birilerinin dünya'ya ve türkiye'ye at gözlüğü takarak bakmasıdır.
selam derken türkçeyi kaybetmiyoruz yani?
allah'ın selamı üzerinde olsun demenin neresi türkçeyi kaybetmek?
yerine "esenlikler" kelimesi kullanılabilir. fakat türkçemize girmekte olan ingilizce kelimeler var. "selamun aleyküm" kelimesi ile artık bütünleşmişiz. ne yaparsak yapalım artık onu dilimizden çıkaramayız. önemli olan yeni dilimize giren kelimelere özen göstermeliyiz.
girdiği bir mekandaki insanları allah'ın selamıyla kucaklayan kişinin güzelliği ile hiç de önemsenmeyen durumdur. ayrıca doğrusu selam aleyküm'dür. selam aleyküm demekle türkçe kaybediliyorsa, önce çeşitli dillerden dilimize sızan kelimelerden arınmalıyız.
Din sevgisi ve dil bilincini çakıştıran bir durum fakat ''selamunaleyküm'' demeyi benimsemiş kişi veyahutta kişiler neden ''guten morgen'' denmesini yadırgarlar, anlamak zor tabi. Herkes için her şey nasıl olsa işine geldiği gibi ama, öyle değil mi?
Arapça ilahi bir dil olduğu için mi bu sempatizanlık peki? Anlamak zor!
Yine de sonuç olarak TDK'ye itimat etmek gerekir, zira sözlükte ''selamunaleyküm'' kelimesi geçtiği için üzerine konuşmaya gerek yok. TDK'da bulunan bir kelime türkçe'yi kaybetmemize sebep değildir.
(bkz: ne şiş yansın ne kebap)
tespit sıçma diyoruz biz halk arasında bu gibi cümlelere. sormazlar mı adama kullandığın kelimelerin yarısından fazlası yabancı, bi tek "selamun aleyküm" mü batıyor diye. ama yok, o dini bir çağrışım yapıyor, o türkçeyi kaybettirir, dini ya, türkçeye zararlı, dinle alakalı herşeyi yasaklıyalım. tabi tabi, aynen öyle diyorum kendisine.
- selamun aleyküm
+ abi lütfen. zaten türkçeyi kaybediyoruz...
- la havle velakuvveten, ne diyosun oğlum?
+ abi bak hala... rica edicem ama... ağzına sıçtın türkçe'nin.
- ulan niye küfürlü konuşuyosun sik kafalı?
+ abimmm... abimm... butun cümleyi türkçe kelimelerden kurdun. abimsin sen benim artık.
- tövbe tövbeeee...
+ abi naaptın yaaa...
"yok ebesinin ali sami" derecesindeki endişeli önerme.
şu kelime şurdan gelmiş, bu kelime burdan gelmiş dersek, bir tane bile söyleyecek kelime bulamayız dilimizde. biz oki, cool, entry, edit gibi kelimeleri kullanıp ta türkçe'nin içine etmeyelim, olay bundan ibaret. ya ingilizce konuşalım ya türkçe. ikisinin ortası yok ki bunun.
ideolojik olarak yaklaşılarak hataya düşülmüş bir tespit.
Dil yalnızca kavmi olandan beslenmez, aynı zamanda ait olunan medeniyetin malıdır. Millet olmak aynı duygu, düşünce, hissiyat, ülkü etrafında birleşmekse bu olgunun en önemli yapı taşları kültür, tarih ve dindir.
Kültürümüzde selamun aleyküm yabancı değildir.
Tarihimizde selamun aleyküm yabancı değildir.
Dinimizde selamun aleyküm yabancı değildir.
Nasıl ki Avrupa medeniyetinin bütün dilleri arasında muazzam benzerlikler varsa, Türk-islam medeniyetinin dili olan Türkçede de asli yapısını kaybetmeyecek şekilde olmak kaydıyla arapça-farsça etkisi olması doğaldır.
islamiyetin kabulünden bu yana dilimize yerleşmiş yüzlerce arapça kelime var.birçok insan bu sözcüklerin arapça olduğunu bile bilmez.türkçe kullanımı olmayan bir sürü arapça sözcük de kullanıyoruz. bu, yozlaşma değil içselleştirmektir. tabi ki türkçe karşılığı varsa türkçesi kullanılmalıdır; ama türkçeyi kaybetmek, selamun aleyküm demekle değil; hali hazırda hem türkçesi hem arapçası olan bir sözün ya da sözcüğün ingilizcesini hatta uyduruk bir versiyonunu tercih etmektir.