evlilikten liverpool kadar korkan yazar. o kadar evlilik teklif ettim, çiçekler gönderdim kabul etmedi. hiç unutmam isteme sırasında babası ''salça'yı ne birinci nesiller istedi vermedik'' dedi.
Beni yazar yapın diye son kes sesleneceğim hisli moderatör. Uludağa küsüp tasımı tarağımı toplayıp gitmeye ramak kala ümidimi bağladığım insan.
Bu entry sonrasında da yazar oldunuz mailini alamazsam ''beni yazar yapan bir sözlükte zaten yazmazdım '' sözünde teselli bulup, görünmezliğe karışacağım. Sessiz sedasız mekanı terk edip,sizleri yokluğumla başbaşa bırakacağım.
kendisini özlediğimi ve halı saha zirvesinde kendisi için 2 gol atacağımı daha önceki yazımda belirtmiştim. ama her şeyi de benden beklemesin, bir tello, bir yusuf ara pası da beklemiyor değilim.
tum besiktaslilar gibi boynu bukuktur.
can sikintisindan kendini sozluge vermistir. (bkz: gulucuk)
apicime fenerbahce gibi asil bir takim tavsiye ediyorum. *
üstad, gerçekten işini iyi yapan mod. hele bir de sayın yazar ibaresini kullanması yok mu kendini afedersin bir bokmuş gibi hissetiriyor insana. koştursun efenim. ***
bu aralar feci derecede mesai yapiyor. ne zaman baksam online.
bir derdim varda yaziyorum 5 dk sonra cevap.
laf atan beceriksizler utansin. yerinde gozu olan kargalar utansin.
tamam ben yalakayim siz eksileyin beni simdiden.
işte bu entry magazincilere malzeme olmadan yapılacan bir itiraftır.
bugün öğlen sularında mekanında ziyaret ettim kendisini. starbucks düşmanlığımı bildiği için beni aslında yabancı konsepti çakıp türkçeleştiren bir mağazaya götürdü. buzlu muzca içtik beraber; ama ben üstündeki kremayı da yedim.
sözlükten konuşmadık hiç. sadece gelecekti planlarımızdan bahsettik. hayli ilginç proceler var kafasında. inşallah gerçekleştirme fırsatını yakalar. bizleri unutmayacağından şüphem yok.
medyadan bir salca gazı beklenmektedir.
ayrıca ulu sozluğunde bir kurultaya ihtiyacı vardır.
biraz da salca genel başkan olsun . ama ucuz mahmutpaşa gömleği alsın. etro falan alır mazallah.