umut dolu, sevilen bir şehirdir. şehrimdir. doğduğum, sokaklarında koşturduğum, ağladığım, güldüğüm, nice kavuşmalara ve ayrılıklara şahit olmuştur. göze çarpan öne çıkan yerlerinden ziyade, içinde gizli kalmış nice güzellikleri barındırır.
yük treni acı acı öttürür düdüğünü, bir martı uçar sabah gökyüzünde, bir serçe konar cama, bir gemi vardır denizin üstünde, bir gemi, bir gemi daha... hepsi oyuncak gibi görünür uzaktan.
tramvay durağının yanında elinde kavalı bağlaması bir amca "atamızdan yadigar, bizde atabarı var" söyler bağıra bağıra.
bir koku gelir burnuma, çok tanıdık. kokunun sahibi de tanıdık. tanıdık yüzler vardır çokça. "bisikletli beş çocuk geçer önümden, yaz gelmiş demek ki, bisikletler kiralanmaya başlamış" diye düşünürüm. bir salıncak, kocaman. üzerinde hiç çocuk göremezsiniz, bir teyze şükreder, "çocukluğumu hatırladım şükrolsun" der ve iner salıncaktan. göz göze gelirim, karşılıklı birer gülücük. bir tekerlekli sandalyeli yaşlı bir amca, yavaşça gider önümden, hızlıca gidip geçmek zorundayım, ama onu geçmek de istemem. geri dönerim, "özür dilerim" derim usulca. anlamsız bakar yüzüme. özür dilerim yine de ben, sen anlamazsın amcacım.
meydan, cumhuriyet meydanı...
güvercinler yine o eski çam ağacının altında. hep oradalar, biraz daha yiyebilmek için...
bir eski ev, bahçesi otlarla dolmuş. ama insanlar var hala içeride, demek ki yaşam var. acaba nasıl insanlar. bir an düşünür yoluma devam ederim. gazi caddesi, çiftlik caddesi, 56'lar, atakum, canik... hepsi ayrı ayrı bir bütünün içinde çok güzeldir bu şehirde.
Serin ve yer yer sert esen ruzgarlari, yagmurun yagacagini haber vermekte. Uzaklarda gulusen insanlarin sesleri... Gokyuzunde yildizlar yok ama denizin ortasinda gorulen gemilerin isiklari da mutlu etmeye yetiyor. Ama yine de yildizlari gormek icin, kafamizi kaldirmak yeterliyken; gemilerin isiklarini gormek icin yukarilara cikmak lazim. Karsi teraslardan birinden, okey taslarinin sesi geliyor. Erken basladilar okey oynamaya. Diger bi balkonda, ufak bir sigara isigi gorunuyor, bu gun agir sigara dumanina maruz kaldim. Ama dostun her seyine katlanilir. Ayda yilda bir bulusmusuz zaten. Ayrilirken yine bulusalim kisa zamanda diye soz verdik, ama boyle bir seyin olmayacagini biliyoruz. Herkesin kendine gore bir cabasi var sonucta. Ucusan martilarin sesleri geliyor. Her zaman olmuyor, o yuzden mutlu oluyorum. Cunku cocuklugumda, istanbul-maltepede geceleri duydugum marti seslerini hatirlatiyor bana. Cocukluguma dair her sey gibi, bu da mutlu ediyor beni. Sessiz bir kalabalik var bu aksam, ya da ben kendimi dinlemekten insanlari duymuyorum. Ama sehre bakarak kendimi dinledigim zamanlar, huzunle karisik seviyorum bu sehri.
Samsun, guzel sehir vesselam.
Üniversiteyi kazandığımda çok sevindiğim, gelince kendisini sevdiğim ama insanlarını çok sevmediğim 2 yılımın daha geçeceği güzel bir şehirdir. Tabi kaptanımız sabri sarıoğlu'ndan dolayı da sempatimi kazanmıştır.
seneye sahil yolunun üzerine yapılacak samsun'un en büyük binası olacak gökdelen otelle birlikte adı daha sık duyulacak şehirdir. otelle şehir mi kalkınır demeyin. yapılacağı yeri bilseniz hak verirsiniz. kısacası seneye sınıf atlayacak ve yeni yatırımların hızlanacağı ancak maalesef ki çarpık kentleşme sorununun asla bitmeyeceği şehirdir.
eskiden karadeniz bölgesi'nin büyükşehir olan tek ili samsun'du, sonra trabzon ve ordu'nun da büyükşehir olmasıyla bu sayı 3'e çıktı ancak samsun'un yeri ayrıdır son yıllarda nüfusu fazla artmıyormuş hatta göç vermeye başlamış ayrıca nüfusunun büyük çoğunluğu bursa'da yaşar...