serdar ortaç'ın şarkı yapma sürecinin 3 dk.'yı geçmeyeceğini düşünüyordum... artık tam aksini düşünüyorum... günler, aylar alıyor olabilir... insanın istikrarlı bir şekilde, yabancı müzikler üzerine bir tek kendisinin anlayabildiği sözler yazması çok da kolay olmasa gerek..."elimle açtım kalbi/elimle çizdim aşk/bu yaz bütün aşklar erdi/senin yine kalbin taş"... canımsın serdar!
eskiden oturduğumuz evin altındaki marangoz dükkanının sahibi hayri usta nın yeğenidir kendisi.dayısından tek farkı göz rengidir.hayri ustanın gözleri maviydi,diğer tüm özellikleri aynı.hatta evimizin lambirilerini yapmıştı.o zaman bilemedik tabii bu kadar patlayacağını.herşey bi kenara ben artık şarkılarında mana aramıyorum.siz de aramayın."kırık dökük yazılmış yazım.insan saraylarda doğmuyor,aşkım sana anlatamadım,okumakla adam olmuyor"
her ne kadar kısa ve tipsiz olarak nitelendirilmiş olsa da adamın şarkı sözleri hiç bir anlam içermesede çok hareketli tam yaz parçaları yapıyor. özellikle belirtiyorum söz olarak deil parçanın hareketliliği. slow şarkısını sanırım hiç duymadım. iyi de dans ediliyor club tarzı ama hemen eksilemeyin salsa yada tango dan bahsetmiyorum. *
elimle diye bir şarkısı olan ve bu şarkının klibinin direk sting'in desert rose adlı şarkısının klibinden çalıntı (alıntı demiyorum buraya dikkat) olan şarkıcı. ayrıca bu kişinin şarkılarının müzikleri hep niye birbirine benziyor. sanki 60 dk lık bir müzik yazıyor sonra onlara 10 ar dk lık söz uyduruyor.
eleştirenler de dahil olmak üzere her kesimin ortak hit müziği yazan, söyleyen kaliteli söz yazarı ve bestecidir.
yazın onun müziği olmadan ne bir disco ne bir eğlence görmüşlüğüm var son 10 yıldır.
(bkz: istikrar abidesi)
bu akşam ki istanbul küçük çiftlik park konseriyle, 17200 kişilik dev bir konsere imza atmış sanatçı. serdar söyledi istanbul eğlendi, serdar söyledi istanbul hüzünlendi.yüreğine sağlık serdar ortaç..
bir şarkısının arasına another brick in the wall şarkısından sözler döşeyerek sahneye çıkmadan önce ne kullanıyor acaba diye düşünmeme sebep olmuş şarkıcı. zira biz o kafaya hiç ulaşamıyoruz. neyin kafası ki o öyle?