kötü fiziği ve davranışlarıyla itici gözüken tenisçi. iyi oynaması umrumda değildir çünkü tenis, taktik ve teknik yanında estetik işidir. tenisten soğuyorum gördükçe gelmeyin üstüme.
dün gece oyanan kim klijsters maçının 2'inci setinde 6-5 geride iken yaptığı ayak hatasıyla çıldırmış ve çizgi hakemini ölümle tehdit etmiş kişidir. sonucunda ise grand slam tarihinde ender görülen bir olayın baş kahramanı olup raketi fırlatmış ve oyunu bıtakmıştır. kim klijsters ise babasının vefatından sonra döndüğü tenis kariyerini us open finali ile taçlandırmış, bizi mutlu etmiştir.
bacakları 400 yıllık ağacı andıran sporcu. milyonlarca erkek sırf bacakla alakalı sporlar yapsın, gene de bu bayanın bacaklarındaki kas kadar kas yapamaz.
sinirlerine hakim olmayı ve çirkeflikten vazgeçmesi gerektiğini öğrenmesi gereken tenisçi.
iyi tenisçidir ama bu saçmalıklarına devam etmesi halinde, tenisi falan kimsenin skinde olmayacaktır. kariyeri boyunca sayısız saygısız yorumlara ve çirkefliklere imza atmıştır. biraz ablasını örnek alsın. 40-15 geriye düştün diye hakeme ana avrat söv, ondan sonra rakibine "bırak mna koyim hakem mi bunlar da ya, gel öpüşek" dercesine git, kortu terk et.
yaptığına şantaj denir böyle aşka montaj denir. aha bu da sana ceylan'dan gelsin. tenisinle hatırlanmak iste serena, yapma şunu.
us open 2009 yarı finalinde çizgi hakemine yaptığı anlamsızca, amatörce hareket ve ettiği laflar sanırım kariyerine kara bir leke olarak geçecek. clijsters'a yaptığı ayrı bir ayıp kendi seyircisine yaptığı ayrı bir ayıp hakem ve organizasyona yaptığı ayrı bir ayıp. büyük ceza alacağı muhakkak. federasyon saha kapatma cezası verir valla.
26.09.1981 doğumlı amerikalı tenisçidir. ablası venusle beraber hem teklerde hem çiftlerde oldukça başarılıdır. 68 kilo olduğu yazar tenisçi profillerinde. inanılır gibi değildir. daha kilolu gösterir. bu sene avusturalya açık ve wimbledon gslerini kazanmıştır.
wimbledon 2009 finalinde ablasını yenerek şampiyon olan ünlü raket. kardeş katli vaciptir diyerekten ablasına acımamıştır. buradan kendisini tebrik ederiz.
bilimsel olarak incelenmesi gereken insan evladı. birileri bunun ne yediğini gerçekten araştırsın.sen tenis gibi bir sporu üst düzeyde yapıyorsun, senede bilmem kaç maç, zibilyon tane antrenmanın var. her maç kortun bi sağına bi soluna anan ağlıyo. kısacası bi deri bi kemik olman lazım. ama bu azman piyasaya çıktığından beri bildiğin toparlak. karşıdan böle siyah,kocaman yuvarlak kütle. bir tosun-tosuncuk.( hepsini bi kenara bırakıyorum resmen göbeğin var lan senin.)
bütün bunların üstüne azcık sempatin olsa gene biraz çekilir bi halin olacak da o da yok sende. her puandan sonra böğürmeler, bi elleri kolları kaldırmalar.( iyi dayak yemiyon sen )
son olarak; tenisi bıraktığının ertesi günü 300 kiloyu zorlıyacak insandır. artık vinçlen taşırlar seni. para da çok zaten.( yarında ucube ablanla yiyin birbirinizi anasını satıyım. )
wimbledon 2009 yarı finalinde bugün 15:00'te elena dementieva karşısına çıkacak olan, sevimsiz tenisçi. ne oynayışını ne kişiliğini severim, yine de tenis dünyasında ayrı bir renk olması hasebiyle saygı duyarım. "vay ırkçı" diye düşünen fesatlar için de açıklama yapayım; farklı renkten kastım zenci olması değil. serena tipinde oyuncu teniste yok denebilecek kadar az, böyle erkeksi, güçlü, mauresmo'dan sonra ikinci babam.
her neyse. kardeşler pide elena dementieva'ya final yolunda başarılar diler. venus - elena veya safina - elena finali izlemek istiyoruz efendim. roland garros 2009 finali gibi, üst üste iki kez rus finali izlemek çok taş olurdu.
kardeşi venüs'ü ne zaman izlesem yenen, bu sebeple de sinir olduğum zenci tenis oyuncusu. Yazık be Venüs'e, kız aşağılık psikolojisine saplanıp kaldı. bir kere de mahsuscuktan yenilse olmaz zaten!
bacaklarıyla bir mandayı boğarak öldürebilecek zenci tenisçi hatun. 7-8 yıl önce katıldığı bir turnuvada puma marka yeşil kit'inin üzerinde kamerun milli takımının logosu vardı. bu kadınla arasındaki alakayı çözememiştim.
öküz gibi bir fiziği olduğu için venüs'ün attığı toplara yetişememiş turnuvayı ablasına hediye etmiş tenisçi. venüs'ün ''annem zaten beni tutyordu eki eki'' şeklindeki açıklamasına izleyiciler yarılsa bile kendisi pek de memnun olmamış asık olan suratı daha da asılmıştır. ayrıca ''çiftler turnuvası hakkında ne söyleyeceksiniz'' sorusuna ''e serena da bir şey kazansın diye uğraşıcaz işte'' şeklindeki cevabıyla iyice yerin dibine girmiştir. ama ikisi de bugün çok keyifli bir finale imza atmışlardır. parayı da götürmüşlerdir.
Ellen DeGeneres proğramına katılıp "ay ne içsem yarıyor" demiş kadın. ( ingilizcem süperde ordan çevirdim. hayır ciddi anlamda yemiş yemiş s.çmamış diye tabir ettiğimiz özelliklere sahip bir kadının ellen hanımefendi "senin için kilolu diyolar" dediğinde ayağa kalkıp arkasını dönerek "sizce gerçekten de öyle mi ben xxs bedenim aslında da ekran 10 kilo fazla gösteriyo biliyosun" tavrına bürünüp caka satmasından çıkardım bu sonucu)
uğruna minyon teniscilerin, "williams kardeşler turnuvalardan çekilsin erkek gücüne sahipler" dediğinin muhatabı da bu. hayır bir de set aralarında ufacık tefecık justine koskoca bi muzu mideye indirirken sadece renkten oluşan enerji içecekleri içmiyo mu bi de. sanki bilmiyoruz o bulamaçın, akşamdan kalan 4,5 iskenderin püre yapılmış halinin olduğunu. yer mi bunu anadolu çocuğu?
tanım: kurbanda 4 ortakla sadece bi baldırına gireceğim tenisci. ete doysun çocuklar.
ABD'li tenisçi Serena Williams, ünlü Jane dergisinin son sayısına verdiği çıplak pozla tüm dikkatleri üzerine çekmiş, özellikle kalçaları sokakta her gün gördüğümüz türk kadınını aratmayacak dolgunluktadır.
geçirdiği sakatlık sonucu uzun süre tenis kortlarından uzak kalan, dünya sıralamasında çok altlara düşen, bir daha eskisi gibi olamayacağına inanılan, 2007 avustralya açık tenis turnuvasına katıldığında otoriteler tarafından kendisine hiç şans tanınmayan ama turnuvayı kazanarak, ki finalde karşısında bir numaralı seribaşı maria sharapova olmasına rağmen, herkese kendisini bir kez daha kanıtlayan yetenekli tenisçi. yıllar önce andre agassi de böyle bir durum yaşamıştı. ama o da pes etmemişti ve yine bir numara olmayı başarmıştı. azimli olmak böyle olsa gerek...