bazen şarkılarda da görebildiğimiz, kopmaya sebebiyet veren eylemdir.
Offfffff! üzülme bebeğim, sakın üzülme
Olmadı işte
ayrıldık
Kızmadım sana, kızamıyorum
Yeter ki sen üzülme
Ben sana hiç kıyar mıyım?
Yani o kadar da hıyar mıyım?
Hıyar dedim de aklıma geldi
Yeni sevgilinle aran nasıl?
O da seni, benim seni çok sevdiğim gibi seviyor mu?
Ara sıra görüşelim olur mu?
Misafir ol gel bana, yumurta kırayım sana
Param pulum yok ama, borç yazdırırız bakkala
Seni nasıl sevdiğim senin hiç şeyinde eee... umurunda değil
Hatırlar mısın bilmem, o mahur beste çalar
Müjganla biz fenalaşırdık.
Ha, sahi geçen gün bekledim seni
Saza niye gelmedin?
Seni bilmem ama ben acaip gaza geldim
Sonra soda içtim, geçti
Hatırlamalı, sevgiyle anmalı, unutmamalı, incitmemeli
Uçan memeli, kaçan memeli, tutan memeli
Öbürü de gelmiş, hani bana, hani bana demiş
Biliyorsun, ne yapsam ayrılamam senden asla
Hafife alma aşk vurur insana
Bir de yer vurur sonra
Masatenisi, bu kadar kolay sanma
ilvanlım, ilvanlım, ilvanlım, ilvanlım amaaan neyse
Sen çok güzelsin, a acaipsin, b acaipsin, c hiçbiri, d hepsi senin mi?
Hatırlar mısın sazlar çalınırdı Çamlıca'nın bahçelerinde
Benim de arabanın teybini calmışlardı
Şimdi de seni çaldılar benden
Ve şimdi içiyorum her gece
Her gece başka bir işkembe
paça, tuzlama, kokoreç, kelle
Gel beni kısmen yelle
Ha unutmadan
Ebabil bir kuşsa, saka daha kuştur
Saka kuş olarak kalacaktır
Kuştur, kuş olacaktır
Kuştu, kuştunuz, kuştular, kuşarlar
Şiirime burada son verirkene
{bi dakka doktor bey geliyorum}
Şiirime burada son verirkene
Seni çok sevdiğimi söylemek istiyorum
Ha bir de yeni bir kedi aldım o da çok şeker
Gidişim suskun olmuştu ama dönüşüm muhteşem oldu
Yaslı gittim şen geldim, aç koynunu ben geldim.
hatırlayamanlar veya bilmeyenler için şöyle bir özet geçeyim.
elemanlar sipariş verir telefondan, eğer 30 dk içinde gelmezse pizza bedavaya gelecektir. herkes saatini geri alır. her neyse kurye kapıyı çalar. elemanlardan gayet ciddi bir yüz ifadesiyle:
eleman: beş dakika geç geldiğin için... (bunu söylerken kafasını hayır der gibi sağa sola sallamaktadır)
kurye: ehe çok şakacısınız. (eliyle duvar saatini gösterir)
kız: aa biz onu unutmuşuz.
der ve koparlar.
allahın salağı seni. geri zekaaağlı. halbuki ben olsam:
- birader o saat bozuk der kafayı gömer pizzayı alırdım. yemekten sonra da kıza bir iki nutuk çekmeyi unutmazdım.
hem o ne skim kurye lan. özgüven patlaması yaşıyor .mına koyayım. sanki oranın kralı...
kısacık hayatımda en istikrarlı şekilde küs kalabildiğim tek insanı, sırtından bıçaklamak denen arabesk kavramı bile kullanamayacağım kadar beni kırmış olan insanı arayıp ona rahmetli zeki müren'den bahsetmek istiyorum. hatta telefonu kapamaması için ağlamaklı bir ses tonu çıkartmayı ya da hakkaten ağlamayı tasarlıyorum.
inşaatlara kafam basmıyor o bir avuç insan 5-6 ayda devasa yapıyı nasıl inşa etti anlamıyorum, bir de duvara * tırmanma mevzusunu hiç bir fizik kuralı bana anlatamaz ya da engelli koşuyu. bütün bunların zeki müren'le ya da yalnızlıkla bir şekilde bağlantısı var, biliyorum.
bütün bunların üstüne zıplayamayan tek memelinin filler olması ne kadar ironik, yakınlarının mezarına gidip ağlamak gibi.
vay be! insanların çeneleri kırılıyor, gerçekten...
bizim kampüsün (kampüs, vize falan deyince de milletin gözünün içine "ben üniversiteliyim" imajı sokuyormuşum gibime gelir hep) karşısında bi lokanta var. aslında başlık açacaktım bununla ilgili "müşterisine hocam diye hitap eden işletme sahibi" diye ama kim ne yazsın kardeşim bu başlığa. yaşanmadan bilinmez. leylim ley. velhasıl kelam gittim yemek yedim kalktım falan, hatun kişi "ne vardı hocam sizin" dedi. bi durdum. la noliy dedim. hocam? ben? neydim ne oldum derken bi uzaklaştım buğu oldu heryer. uzaklaştım, gittim. hatunu bi level atlamış olarak gördüm. bir sonraki gelişimde "hafız naber ya ne alırdın bugün" dedi bana. bir sonraki gelişimde "oo hacı nabıon ya, yüzünü gören cennetlik, suphi bi çay koyver abime" falan dediğini düşündüm. eksi şeylerdi bunlar tabi o hatun için. çıktım oradan. ring e bindim. lord of the rings geldi aklıma. şoföre baktım. öyle bön bakmadım ama. iflahını keserim senin der gibi baktım. lord mord yemezdi bize. kodu mu oturturduk...
peki ya kampüsün içinde inşaat halindeki bina önünden geçerken "burası da 3m migros olacakmış" diyen arkadaşa 3 kızın hep bir ağızdan "oha süper" demesi...
içimden bir ses bu haftan gene çok boktan geçicek diyor. içimdeki sesin ta .. zaten. neyse. içimdeki sesle ilginç bir ilişkimiz var. oha ne güzel kızmış lan! diyor arada. ben de bağlanıyorum. içimdeki ses benle t.şak geçiyor olmalı ki sürekli reddediliyorum. ama yine de seviyorum içimdeki sesi. onsuz olmazdı heralde. geçen gün de "paran yok ekmek al bakkaldan da annenin çemenini ye bugün" dedi. baya iyi demiş olacak ki midem hala üçbuçuk. yok yok gerçekten t.şak geçiyor benle.
bugün iyice bok etti mesela günümü. uyutmadım ya gece ondan daha bi kızdı bana sanırım. rektörlükte bir dünya rezil etti beni. şoktan da sigara aldırmadı bi dünya yol yürüdüm sigara için. ama seviyorum yine de keretayı. onsuzluk boşluk ve seslikten daha acı verici olur muydu ki.. sanki...
arada iyi şeyler de yapmıyor değil gerçi. haftalardır öküzler gibi öksürmeme rağmen bir dünya sıradan kurtardı beni bugün hastanede. "sonra geliriz" dedi. yok bi de sıra beklicektik!
akşam da karşıyaka maçı var. yarın vize sonraki gün vize. uyumam da lazım. uyumadan ne yapcağımı da söylemez. uyuması lazımmış. akşamda ders var ama. gitmeyelim dedi. iyi dedim. maçı izlersen alkol alıcaksın vize yalan olucak dedi bir de. haklı. ama uyursam da kötü olur. en iyisi dersi bırakmak dedi şimdi mesela. dinlemesem diyorum ama hep çeliyor it!
boşa geçiyor günler.. aylar.. yıllar. varsın senle geçsin be ben!
* iğrenç espri yapmanın da bir adabı, bir usulü var bence...
* yapmak istediğim şeyler listemde: fıkra anlatması istenen adama "adamın biri bir gün..." diye söze başladığı anda "ahaha, ulan ne komik ama yaa" diye gülmek var.
* ekşi sözlük! sen mi büyüksün ben mi?
* bir üstteki maddeyi eksileneceğini bile bile artı oy almak için yazdım.
tanım: bu entry'yi forum/chat tarzı entry olarak gammazlayan gammazın içinde bulunduğu eylemdir.
Başlığın kullanıldığı anlar ve o cümleyi kullanan meslek grupları var. Arabanın içinde giderken sis basıyo falan yolu göremiyo ve anons yapması lazım. Uyarması lazım yola çıkıcak olan insanları. Önemli bişey bu onun için. ölüm kalım bile olabilir. neyse adamımız bakıyo yola ve " merkez görüş mesafesi 10 m ye kadar düştü" diyo. şimdi benim merak ettiğim şey adam o 10 m nin gerçekten " 10 m " olduğunu nasıl anladı? Farların çıktığı yerden ışığın sise karıştığı yere kadar olan mesafen mi faydalandı yoksa farların çıktığı yer ile direksiyon arasındaki mesafeyide hesaba kattı mı? Ya da bunların hiç birini umursamayıp götünden mi sıkıyo? Eğer işini bilinçli yapıyosa sorun yok. yok eğer ki götünden sıkıyosa sisli havalarda yapılan anonslara güvenmeyin derim ben. Şöyleki "görüş mesafesi 10m" dedi diyelim adam. ya 10 m değil de görüş mesafesi 7 m ise? ve siz kendinizi ona göre hazırladıysanız ve yolun görüş mesafesi içinde kalmayan 8. metresinde kocaman bi kaya varsa? ya yaa anladın mı şimdi neyden bahsettiğimi?
Çok gergin meslek grupları bunlar amk. Sanırım hayatım boyunca bu tarz meslek gruplarından olmak istemicem. Çok fazla çelişkiye düşerim ben..
-ulan görüş mesafesi düştü baya ama 8 mi deseeem 10 mu?
-ya yanlış söylersem? 8 değil de 9 ise? hay skim ya.
dayınızın biten şarjını doldurma çabasındayken, "ince uç mu kalın uç mu?" sorusuna alınan " orta boy" cevabıyla başlayan ve gecenin 3.üne kadar süren bir sohbet...
iki veya daha fazla arkadaş topluluğunun biraraya gelip; Evde,okulda, yurtta, otobüste,minibüste zaman mekan tanımadan şuursuzca ve umarsızca kahkaha krizlerine sebep olan bir durumdur.Aklına gelen paylaşılması veyahut paylaşılmaması gereken herşeyi paylaştığın ve aslında iç sesinin sadece içinde kalması gereken durumlarda dışa vurduğun ve bunun saçma bir fikir olduğunu duyduktun sonraki tekrarlanan saçmalama durumu.
sabah zil sesine uyanmayıp, kopeğin havlamasıyla irkilip zilin çaldıgını fark edip kapıya koştuğunuzda, karşınızda kuzenizin sigara var mı diye gelmiş olmasıyla beraber, cebinden belediye minibüslerine ait kullanılmış kartı çıkarıp;
-bunu sana belediyeden yolladılar.
-?!?!?!?!?!?!?! neden? bir şey mi olmuş?
-salak! demesiyle uyandığımı düşünüp hala belediye neden bana bunu yolladı diye oturup düşünmem!