Bazen bir kediye, bazen küçücük bir çiçeğe bile baglanabilmektir.
Hasrettir.
Gözlerine, kokusuna, varlığına.
Herkese kaplan kesilirken ona bir sey diyememektir.
Sıtmalanir gibi bazen, hani böyle en derininde incecik bir sızıdir durmak bilmeyen.
Herşeyi tükettiğiniz bu dünyada artık sevda adına birşey kaldı mı bilmiyorum. Tükettiğiniz diyorum çünkü ben ve benim gibiler hiçbirşeyi tüketemez sadece tüketenleri uzaktan izler. Sizlerin tükettiği o duyguların, hislerin biz ancak dibini sıyırabiliriz. O da kaldıysa ve izin verildiyse. Kime güvenebilirsin ki zaten bu fırsatçılar pazarında. Alacağını almış vereceğini vermiştir onlar. iki kuruş kâr yapacağım diye sen tükeniyorsun sonunda.
Öyle bir histir ki bazen kaçmak isteyip de kaçamadığın
Kendini bile tanıyamadığın.
Sustuğun,konuşamadığın.
Öyle bir şeydir ki kendine bile yabancılaştığın.
Sevda hem ağırdır hem hafif; kah susturur kah güldürür.
Kanserdir sevda. Tüm bedenini,benliğini saran bir kanser.
Sevda bu degil sevda emek ister merak edersin görmek istersin onsuz yapamazsın hep gulumsersin mutlu olursun hayat sana cok guzel gelir ama ben niye smdi üzülüyorum cunku karşılıksız karsiliksiz karsiliksiz.
O geldi aklıma , hiç bir zaman çıkmadığı gibi yine yordu kafamın içini. Sordum ona ,buna düşünme unut gitsin dediler. Bilirler mi acaba bende ki onu. Bilirler mi acaba içimde ki yangını. Yüreğimin yavaş yavaş dağlanması, acısının her bir zerreme işlemesi. Sevda demişler bunun adına sanırım. Ama kimler dediyse bunu bilmiyorlar gerçek sevdayı bence. Acı çekince mi sevda olurmuş. illa acı mi çekmek lazım , içimizin yangın yeri olması mi lazım. Sevmek ve sevilmek yetmez mi? Belki biz bunu basaramadik, sevdik ama sevilmedik...
neden demişler ki sevenin içi yanar diye. gerçekten yandığı için mi? yoksa orada birinin olup da içini yaktığı için mi? sevdaya dahil midir?
acılar, yangınlar onlar olmadan yaşanmaz mı sevda? yoksa onlar ile mi olmuş olur sevda... Kiminin yüzünü güldüren sevda
kiminin hayatını söndürüyor nasıl bir çelişkidir ki seni hem yaşatan hem de öldüren o oluyor...
Kafile; yolculuk umudunun kayboluşu yüzünden dağılmadan hemen önce, kalbimizde bozkırların kara kumunu bırakarak sırlı sularla sahile sürüklenmiştir sevda. Hüsrev Hatemi'ye selam olsun.
"burası kalbinin en değerli yeridir . burada siyah bir nokta vardır . canın canı , sevenin cananı burdadır . o nokta , kurumuş bir damla kandan ibarettir . adına sevda denir , siyaha çalan rengi yüzünden ona sevda derler . bütün tecelli denizleri , bütün aşk ve ihtiras fırtınaları işte o bir damla kanın içinde dalgalanıp çırpınır . aşırı sevgi bu damlayı tahrip edip dağıtırsa parçaları bütün vücuda dağılır . "
Adını süveydadan alır. Süveyda kalpteki küçük, kara kan pıhtısıdır. Sevgi arttıkça süveyda parçalanmaya, önce kalbe sonra kana karışıp bedene yayılmaya başlar. Buna da kara sevda (süveyda) adı verilir.