ebru şallı'nın zehirlediği kadınlardan yanlızca biri. şu an o da canlı yayında yoga yapıyor.o da püff yapıyor inanılır gibi değil. oysa biz seni spor yapmadan arada bir gidip sağını solunu toplatmanla sevmiştik.
izliyorum ben bunun programını. çünkü bazen çok baba konuk çağırıyor. mesela sık sık kenan demirkol hocayı ekrana konuk ediyor ki adamın söyledikleri harbiden çok mühim. üstelik "canlı" olan herkesi ilgilendiyor. adam her konuk olduğunda tabu yıkıyor.
yalnız bugünkü programında gözüme çarpan bir şey vardı. ilk kez çarpmıyor ya göze... zaten bilmeyen yok.
kadın süzme cahil. ama nedense ısrarla aydın, okumuş, kültürlü vs. olduğunu iddia ediyor yahut aynı kendini kartal zanneden karga misali tavır takınıyor, uzman konuğunun konuşmasına fırsat vermiyor, iki de bir araya giriyor, konu hakkında ahkam kesiyor...
yine bugün mardin e kuma gelen faslı konuğu için iki de bir hatta 1,5 da 1 "anadili gibi fransızca bilen" tanımlaması yapıyordu. neden? anadili gibi fransızca biliyor ya. kuma gidemez. kültürlü oluyor öyle olunca.
ama seda sayan bilmiyor ki (bilmesi de beklenmiyordu) fas denilen ülkede ve şehirde fransızca bilmeyen faslı sayısı bizde moğolca bilen insan sayısı kadardır.
hasılı programına çıkardığı konukları olsun, seyircisini olsun sürrekli olarak aşağılaması, onlara ders vermeye çalışması, bir şeyler öğretmeye çalışması, fırsatını buldukça "bizim gibi az çocuk yapan aydın kadınlar" yakıştırmasını yapması (istese de çocuk yapamaz bu yaştan sonra) rahatsızlık verici.
pepsiden soğutan ama kendinden soğutamayan yılların seda sayanı. hatta yıllar evvel birgün hepbirlikte tv izlerden seda sayanın derin dekoltesini gören yengem
Ses desen yok, görüntü desen yağlı boya, afedersin kıçıma iki kaş göz çizsem daha sevişilesi olur. Gereksiz bir ünlü modeli. Mahalle ağzıyla program yapmaya çalışıp, bizim milletimizinde izlediği gereksiz insan da diyebiliriz.
geçen ay adapazarı avm de karşılaştım kendisiyle. menejeri stello ile birlikteydi. meğer imza günü mü ne varmış o gün. kısa boyu ve aşırı makyajıyla beni bir kere daha haklı çıkardı bu kadın. çirkinliği onca boya anca kapatıyormuş demek.
programında şarkı söylenirken tuhaf hareketlerle şarkının sözlerine uygun dans etmeye çalışır ki sinir krizine neden olur.denedim ciddi ciddi en fazla 3 dk izleyebildim.
gerçek seslerin, gazinolarda hükmettiği zamanlar, yedek assolist'di. daha sonra, yıllardır türk sanat müziği bestecileri
gözardı edilmesinden dolayı hep aynı eski eserler okuna okuna "türk sanat müziği" tamamen "klasik" durumuna düştü
arkadan gelen "arabesk" halkın beklentilerini karşılayınca, yarı kadın yarı erkek sesiyle; ama parlak zekası ve yüksek libidosuyla, seda sayan halkın kraliçe'si oldu. her sabah ahkam kesiyor.