmakla kalmayıp, Profesör Snape'in çirkin bir rezil olduğunu eklemek ister.
Mösyö Patiayak böyle bir budalanın Profesör olabilmesine nasıl hayret ettiğini belirtmek ister.
Mösyö Kılkuyruk, Profesör Snape'e iyi günler diler ve saçını yıkamasını öğütler, pis herif.
Aylak (Remus Lupin), Çatalak (James Potter), Patiayak (Sirius Black), Kılkuyruk (Peter Pettigrew) dörtlüsünün Severus Snape ile olan çatışmaları görmeye değerdir.
bütün harry potter filmleri boyunca en iyi işlenen karakter. alan rickman ile yakalanan uyum son filmi genel olarak hiç beğenmeme rağmen çok keyif verdi bana.
sinema tarihinin en bahtsız, şanssız, talihsiz ve iyi kalpli karakteri aslında.
hakkını yediler bu adamın. oysa ilk filimden beri sevdiğim bir karakterdi.
hoş o zamanlar çocukluğumdan kendisini kim olduğunu bilirsin senle karıştırırdım...
lily evans'a olan aşkından dolayı, normalde maral olmayan patronus'u zamanında biçim değiştiren ve gümüş bir marala dönüşen, slytherin binası'ndan gelmiş geçmiş en cesur büyücüdür şahsi kanaatimce.
ezik, içine kapanık, james potter ve sirius black'ın kendisine taktığı lakapca sümsükus bir çocukluk, ergenlik ve gençlik geçiren, hiçbir kitapta bir kez bile güldüğüne şahit olmadığım, karamsar-kinci-acımasız-alaycı sıfatlarını bünyesinde ustaca karışmış halde bulunduran, başkalarını acımasızca ezer ve başkalarıyla alay ederken aynı eylemleri kendi kendine de yapıp yapmadığından asla emin olunamayacak, böyle bir karakter yapısı dolayısyla normal bir aşk da yaşayamayacağına aç buçuk emin olduğum, fakat bu denli sadık, derin ve asil bir aşk beslemesi içten içe hep umduğum karakterdir. ruhu şad olsundur.
jk ablanın 7 kitabındaki yahut şöylesi daha doğru 7 kitabın tümündeki en sağlam karakterdir neznimizde kendisi. lakin, aykırı olduğu için sevimez ve mütemadiyen şüphelenilir kendisinden.
--spoiler-- Harry Potter and the Deathly Hallows da göle gelen gümüş maral kimin patronusu idi sanırsınız.
pekala, bu sağlam adamcağız daha 1. sınıfta quidditch maçında da onu korumadı mıydı?
ahh, aşk, sen nelere kadirsin, Lily evans beş par atmez, gönlündeki köşk olmasa...
--spoiler--
(ahh bizim şekilci aklımız, ezberimiz, hiç sevmeyiz biz ötekileri...)
sonrada arkasından alaylar "görüşürüz, sümsüküs!" diye...
şart mı harry ve ukala babasını sevmek....
severus snape'i seviyoruz ulen!