bir insanın kurabileceği en uzun cümledir bence ''Seni seviyorum''.
ilk harfiyle son harfi arasında bir saniye değil; insana küsen uykular,dili ısıran ''özledim''ler, temmuz'da buz kesmeler,ocak'ta karları eritmeler,sezen aksu'lar,nilüfer'ler, yaşar'lar,''sıradaki şarkı bana gelsin''ler,çocukça sevinçler,hayaller saklıdır aslında.bu yüzden iyi düşünmelidir insan.''seni seviyorum'' tüm bunların altına atılmış bir imzadır çünkü.ben senin için uykumdan geçtim,buz kestim,ateş oldum demektir.öyleyse iki kere düşünmeli insan seni seviyorum derken..
anlamsız bir sözdür. çünkü sevgi sözlerle değil, sadakatle, vefa ile anlatılır. bence bu söz de kapitalist dünyanın sahteliklerinden biridir. "seni seviyorum" kuru kuru gitmeyeceği için yanında çiçek alınır, yüzük alınır, yemeğe çıkılır vs.
sonuçta aslolan işin ticarete dökülmesi, tüketimin artması ve birilerinin bundan para kazanmasıdır.
kimilerinin sadece bir kabahat işlediğinde affedilmek için ya da talebi karşılayamadığı için arıza çıkınca söylediği cümle. o durumlarda sözün değil davranış biçiminin önemi var çünkü. keşke bu güzel cümle çok özel, güzel zamanlarda da söylense. asıl o zaman sadece o iki kelimenin anlamı çok büyük oluyor çünkü.
gerçekten hissederek söylendiğinde duyanı ve söyleyeni mutlu eden paha biçilemez sözdür. günümüzde çok fazla söylenmesi, ağız alışkanlığı haline gelmesi, samimi duygulardan değil de sadece göz boyamak veya çıkar amaçlı söylenmesi sebebiyle anlamını ve değerini yitirmektedir. bu sözü duyana acaba gerçek mi? sorusunu sorduran söyleyene de gerçek olduğuna inandırmak için ilave sözler sarf etmesine sebep olur ki az öz ve gerçekten kişi seviyorsa sevdiğine sarf edeceği önemli bir sözdür. sahte olanının mide bulantısı gibi yan etkileri bulunmaktadır.
bir zamanlar mutluluk veren bu laf çekip giderken yerine bıraktığı boşluk acıyla, gözyaşlarıyla dolar. hani duyduğunuz her an içiniz içinize sığmaz ya, işte ağlarken de dolduracak yer bulamazsınız gözyaşlarınız bedeninizden taşar. duyarken tuttuğunuz elleri uzaktan hoşçakal derken bulursunuz bir anda. bir insanın gözlerinden yaş geliyorsa eğer anlayın ki içindeki boşluk çoktan dolduğundandır. acı veren de boşalan ruhunuz değildir zaten, gözyaşlarınızın doldururken ruhunuzdan attığı anılardır hep.
bütün gece bu cümleyle kafayı yedikten sonra sol framede görülmesine şaşırılmamış cümle. söylerken içinizi titretir aşıksınızdır hani, bin kere söyleseniz yetmez, binbir kere duysanız yetmez. ama inanmazsa o, ya da inanmıyorsa artık... hani kapıyı vurup gidesim var dersin ya öyle işte. sen seviyorsundur, sen bir hayat şekillendiriyorsundur o cümlenin üstüne, ama inanılmaz. vurup kapıyı gidesim var sözlük. belki yarın belki yarından da yakın.
çoğu zaman sen ifadesinin kullanıldığı kişiyi yeterince tanıyıp idrak etmeden kurulan bir cümle. seni seviyorum diyorsun fakat hacı, senin o sen dediğin şey ne acaba? gerçekten o karşındaki kişi mi? yoksa karşındaki kişinin görüntüsüyle zihninde belirmiş olan hayali karakterin örtüşmesi mi? sonra o hayal o görselin içinden çıkmayınca ne olacak?