musin yazıcıoğlu' nun kabri başında yaptığı konuşmada şefkat çetin'i ''siyonist israil'in uluslararası politakalarının takasına binmekle'' suçlamıştır. eğer bildiği bir şeyler varsa açıklamalı ve üzerine gitmelidir. eğer kuru sıkı atılmaktaysa iftira kul hakkına girer.
şefkat çetin tırı vırı diyor. şefkat çetin mhp'nin altını oyan adamlardan biridir orası doğru da, bu adama "gururumuzsun reis!!!" diye zırvalayanları partiden uzak tutuyorsa başarısı da vardır. ben her zaman pkk'ya haraç ödeyen mafya yerine tabi ki peker gibi milliyetçi mafyayı tercih ederim. "ay mafya hiç olmasın, kıyamam" tayfası az ötede oynasın. bununla birlikte peker bey hapisten çıkınca akp'lilerin istediği gibi konuşmaya başladı.
delikanlıysa gitsin pkk ve imralı'daki it soyuyla pazarlık yapanlara çaksın biraz sedat peker. şefkat çetin'lere sonra gelir.
instagram'dan takip ettiğim kadarıyla haftanın 5 gününü, günün 18 saatini mezarlıklarda geçiren insan.
Ya hu insan sormadan edemiyor, ah be abi toprak üstünde hiç mi eşin dostun kalmadı.
"26 Haziran 1971'de Sakarya'da dünyaya geldim. Kafkas asıllı Karadenizli bir Türk ailesinin çocuğuyum.
Kendimi bildiğimden beri doğru olduğuna inandığım şeyler için kendim dahil herkesle uğraştım; Uğraşmaya devam ediyorum ve yaşadığım sürece de uğraşmaya devam edeceğim."
takdir ettim doğrusu... hiç uzun boylu onu yaptım, bunu yaptım yok... girişten sonra bir cümleyle ne yaptığını izah etmiş. apartman kapıcısı olsa daha uzun anlatır ama anlatmayı bilen için bir cümle yetiyor görüldüğü gibi...
genç yaşında feleğin çemberinden defalarca geçmiş gönül adamıdır.
--spoiler--
Rizeli bir aileden gelen Sakarya doğumlu olup uzun süre Almanya'da yaşayan Peker, Turancı olduğunu dile getirmektedir.
1990 yılında T. Bülent Kılıç ile kurduğu bir oto firmasının servisinin dolandırılmasından ve ortağından ayrıldıktan sonra yasadışı örgüt kurarak birçok suça karışmıştır. 1997'de Rize'de kaçakçı Abdullah Topçu'yu öldürmek suçundan savcı karşısına çıkan ve serbest bırakılan Peker'in iki adamı, aynı davadan müebbet hapse mahkûm olmuştur. Tehditle tahsilat yapmak, zorla alıkoymak, adam öldürmeye azmettirmek ve benzeri suçlardan yedi ay boyunca aranan Peker, teslim olacağını bildirerek 19 Ağustos 1998'de Romanya'dan Türkiye'ye getirildi.
Eylül 1998'de Peker ve adamları hakkında 7,5 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. 12 sanıkla birlikte çete oluşturmak suçundan yargılandığı davada, 24 Mayıs 1999'da tahliye edildi. Sekiz ay 29 gün cezaevinde bulundu.
12 Mart 2005 tarihinde istanbul Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü tarafından yapılan Kelebek Operasyonu ile tutuklanmış ve istanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava 31 Ocak 2007 tarihinde karara bağlanarak 14 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasına çarptırılmıştır. Peker ayrıca örgüt kurmak, tehdit, iş yeri kurşunlama, yaralama, hürriyeti tehdit, yağma ve sahte kimlik kullanma iddiasıyla izmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandı.
Ergenekon davasında silahlı terör örgütü kurma suçuyla yargılanmaktadır. Kelebek operasyonu davasının bozulan bölümü yeniden karara bağlandı. Sedat Peker'e 1 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Böylece hükümlü olduğu süreye 1 yıl 3 ay daha eklenmiştir.
5 Ağustos 2013'te istanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından karara bağlanan Ergenekon davasında Sedat Peker'e 10 yıl hapis cezası verildi. 10 Mart 2014 tarihinde Özel yetkili mahkemelerin kararlarına ilişkin yasa değişikliği ve 5 yılı aşkın tutukluluk hali göz önünde bulundurularak tahliye edildi.
--spoiler-- http://tr.wikipedia.org/wiki/Sedat_Peker
ülkemizde en fazla sempati duyulan gayrimeşru kovalayan kişidir kendisi. serde de biraz apaçilik yok değil hani. lüks araçta müzik eşliğinde kopmalar falan. seviliyor adam.
Sene 99, Ağustosun 17si.
izmit depreminin tarihi. inanilmaz paralar harcayarak. Sakarya ya yardim yagdirmisti. Hic unutmam.
Sakaryada ve sakaryalilarca sevilme nedeni bir nebze de budur.
Goruslerimiz uyuşmuyor olabilir ancak yiğidi öldür hakkini yeme demiş atalar.
Edit: yazim hatasi.
dhkp c hakkındaki yazısıyla gerçekten üzmüş kişidir.
öncelikle sahiplerinden güç alan it sürüsü dhkp c denen çapulcu ve tetikçi yapılanmanın cesaretine hayran kaldım. sözde bildirilerle şov yapan kekolar da biliyor ki okmeydanı, gülsuyu ve gazi yi eş zamanlı olarak on beş dakika içinde ateşe vermek tek bir canlı bırakmak işten bile değil. fakat kılına zarar gelse sözde hesabını soracakları halkı kendilerine siper edecek kadar ürkek bir yapılanmayla karşı karşıyayız.
sedat peker'in yazısında beni üzen kısım şu şekilde
'Benim devlet tarafından, Ak Parti tarafından korunduğumu, örgüt açıklamanızda yazmışsınız. Normal şartlarda dünyadaki tüm yapılar, kendini seveni, sayanı sever ve karşılık olarakta değer gösterir (Bir tek bizim devletimiz bu örneklemede istisnadır). Kendisini en çok sayanlardan devlet olarak en çok vergiyi alır, kendisini en çok sevenleri hiçbir sebep yokken çok uzun süreler cezaevinde yatırır. Kısacası kendini ana gibi baba gibi seven herkese zulmeder.
Benim devlet tarafından korunmam doğru olsaydı, emniyete geçmişte her alındığımda dünya kadar işkence görmezdim. 10 yaşında çocukların bile inanmayacağı şekilde komik suçlamalarla cezaevinde yatırılmazdım(Yapacak bir şey yok. Bizim devletimizin sevgi anlayışı böyle demek ki). Sizin gibilere ise maalesef devletimiz demokratik davranır. Sizin üyeleriniz yani DHKP-C üyeleri mahkemeye çıkarken, siyasi slogan atar, kimse ağzını bile kapatmaz. Ben mahkemeye çıkarken sadece "Komplo yapılıyor." dediğimde ise ameliyatlı olmama rağmen tüm kameraların önünde zulme uğrarım.'
devlet akp değil, devlet polis, zabıta, mit değil devlet kutsalımız, insanımız, ben, sen, sevdiklerimiz. devletin ihtiyacı olan her zaman için kendimi feda edecek kişilerdir. devlet bizi kurtarmak için caba sarf etmeyebilir. biz devleti korumak için feda edilirken devlet tabii ki bizi ipten almayacak. sedat peker kesinlikle kendince haklı devletin hep sert yüzüyle karşılaştı. tüm sızmalara rağmen bir dönem ya komünist ya gladiocu olacaksınız dayatmasıyla kadrolaşan kişilere rağmen devlet hala sahipsiz değil. devlet için canı yanan birine bir darbeyi de devletin vurması hoş değil ama devlet için canı yanan birinin yaralarını devlete sardırmak istemesi yine hoş değil. devleti gerektiğinde koruyacak olan sedat peker olabilir devlet artık gerekmediğinde sedat peker i koruması beklenemez. devlet karşılık bekleyerek sevilmez. ben bu cümleleri sedat peker in sinirlenerek yazdığını gerçek görüşünün bu olmadığını düşünüyorum, umuyorum. zaten sedat peker de şu an devlet tarafından korunmadığını anlatmak istemiş yazı boyunca. rahatsız olduğum temel nokta bu açıklama farklı bir konuya kaymış.