Insan soyle bir dusununce bu cumleyi birine soylemeyeli ne kadar zaman gecti diyor. Bunu derken de en son dedigi anı hatirliyor. yuzune bile degil telefonda, Belki de elveda kelimesinden hemen öncesi canlaniyor kafada. Ha tabi bunu çok çok özel anlarda dediginde olur, fakat aklinda bu sekilde de kaldigi bir gercek.
Iki kelimelik Bir cumlenin bile insana neler hatirlatabileceginin anlami cok buyuk.
son yıllarda içi iyice boşalan sevgi belirteci cümle.
sevilen kişiye söylenebilecek en güzel şey iken, sevgiyi ele ayağa düşüren sığırlar yüzünden insan söylerken tereddüt ediyor, acaba karşı tarafa samimiyetsiz/itici mi gelirim diye.
yine de gerçekten sevdiğimiz insanlara diyelim, böyle dolu dolu.seni seviyorum.
fazlaca eskitilmis, bi iliskide bilmem kacinci evrenin anahtari haline gelmis cumledir.
daha orjinal bisey bulun gencler. artik anlamsiz bi kalip bu cumle.
Çok fazla söylendiğinde anlamını yitiren,lise talebelerinin söylemekten zevk aldığı, sevgi pıtırcıklarının duymaktan köşe kapmaca oynadığı leziz cümle. Ben çok az kullandım ama. Genelde aşık olduğum kişinin apartmanına gidip dış kapının kirli camına yazarım ben bu cümleyi. Imzamı da atarım by koma. Öptüm yüreğinden kraliçem.
Masum duygularla hala bu cümlenin yüceliğine inananlar vardır illa ki, ama hayattaki en kolay şeylerden biri sevmediğin insana seni seviyorum demek. Bir anda çıkıyor insanın ağzından ve o cümlenin ne etkisi hesap ediliyor ne 'özel'liği. Çoğu kez söylemiş olmak için söyleniyor hatta.
seni seviyorumdansa karşımda gözlerimin içine bakamayan bir çift göz ve heyecandan kızarmış yanaklar daha sevgi dolu gelir bana. Daha içten, daha doğal.