dünün en beğenilen entrylerine bakıldığında illa ki adı görülen, istatistiksel yazardır. hayır, insan neden en beğenilen entrylere 6 entry sokuşturup, "ehemm ne yaptım ki yahu? sağolsunlar beğenip oylamışlar" mütevaziliğini gösterir ki?
öyle böyle değildir yani.
ya çok mütevazidir yada beni kandırıp duygularımla oynamaktadır. *
hakkında 24 saifeye ulaşan entryler girilen, yakında tempra olacağını düşündüğüm, zamanında nba maçlarında tiyo verip ocağıma incir ağacı diken, benden bi hayli küfür yiyip bide pis pis gülen kardişim.
işe giderken siyah önlük giyip beyaz yaka takacak; kahvaltıda sadece siyah zeytin ve beyaz peynir yiyecek kadar beşiktaşlı; dönemin* milli eğitim bakanına siyah önlükleri kaldırdığı için hala öfkesini koruyacak kadar kindar; "yok canım annenin fotoğraflarını kendin sanıyorsundur" diyecek kadar esprili yazar. :)
"totoş ekşi yazarlığımın senin yüzünden nasıl gittiğini de yazsana.. özür dilesene benden" diye feryat eden birisi. evet olmuştur böyle bir olay.
--spoiler--
bundan aylar aylar evveldi. henüz tanışmamıştık ve ircde bana ekşi sözlük yazarı olduğunu söylemişti. anında özeline sıçradım ve emrahvari bi şekilde "bana şifreni verirmisin abi, çok hevesliyim abi, nolur abi" diye inceden yalvardım. dayanamadı yada acıdı bana ve verdi şifresini. o gazla girdim 1-2 şey yazdım. derken günler günleri kovaladı ve santra programını izlerkene ahmet çakar dener çakar çakmaz tokai rıza çalımbaya sallamaya başladı. ben de o sinirle girdim ekşiye ve ekinler dize kadar adlı eserin ahmet çakara uyarlanan bölümünü yazdım, sonrası malum. ama ne mübarek adammış bu salça hiç kızmadı bana. hani derler ya herşeyde bi hayır vardır diye aynen öyle işte. ordan şutlanmasaydı buraya üye olmuycaktı ve bu güzel insanlarla tanışmıycaktı.
--spoiler--
ben de kim bu entryye bakınız verecek diye merak etmiştim de salça derhal atlamış. başka bir şey de dememiş. aklı sıra bana ayar veriyor dedim buraya geldim, * sanki şey gibi, "bak burda yapılmışı var".
benim "işte budur üstat" entrylerimde de aylardır duruyor o entry, onu söylemek isterim ortaya entry girerek.
Yalnızca domates veya domates ve biberle yapılan tuzlu ezme. yemeklere aktıldığında enfes tatlar ve renkler yaratır. Ne Türk yemeği salçasız ne de Türk kadını da kalçasız olamaz.
şu şekilde diyalog yaşamamıza müteakip, gülmekten krize sokan..
santino:naber la
salca:iyiym la sen napion
santino:sınavlarım bitti aq rahatladım
salca:hadi ya
salca:içelim o zaman bu aksam
santino:içelim tabi
santino:gelirsin akşam?
salca:geliriz
salca:yawuzda gelir
santino:taam saat kaç gibin gelirsiniz
santino:ona göre eve geçerim ben
salca:soriim
santino:bekliyorum..
5 dk geçer..
salca:tamam geliriz herhalde
santino:lan heralde derken?
santino:zaman sölesene bana
santino:ona göre eve gidecem ben
santino:evde diilim
salca:yaa a.k. sanki ispanyadasın
santino:ahxcljaşa
makaradan anlar,beşiktaş yedek kulubesini evi gibi tanır, inönü koridorlarının fayanslarını yapan amca gibi mili metresine kadar anlatabilir, her konu hakkında mutlaka tezahürat bilir, anlaşılan kadar bilişimci, berberleri seven ve kafasını tıraş esnasında yıkarken elinden su içmeye çalışan, bakkala giderken parasını elince sıkan çocugun saflıgında, azraile "bile siyah-beyaz rahmetli beşiktaş" çektirebilecek bir adet yazar.
ama arkadaş okuyoruz mokuyoruz ama e yeter be kardeşim. runje ve bakinin nufüs cüzdanlarında arka yüzde bulunan aile sıra no ve cilt no kısmına kadar öğrendik. hatta tirübünde yaşanan her şeyi biliyoruz. para verip bilet alacagımıza girip seni okuyoruzda.
biraz şöyle bilardodan uzaklaşsan, berbere git tamam ona diyecek laf yok tamam da başka konulara değinsen de okusak?
mesela süper marketler, benzin istastonlar, vapurlarda limon sıkacagı satan amcalardan. he?