Sarıkamış Harekâtı ... I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devleti ve Rus Hanedanlığı arasında Sarıkamış'da gerçekleşmiş, sonucu Osmanlı Devleti tarafı için büyük bir başarısızlık ile sonuçlanan bir askerî manevradır.1877-1878'deki 93 Harbi Osmanlı Devleti'nin mağlubiyeti ile neticelenince Batum savaş tazminatı olarak Rusya'ya verilmişti. Sarıkamış, Kars, Ardahan ve Artvin de Berlin Antlaşması ile Rusya'ya terkedilmişti. 1914 yılında döneminin Başkomutan Vekili olan Enver Paşa, evvelce kaybedilen bu vatan topraklarını geri almak amacıyla 19 Aralık tarihinde Sarıkamış Harekatı planlarını kurmaylarına sundu.
Doğuyu korumakla görevli Üçüncü Ordu dur. Kendi sayfasında gücü hakkında bilgi vardır. Cephede malzeme ve iaşe çok noksandı. Mesela mevcut 6 yıllık iaşesi için 88.000 ton buğday, çavdar ve arpa ihtiyacı olmasına karşın, Ordu ambarında 1.250 ton hububat vardı. kışa girilmiş olduğu için erzağın gereği gibi taşınması, dağıtılması bir hayli güçtü. Bu güçlükte Rusların Karadeniz'deki donanma üstünlüğünün de payı vardı. Ruslar Zonguldak'ı bombalamak için 10 gemiyle denize açıldıklarında, doğuya erzak götürmekle görevli en büyük üç erzak gemisi Bahriahmer, Bezmialem ve Mithatpaşa gemilerine rast gelmiş ve onları da batırmışlardır. Bunun yanında 4.000 tonluk Derne gemisinin yine Ruslar tarafından batırılması da askerin erzaksız kalmasındaki bir diğer önemli etkendir.Bir iddiaya görede erzağın az olması ve salgın hastalık olması Enver Paşanın hemen bir hareketa girişmesine sebep olmuştur.
kars'ın ilçesi. dünya standartlarında kayak tesislerine sahip olabilecek potansiyele sahiptir. bu potansiyel, doğal olarak, değerlendiril(e)memektedir.
sarıkamışlı olamakla gurur duyulacak bir yer. doğunun oksijen deposudur. eğer burdaki çam ağaçları korunmazsa, bulunduğu bölgede ciddi doğal sorunlar yaşanabilir.
dünyanın en kaliteli karının yağdığı yerdir efenim. Lakin ilçe merkezi gelişmişlik bakımından çok geride kalmıştır. kayak merkezleri ve bir kaç doğal güzelliği dışında adına yakışmayacak bir yerdir.
ömürden bir yıl çalan kars ilçesi. ilçede rus işgalinden kalma gösterişli binalar da olmasa, hiç bir özelliği yoktur. burada çok kar da yağmaz, sadece yağan kar erimez ve asla bu yağan karla kar topu da oynayamazsınız. un gibidir, yapışmaz birbirine...
uzun yıllar önce birliğe teslim olmadan önce çarşıda bir asker bana "torun, bir kavanoza toprak sakla arada koklarsın"dediydi, ekim sonuna doğru cıbıltepe de ilk karı gördüm, görüş o görüş, vallahi nisan sonunda kalktı kar. ama allahı var güzel memleket.
60.000 zaiyat vardır, 32.000 asker savaşarak yada donarak şehit olmuş, 15.000 asker hastalıktan ölmüştür.
Geri kalan kısım ise, Ruslar tarafından esir alınmış. Esir alınan askerler ise domuz çiftliğinde çalıştırılmış ve bir müddet sonra aç bırakılarak şehit olmuşlardır.
Gelelim 90.000 konusuna. Rusların ortaya attığı bir durumdur. Savaşta 30.000 rus askeri ölmüştür. O sebeple psikolojik baskı olarak 90.000 türk askeri öldü diye haber yaparlar.
Karı kristal olan konaklamanız için 5yıldızlı otelleri olan güzel bir kayak merkezidir. Böyle de analım, mezar şehir imajını yumuşatalım. Gittim gördüm kaydım beyendim.