grunge, salaş tarzda bir hatundaysa mükemmele yakın duran saç rengidir. hatta bir tek bu tarz hatunlara yakışır, doğal olanlar hariç.
ancak şu klasik ''bende bacak var, sende de para, öyleyse sevişmeliyiz'' tarzı bol makyajlı, bol fönlü kadınlarda sikim gibi durmaktadır.
ülke olarak seda sayan'dan sonra sarı saçtan vazgeçseydik, şimdi ülke olarak uzayda mangal yapıyorduk.
ülkemizde pek fazla orjinaline rastlanmaz son zamanlarda esmerlerinde kullanmaya çalıştığı ama hiç hoş durmayan saç rengidir..kullanıldıkça vazgeçilmez bir hal alır bi nevi hastalık boyutuna ulaşır sarı saç tutkusu..herkese yakışmaz öncelikli tercih sebebidir her zaman daha dikkat çekicidir olamaynların son derece kıskandığı bir vasıftır..
sarı saçlarından sen suçlusun demiş büyük şair kayahan. marilyn monroe devrinde hem aptal hem seksi kadınların simgesi sarı saçmış. bu önyargıyı Meryl Streep gibi aktrislerin başarıları ve zekaları da pek değiştirememiş. seks simgesi denince akla hep sarı saçlı bir güzel geliyor. playboy'a kapak olan kızların büyük bir çoğunluğu da sarışın olmasa da sarı saçlıymış. sarışınların seks bombası olarak anılışı, son on, on beş yılda amerika'daki latin nüfusun artmasıyla biraz sekteye uğramış. eva mendes, jennifer lopez gibi esmer bombalar sarı şekerleri geri planda bırakır gibi olmuş. ama sadece gibi olmuş. sarı saç her zaman tahtta. paris hilton'undan pamela anderson'ından, brigitte bardot'suna, anne smith nicole'una gwyneth partlow'una, en arsızından asil duruşlusuna seksilikten bahsedilince ilk akla gelecekler arasında mutlaka bir kaç sarışın bulunuyor, bulunacak.
her sarı saçlı kız insanda aptallığı çağrıştırır diyenlere bir kaç istisna fotoğraf göstereyim:
kız bir buhranın ortasında,yapayalnız hissediyordu.. çok sevdiklerine rağmen.. sevilmesine rağmen..
o sabah hızla terketti evi.. hayata inat çok güzel bir elbise giymişti.. hayata inat açık bırakmıştı saçlarını.. hayata inat ya bir nebze de olsa güzeldi..
kayıp adamın arabası durdu önünde. bir süre aynı arabada yol aldılar.. kayıp adamın kayıp hisleri.. soru sormadı kız devam etti.. bahçesine ulaştı. sihirli ferah bahçesine..
artık özgürdü, kavruk kanatlarını açabilirdi.. gözleri her zaman ki gibi, yılların sevgisini beslediği adamı aradı. adı "zaman"dı.. yoktu bahçesinde -uzun zamandır olmadığı gibi- şaşırmadı.. oturdu, keyfi yerine geldi hayata inat ya..
çıkmak üzereyken hayat bam telinden yakaladı.. "zaman" çok yakındı.. gitmeliydi görmeliydi onu..
gitti gitmesine, sevdi sevmesine yeniden de.. tutuştu.. adımları karıştı.. içi buruldu.. ilk gün ki gibi sevdi yeniden, 4 yıldır başa sarılan her sabah ki gibi.. ardında "zaman"a bir mesaj bırakıp döndü evine..
telefonu çaldı arayan kayıp adamdı.. içinden gelmedi gitmek.. "zaman" vardı aklında, kalbinde, ellerinde.. o ellerle başkasına dokunamazdı.. gitti..dindirir belki durulur diye..
gözlerini kapatıp "zaman" diye sarıldı kayıp adama uyudular sakince.. sabah bir telefonun feryadıyla uyandılar "zaman" dan gelmişti mesaj.. yerinde duramadı kız.. dünya onundu. kayıp adam söylenip döndü sırtını uyumaya devam etti..
saatler sonra uyandı.. adam merdivenleri inerken yatakta bir parıltı çarptı kızın gözüne ve bir tane daha.. sarı uzun saçlar.. gülümsedi.. ve dedi ki "vicdanım rahatladı..."