Hiç hesapsız, çılgınca
Seni seviyorum
Bazen bir çocuğun
Karanlıktan korktuğu gibi
Seni sevmekten korkuyorum...
Issız, tenha üşüyorum
Isıtmak için içimi,içimden
Hiç aralık vermeden
Seni seviyorum, seni seviyorum
Seni seviyorum diyorum
Söylememem lazım biliyorum
Ama hoşuma gidiyor
içimi ısıtıyor söylüyorum
Canımın istediği
içimin titrediği
Bu ilk defa, öncesi yok. *
Benim için artık sadece bir şarkı isminden ibaret olan iki kelimelik cümle.
--spoiler--
Seni seviyorum biliyor musun
Seni seviyorum görüyor musun
Gönlümün umudusun
Umudumun onurusun
Günler boyu geceler boyu
Senle olsam bir ömür boyu
Seni istiyorum diliyorum
Ben seni seviyorum
Yüreğimdeki saklı kudretimle
Hem ömürde hem ölümde
Ben seni seviyorum
Sen sevsende sevmesende
Gönlüme gelmesende
Ben seni seviyorum
--spoiler--
asla kimseye demeyeceğim bir laftır.kişilikten taviz vermek gibidir.öyle değildir ama öyle gelir bana nedense.ya o sevdiğin sen seviyorsun diye şımarırsa.söylememek en iyisi kendini karşı tarafa teslim etmektir bi bakıma.ben olsam daima karşı tarafta bir şüphe bırakırdım acaba sevmiyor mu diye.
başlığı görmek bile mutluluk verir insana.
(bkz: ben de seni) derim en masum duygularla.
sevilmeye en kutsal karşılık sevmektir. cinsellik değildir bu sevgi. karşı cinse de olmayabilir.
sevmektir işte ya! sevmek! sevmek nasıl anlatılır ki?
ne kadar dejenere edildiyse sevmek.. anlatamayacağımı bile anlatmak için neler yapmam gerekti..
yine anlatamadım..
on üç harften oluşan, söylenmesi bazen imkansız olan ve belki de dünyanın en anlamlı kelimesi. öyle bir kelime ki bu hakkında ne desek boş! anlamlı olmasını sağlamak içinse çok uğraşmaya gerek yok hissedip söylemek yeterlidir.