inançla ve emin olarak bu cümleyi söylersiniz, karşı taraf da başını çevirip tebessüm ederek yanıt verebilir. kayıplara karışmış aşkın kayıplara karışmış kalbidir.
gururu bile yok edebilecek iki sözcükten oluşmuş bir cümledir.
bazen dediğine pişman olursun, bazen demediğine...
bazen dediğine şükredersin, bazen demediğine...
değerli cümledir ucuzlaştırılması hoş değil. her telefonu kapatırken, her sabah uyandığında falan... öyle zırt pırt söylenirse tadı kalmaz ki! arada bir söyleyeceksin ki afallasın, mutluluğu hat safhada olsun. ya da ben bu zihniyetten kaybediyorum.
ulan düşünüyorum da bir laf bu kadar ucuza mal edilemez. mümkün olduğunca az söylenmeli ve söylendiğinde de mutlaka sevgilinin gözlerine bakıp söylenmelidir. mesejla seni seviyorum denmez.*
bu iki kelime teslimiyeti bildirir. o an artık benlikten vazgeçilmiştir vesselam.
değerini kaybetmiş yitik bir sözcük. Hatta kimileri bu durumu öyle hale getirmiştir ki bu konu hakkında ''Seni seviyorum ağızların iğrenç sakızı olmuştur.''
arkasından "neden ?" , "nasıl ?" "neyimi sevdin ?" soruları yada "inanmıyorum" kelimesi gelir karşı taraftan. halbuki seni sevmiyorum öyle değildir. kimse kimseye neden beni sevmedin diye sormaz , seni sevmiyorum diyen birine hepimiz inanırız.
Her sevgiliye söylenen cümlelerden biridir kılişedir aslinda bazi karılari çok seversiniz anlami o diye düşünürsünüz. Ama bakarsiniz ki anlami yok oda aynıymış dersiniz geçer gider 1senelik ilişkim yarra geldi uzun bir süre hiç bi karıyla duygusal anlamda olmam amk gerçektende sevmeden seviyorumda demem alayi yalan çunku.
2 kelime 13 harf.
Aslında bu kadar basit değil. Bazen o kadar mutlu eder ki söyleyen kişi içten söylüyorsa... Hele söyleyen sevilen kişiyse... Ama o kadar masum iki kelime değildir. Söyleyen bir silah gibi kullanabilir bu 13 harfi. Yalandır o zaman. Gerçek görüldüğünde yaralar. Bazı kişiler için o kadar kolaydır ki söylemesi... Oysa böyle anlamlı bir cümle basitleştirilmemeli.
Seviyorsa insan, gerçekten seviyorsa söylemeli.
Ben de onu seviyorum. Bitti.