izleyince " bu mu la " dedirten, ama napip edip golünü atan, ilginç, kazma, kel ,yavaş, şutları zayıf, bitiricilik acaip ender bulunan son on dakka golcüsü...
az once izledigim euro 2008 maclarindan sonra,bugunku haline uzuldugum futbolcudur.zico varken yarim saatte olsa oynuyordu,artik ancak antremanlarda topla bulusabiliyor.
bu gidişle yedeklikten emekli olucak olan futbolcu.
kendisinin en büyük hatası fenerbahçe gibi futbolcuyu geliştirme değil, onu harcama üzerine kurulu olan takıma transfer olmasıdır. eğer galatasaray'a transfer olsa idi, çok daha iyi bir durumda olurdu.
hatta, bir avrupa turu yapar, emre belezoğlu'nun bir forvet versiyonu olarak, aziz yıldırım'ım manevi oğlu dahi olabilirdi.
acilen fenerbahçeden kurtulması gereken oyuncu kendini feda ediyor orada.son 5 dakika 3 dakkayla olmaz o iş.aynı zamanda da yaşı gitgide ilerlemektedir.
(bkz: giderek üzdün bizi zaman)
güya fanatik galatasaraylıymış. bunu başka yerde söylersen millet g.tüyle güler. şimdiden uyarayım... semih şentürk fenerbahçe kadrosundaki 4-5 fenerbahçeliden biridir. hatta en başında gelir. zaten öyle olmasa 11 sene bu kadar yedek oturmayı göze almaz. yalan yanlış bilgiler vermemek lazım...
yönetimle ve daumla arası bozuk olan fenerbahçe de oynayan futbolcu. ailecek fanatik galatasaraylılardır. annesi olsun babası olsun. zaten büyük ihtimal böyle giderse sene sonu galatasaraya transfer olur.
yabancı pasaportu da olsa, yeşil kartı da olsa, obama ile halı sahada omuz omuza çekilmiş düzinelerce resmi de olsa avrupa'da mainz, köln, nurnberg, tenerife, zaragoza tarzı takımların ötesine ulaşamayacak bir futbolcudur.
ne yazık ki ülke insanının sahip olduğu duygusallık ve sahiplenme duygusunun en büyük temsilcilerindendir. doğrudur, fenerbahçe'ye olan katkısı gerçekten saygı duyulması gereken ve tebrik edilmesi gereken bir durumdur. ancak semih'in fenerbahçe gibi hedefleri büyük olan takımlarda ilk onbiri görmesi çok zordur.
tek forvet olarak sahada bulunan bir futbolcunun asli görevi goldür şüphesiz. ancak bir futbolcu kendi başına da gol pozisyonuna girebilmeli. ne biliyim, pres yapar, rakip defansı yorucu koşular yapar, yapar da yapar. ancak semih'te bunların hiçbiri yok. ne bir pres, ne defansı rahatsız edici koşu, ne de futbol zekası.
en yakın zamandan bir örnek verelim, fenerbahçe bursaspor karşısında 2-1 önde. müsait bir pozisyonu değerlendirememesine rağmen hücumda oldukça çabalayan, top kazanan guiza oyundan çıkıyor yerine tribünlerin haykırdığı semih şentürk giriyor. semih'in girmesiyle defans çizgisini ileride kuramayan bursaspor nedendir bilinmez çizgiyi orta sahaya kadar ilerletiyor. akabinde maç 2-3 olarak bursaspor lehine sonuçlanıyor. yaklaşık 20 dakika oyunda kalan semih'in girdiği pozisyon ise 0.
zaman geçiyor. kadıköy'de rakip lille. guiza bu sefer iyi oynuyor. takımda neredeyse tek pres yapan adam. emre ve gökhan'ın vaktinde yaptıkları hayvani preslerin ışığında ilerde guiza'nın tek başına pres yapması bir farklı geliyor tabi insana. ciddi anlamda rakip defansı rahatsız edecek şekilde çabalayıp duruyor. ancak bir zaman sonra yerini baroni'ye bırakıyor. semih de deniz'in yerine oyuna giriyor. bu sefer hücumdaki etkinliğimiz neredeyse 0'a ulaşıyor. lille defansı yürüye yürüye defansından top çıkartmaya başlıyor. akabinde yenilen bir golle tur gidiyor. tabi bunu "semih girdi turu verdik ulan!" diye lanse etmiyorum. sadece "takımdan gitsin kendini kurtarsın" olarak etiketlenen bir futbolcunun ne kadar abartıldığını belirtmek istiyorum.
şimdi şampiyonlar ligi olayımız da var. çeyrek final rövanş maçında chelsea deplasmanında tek forvet oynayan bir semih.. yakaladığımız 2-3 pozisyonun özetinde bile kameralarda yok neredeyse. "eee orda terry falan vardı ama" demeyin. fenerbahçe'nin hedefi diyarbakırspor'u, gençlerbirliği'ni yenmek değil de avrupa'da adından söz ettirmekse ve siz de bu takımın forvetine semih'i uygun görüyorsanız bu tarz sonuçlara alışık olmanız gerek.
koskoca zico en verimsiz döneminde bile her zaman kezman'ı ilk 11'de düşünüyorsa ve semih'i yedek bırakıyorsa e vardır onun da bir bildiği.
son olarak da semih'e gelen yüksek ücretli transfer tekliflerine gelelim. yok hacı böyle bir şey. gerrard, raul gibi belli başlı isimler dışında avrupa'nın kalburüstü takımlarından gelen bir teklife "ben kulübüme aşığım, bir yere gitmem" diyen bir futbolcu yok evrende. her fırsatta "galatasaray benim her şeyim" diyen arda turan'ın yakın dönemde avrupa'da forma giymek istediği belli bir durum. kötü niyetle demiyorum bunu. kalmadı artık o amatör ruh. profesyonellik aldı başını gidiyor. semih gibi her sezona yedek başlayan bir oyuncu gelen güzel bir teklifi kim olursa olsun gerçi çevirmez. ancak kendisine sene başında gelen tek teklifin katar'dan olması bu futbolcuyu bu sene de sarı laciverli forma altında izlememize olanak sağladı.
kısa kesiyim; semih'i üstün özellikli bir oyuncu olarak görmek son dönemdeki içi en boş olan yargıdır.
abi bir santrafor hiç mi pres yapmaz ya!
iddaa ediyorum sırf yaptığı pres ve yaptığı koşulardan dolayı guiza semihten daha iyi oyuncudur diyebilirim. çünkü santraforluk sadece bitiricilik değildir. kollektif bir futbol oynamaya çalışan fenerbahçenin alexten sonra koşmayan adamıdır. ha koşmuyosan alex gibi koşma. pas al ver, bişiler yap. ama tamamen etkisizsen koş be adam!
eskiden de kulübe de otururdu bu çocuk. ama girdiğinde gol falan atardı ya da asist ne bilim en azından bi şeyler yapardı. şimdi oyuna girdiğinde şanssızlığından olsa gerek skor fenerin aleyhine dönüyor.
oynatılmaya oynatılmaya meziyetlerini kaybediyor gibi geliyor bana.
insan olmanın gereklerini de futbolcu olmanın gereklerini de mükemmel yerine getiren, toplumun her kesimi tarafından sevilen ender insanlardandır. fenerbahçe'ye gıpta ile bakma sebebidir. futbol oynamayı bıraktıktan sonra da futbola hizmet edecek ve tarihe geçen futbolculardan olacaktır.
kesinlikle galatasaray ya da fenerbahçe' nin birinci santraforu oalcka yeteneğe sahip değildir. futbolu iyi bilen, çok çalışkan, iyi niyetli bir adamdır; ancak ne çok güçlü, ne çok bitirici, ne çok süratli, ne de çok tekniktir. tekrar söylüyorum gol kralı olmasına aldanmamak gerek çünkü bu ülke de zafer biryol, okan yılmaz, arif erdem de gol kralı oldu. hele tek forvet oyananacaksa güçlü bir stoper birebir markajda semih' i yer bitirir. ne bir baros, ne bir nouma, ne de bir hooijdonk' tur semih.
sene sonunda bir yolunu bulup galatasaray alsa da millet forvet nasıl olur görse diye yandığım adam. cidden iyi forvettir. ceza sahası dışında mal gibi salak saçma yorumlarda bulunmak da futbola ihanettir. santrafor veya oyunlarda striker diye nitelendirilen bir mevki için ceza sahası dışında top sürmesini falan beklemek büyük fantazi bence.
jardel,vieri,hakan şükür ne kadar top sürebiliyorsa bu adam onlar kadar top sürebiliyor... şutları da etkili. ve en önemlisi ceza sahası içinde durdurulması zor bir adam. sen hala guzia'yla uğraş bu adamı harca.
(bkz: dunkof)