Her ne kadar o yılları görmesekte fakat büyüklerimizin o zaman yaşadıkları acı tatlı yaşanmışlıkları anlatsada huzur ve aile bağlarının o zaman daha çok olduğu bir gerçekmiş ve bu dizi o yıllardaki herşeyi anlatan bir dizi çok beyeniyorum. Şimdi o yıllardaki rahatı ve huzuru maddi manevi arıyorum keşke o dönemlere dönebilsek.
trt'nin yeni bölümden önce bir saat özet yayınladığı dizidir. Ilk zamanlarındaki akıcılığı kalmamış daha durağan ilerlemekte 90 dakikayı doldurmak için gereksiz ayrıntılarla seyirciyi boğmakta. Bir bölümde en az 50 kişi hal hatır alışverişinde, sıkıyor izleyiciyi.
çok güzel dizidir, harikadır, kalitelidir ancak başlayalı 31 bölüm olmasına rağmen halen;
- sami abi nabıyon beya
- iyiyim sen nabıyon beya
repliğinden sonra gülme efektinin verilmesi de ilginçtir.
esprilerine gülemesemde karakterlerinin sıcaklığını hissettirebilen dizi.
uzun yıllardır televizyon karşısına geçip ailecek izlediğim bir dizi olmamıştı. seksenler bu eksiği giderdi.
ayrıca müzikleri başarılıdır.
izlemek için kendimi zorladığım dizi.
şöyle ki; dizi "asparyuuuuus, senin için çektik bu diziyi" diye bağırıyor.
trakyalı pastaneci bile var, kasetçi var lan, ama ama...
rasim öztekin'in eşini oynayan abla, o nasıl bir ses ya, kulaklarımı kapatıyorum her konuştuğunda, kara tahtaya tırnaklarını sürtersin ya hani öyle bir sesi var bu ablanın.
ahmetin havasından geçilmeyern dizi yok çekmiş kenarı sağcıları da solcuları da siyaset yapmayın kemiklerinizi kırarım demiş hayır o değil de bu adam kendini ne sanıyor anlamış değilim işsiz bi vatandaş kendini başbakan mı sanıyor.
ülkemiz askeri kadrosunun tasfiyesiyle* aynı dönem içerisinde yayınlanmakta olmasıyla birlikte kıllanmalara sebebiyet veren trt dizisi. yayınlandığı kanal iktidarın televizyonu olunca kıllanmanın temelleri daha da bir derine iniyor.
darbe destekçisi değilim, böyle bir durumun olmasını istemeyiz. lakin bu diziyle de birlikte; yıllardır planları yapılan orduyu pasifize etme, dağıtma planlarının halk nezlinde kitlelere siyasi olmayan bir mecrayla empoze edilmesi, bu adaletsizliğe fikirsel yumuşak bir zemin hazırlanması adına kullanıldığını düşünüyorum.
Bu diziyi seviyorum. Ama dünkü bölümdeki bir sahnede saçmaladıklarını söylemem gerek. insanlara elektrik verilen, işkence edilen bir sorgulama ortamı olduğunu iyi bildiğimiz dönemde, Ahmet'in sorgu odasında Ferdi Tayfur şarkısı söylemesine izin verildiğini görmek bende düş kırıklığı yarattı.
darbenin işlendiği bölüm bariz zayıf kaldı ancak olaya birol güven perspektifinden bakarsak başarılı bile desek çok garip kaçmaz. ama kardeşim o başçavuş ne öyle, ya yanındaki asker? bu dizide casting hala aşılamamış bir sorun.
ama öte yandan olayları "mikro" olarak 'ne sağcıyım ne solcu' insanların gözünden güzel yakaladığını düşünüyorum. özellikle sade halktan bir kısmın darbeyi "yetti artık, allahtan asker geldi de kurtulduk" gerekçesiyle alkışlamasını, fehmi abi ve 46lık basri gibi olaya farklı bakanların da "demokrasi" vurgusu güzeldi.
bakmayın şimdi konforlu ortamda herkes konuşuyor ama o zamanlarda "illallah" diyen halkın askere sevgi gösterilerine bugünün penceresinden bakarak "halk darbeyi destekliyor" demek doğru değil.
birol güven düşe kalka kıvıracak bu işi galiba, hadi bakalım...